R.Qehreman

Nostalji güzel ve heyecan verici
Gerçekler ve gelecek nasil olacak?

 

 

Yaklaşık olarak bir yıldır iki arkadaşımız tarafından yazılan çağrı niteliğindeki yazı, kısa zamanda ilgi odağına dönüştü. Ülkede ve dışında yapılan dizi toplantılar sonucunda 2 Eylül 2006 tarihinde Amed 'in seçkin ve tarihi otellerinden Class Otel'de güzel bir organizasyon ile beklenen final toplantı yapılmış oldu. Toplantı sonunda Amed , Kürdistan 'ın bazı illeri, metropol şehirleri ve Avrupa'dan seçilen üyelerle bir meclis oluştu, sonuç bildirgesi yayınlandı.

 

Toplantı organizasyonu daha önce oluşan 7 kişilik koordinasyon komisyonu tarafından üstlenilmişti, hazırlıklar tamamdı. 200 ü aşkın katılımcı toplantıda yerlerini almışlardı, 20 civarında konuşmacı görüş ve önerilerini sundular. Toplantı sonrası 150 civarında katılımcı akşam yemeğini müzik, eğlence eşliğinde yediler. Şarkılar söylendi, şiirler okundu, uzun zamandır görüşemeyenler hasret giderdi güzel nostaljiler yaşandı. Bu güzel tabloda en şanslılardan biri eski Jina Nû dergisi sorumlusu Van'lı Mehmet Ece idi. 10 gün önce Almanya'da damat olmanın tadını ikinci kez yaşadı. Başına paralar atılıp ki zava, ki zava zılgıtlarıyla delilolar, halaylar çekildi. Ve böylece toplantı daha bir neşeyle pekişip sonlandı.

 

İki gün tasarlanan toplantının birinci günü böyle geçerken, ikinci gün de seçilen 58 kişilik meclis organizasyonuna kaldı. Günboyu yapılan çalışmalar sonucu, 3 kişilik sekreterya, 15 kişilik yürütme kurulu ve komisyonlar oluşturuldu, birçok kararlar alınarak, deklerasyonu da en kısa zamanda yayınlayarak bir yıllık çalışmaya start verildi.

 

Tekrar toplantıya ve konuşmacılara dönersek, 200 ü aşkın katılımcı arasında her zaman olduğu gibi bayan ve genç sayısı azınlıktaydı. Bu duruma bayanlardan Hatice abla ve Nuran Yılmaz erkek arkadaşları kastederek “erkek arkadaşların eşlerini bile getirmemeleri eksikliktir, listelere de biraz biçimsel alınıyoruz” gibi eleştirilerini dile getirdiler.

 

Toplantıya 50 civarında Amed dışındaki şehirlerden, 5 arkadaş Avrupa'dan, 150 civarında katılımcı da Amed 'ten iştirak etmişlerdi. Toplantının sürprizleri ise salona büyük bir heyecan yaşatan 12 Eylül 1980 öncesi DDKD-DDG 'nin, Diyarbekir ve Bismil, Siverek mitinglerinin slayt gösterileri ve o dönem parti genel sekreterliği görevini yürüten sayın Ömer Çetin'in salona iştirak etmesiydi.

 

Faullü hareketler ise, davetiye ve sonuç bildirgesinde açıklık, şeffaflık ve demokratlığı şiyar edinen açıklamalara yazı kurulu seçimi, meclis seçimi çok uygun düşmedi. Emek ve niteliğin her zaman göz önünde bulundurulması gerekir düşüncesindeyim.

20'ye yakın konuşmacıdan 15'i Diyarbakır ve dışındaki şehirlerdendi. Mehmet Ali, Vildan, Siraç, Zerruh da Avrupa'dan gelen konuşmacılardı. Gençler, toplantının ilgi odağı olmalarına rağmen konuşmaları ve projeleri ütopikti. En sevindirici yan istekli oluşları ve organizasyona katkılarıydı.

 

Avrupa'dan Siraç ve Zerruh'un konuşmaları duygusal ve ilgi çekiciydi. Gelecekle ilgili öneri ve projelerden bir kısmını Mehmet Ali ve Vildan anlatmaya çalıştılar. Bu yüzden de en önemli konuşmalardı diyebilirim. M.Ali'nin Tv önerisi yabana atılacak öneri değildi.

 

Diyarbakır ve çevresinden gelen konuşmacı sayısı fazla olmasına rağmen, slayt gösterilerin de etkisinden olsa gerek, konuşmaların içeriğinin büyük kısmının 80 öncesi geçmişle ilgiliydi, tarihseldi ve istisnasız büyük çoğunluk “ 25 yıl önce 30 yıl sonra ” kelimelerini çok telafuz ettiler.

 

En dikkat çeken yan ise 12 Eylül 1980 sonrasından günümüze ülkede, Avrupa'da bu çevre izdüşümüyle hareket eden koskoca 26 yılı bilerek bilmeyerek nasıl görmezden gelebildiler.

 

Kendi konuşmama gelince, doğrusu biraz da zorunlu hissettiğim için konuştum. Konuşmamı dikkat çekici ve iyi bulanlar, biraz acılı bulanlar da olmuş. Acılı bulanlar her nedense gerekçesini koyamadılar.

Zaten konuşmama dikkat edilmiş ise ana temasında vurgusunda şunu anlatmaya çalıştım:

 

“ Çeyrek asrı nasıl olur da görmemezlikten gelebiliriz? Ülkede, Türkiye'de, Avrupa'da yapılan çalışmalar güme mi gitti? Bu ve benzeri toplantılar bile son 15 yılda yapılan çalışmaların etkisi değil mi?”

 

80-90 arasını 12 Eylül 1980 faşizmine yenilgi, direnmeme, cezaevi, sürgün, iltica, gurbet yılları olarak nitelersek bile, 90 başlarındaki HEP-DEP-HADEP teki ortak çalışmalar 93-97 Yekbun-PYSK , 97-98 legal misyoner kürt partisi çalışmaları , 1999-2001 DKSÇG (Demokrasi ve Kürt Sorunu Çözüm Girişimi) çalışmalarına katkı, 2001-2002 KDBP (Kürt Demokratik Birlik Platformu) çalışmaları, 2002 Şubat dost hareketlerle, bileşenlerle HAK-PAR (Hak ve Özgürlükler Partisi) ın kuruluşu.

 

Avrupa'da yine 90 öncesi-sonrası geleneğimiz ve birbirlerine yakın düşünen dost geleneklerle yürütülen Tevger- Sol birlik, Hevkari, Kürt Platformu, Hevkari, Ulusal cephe girişimi, Aydın insiyatifi, PADEK vb. girişimler, çalışmalar (ayrıntılar yeni oluşturulan komisyonca açıklanacaktır)

 

Şimdi hafızamızı biraz yoklayalım, bu uzun süreci ve Class Otel final toplantımızdaki konuşmaları neleri anlatmaya çalışıyorum daha iyi anlaşılacaktır.

 

Geçmişte yapılan hatalardan en önemlisi de her şahıs her fraksiyonun sanki tarih, mücadele onlarla başlıyor gibi hareket etmeleriydi. Bu da mantar gibi hızlı, çok başlı olmaları beraberlerinde getiriyordu.

 

Koskoca çeyrek yüzyıl da ne acılar yaşanıyor, ne zorluklarla ne çalışmalar yapılıyor. Geleneğimiz dışında yine bir çok iyi niyetli özverili çalışmalar… Bu yüzden eksik de olsa, yanlışlıklar da yapsak geçmişte yaptıklarımız utanılacak çalışmalar değil, her şeyiyle sahiplenip savunmamız gereklidir, yanlışlardan da ders çıkarmamız gerekecektir.

 

Yoksa adama sorarlar çeyrek yüzyıl yoksun, arkandan gelmem için referansın ne diye?

Tekrar ediyorum DDKD-DDG 'yi bu mücadeleye 26 yıl sonra yeni başlıyor gibi lanse etmek gerçeğe aykırıdır!

 

21.yüzyıl da yalnız bizle, harlanmaz!

Hak-Par KDBP' yi konuşmamak, tartışmamak, hatırlamamak ürkütücüdür. Her önemli halkayı kaybetmek 5-10 yıllık bir küflete mal oluyor.

 

1993 ten bu yana benzeri toplantılar yapılıyor, aynı şahısların istikrarlı katılım sayısı 30'u geçmiyor. Katılımcılara bir değer biçilse, gerekli dialog devam edilse, izleri kaybedilmeseydi çok sayıda kadro niteliğindeki arkadaşları yeniden bulma, katma sorunumuz olmazdı. Bu da beraberinde önemli kopuklukları beraberinde getiriyor. Nitelik, emek, vefa konularında eksiklik ve zaaflar içerisine giriyoruz. Bir sonraki çalışmalarda küskünlüklere, dargınlıklara meal veriyor, başarı oranımız zayıflıyor.

 

Dağınık konuları toparlamaya çalışarak can alıcı sorunlarımızı özetlersem:

 

- Çok önemli kadrolara sahibiz fakat dağınığız. Toparlarsak önemli bir çıkış yakalayabiliriz. Kişisel taleplerimize önem verdiğimiz kadar, ulusal taleplerimize kafa yormuyoruz. Birbirimizi çekiştirdiğimiz kadar, ulusal taleplerimizi çekiştirmiyoruz.

 

- “Devrimci Demokratlar” tarihsel kırmızı çizgilerini açık renge boyamalıdırlar. Dostlarını çok, düşmanlarını yok seviyesine getirmelidirler.

 

- Ekonomik sorunlarını halletmeli, düzenli gelir yolları projeleri bulunmalı. Sekreterya ve yönetim kurulunun bazı üyeleri profesyonelce çalıştırılmalıdır.

 

- Diaspora 'da kalıp da ekonomik sorunu olmayan arkadaşları en hızlı şekilde ülkeye getirmeliyiz.

 

- Hak-Par , Çalışma Grubu, Devrimci Demokratlar arasında dostluk, güç birlikleri mesajları verilmeli, ilişkiler sıklaştırılmalıdır.

 

- Ortadoğunun yeni şekillenmesinde şans ivmesi Kürtlerden yana gözüktüğünden, yönetim zorlukları çekmemek için çok hızlı kurumlaşmamız gerekmektedir.

 

- Son 15 yıldaki önemli çalışma ve deneyimlerimize rağmen kitle, kadın ve gençlik örgütlenme sorunumuz hala var. Ulusal özgürlük talepleri alındıklarında insanları en fazla mutlu eden taleplerdir; fakat en fazla sorumluluk ve mücadele gerektiren taleplerdir.

 

Ancak bu sorumluluk ve mücadele anlayışıyla kitleyle buluşmayla başarılabilinir.

 

Toplumsal mutluluğumuz bu sorunlarımızı aşmaktan geçer. 80 öncesi sıcaklıkla “hesapsız-çıkarsız” davranırsak, Sevgi-Saygıyı yeşertirsek, çoğaltırsak en önemli işleri başarmış oluruz.

 

Class Oteli Final toplantısı heyecanımızın çalışmalarımız boyunca devam etmesi dileğiyle…

 

20.09.2006/AMED