Şahin Akşahin

sahin_aksahin@hotmail.com

 

Güneşe ihanet edenin yaşam dilemeye hakkı yoktur

TC. Başbakanı pompalı Recep, katıldığı uluslararası toplantıların toplu fotoğraf çekimleri esnasında sürekli olarak kameralara ve objektiflere diğer katılımcı ülke liderlerinin şaşkınlık ve hayret ifade eden bakışları önünde yerdeki halıyı eşeliyormuş gibi bir hal ile poz veriyor.

 

Onun bu davranışının nedeninin kendisine nerede durması gerektiğini işaret etmek için yere konulan Türk bayrağını yerde görmek istememesine dair taşıdığı hassasiyet olduğunu artık sıklıkla tekrarlanan bir görüntü oluğundan dolayı biliniyor.

 

Kendisinin bu davranışının psikanaliz sebepleri tartışma konusu olmakla birlikte eleştirilecek bir konu olarak görmüyor ve saygı duyuyoruz. Çünkü milli bayraklar temsil ettikleri milletlerin karakterinin ve kimliğinin birer cisimleşmiş halidirler. Mesela bu anlamda Türk diye ifade edilen topluluğun sembolü ay ve yıldızdır. Yine Türk diye ifade edilen bu topluluğun milli sembol olarak benimsediği ay ve yıldız figürlerinden hilalin eski yunanda tanrıça olan Artemis e, beş köşeli yıldız figürünün ise hrıstiyan Meryem anaya ait olduğu ve İstanbul'un yönetiminin Rumlardan Türklere geçtiği esnada şehrin bu sembollerle anıldığı tarihte bilinmektedir.

 

Türklerin pagan ve hrıstiyan sembolü olan ay ve yıldız figürlerini benimsemiş olmalarının altında yatan sebep olarak, geceleri çalışan bir topluluğun, işleri icabı yerleşim birimlerine baskına gidecekleri sırada gökyüzündeki yıldızların ve ayın kendilerine yarenlik etmesinden gelen bir aşinalıktan dolayı ay ve yıldız figürlerine karşı sempati beslemiş olabilirler. Sebebi ve tarihsel gelişim süreci her ne olursa olsun saygı duymakla birlikte TC. Başbakanı pompalı Recep'in son günlerde ay ve yıldız figüründen oluşan Türk bayrağını kuzey Kürd'lerine milli sembol olarak tehdit yollu benimsetme beyanlarını akıl ve mantıktan yoksunluk olarak görüyoruz.

 

Bu bağlamda Kürd'ler hem Türklerden dahi çok önceleri bir milli bayrağa sahip olmakla birlikte bu bayraktaki sembolün ifade ettiği karakter olarak ta Türklerden çok ayrı bir milli tabiata sahiptirler.

 

Yirmi bir ışınlı güneş figürüne sahip Kürd bayrağının ifade ettiği milli karakter; Kürd'lerin yirmi bir ışın ile yirmi bir martta doğanın canlanması ve toprağın ekin için uygun hale gelmesine ve güneş figürü ile de tüm canlıların yaşamlarını sürdürebilmek için ihtiyaç duydukları kaynağın iz düşümüne olan fikri benimseyişin bir tezahürüdür.

 

Bu yüzden geceyi ve karanlığı temsil eden ay ve yıldız figürü Kürd'ün dünyayı okuma algısına ve Kürd'ün genetik temayülüne tamamen zıttır.

 

Kürd'lerin genetik temayüllerine uymayan yaşam anlayışlarından uzak durmak için dağların koruyuculuğuna sığınmış olmaları onların tarım düzlükleri ile olan ilişkilerini belirli aralıklarla uzunca bir dönem kesintiye uğratmış ancak tarihin başlangıcındaki yaşam biçimlerini kendilerine sembol haline getirmek sureti ve bunu da bayraklarına işlemeleri neticesinde milli karakterlerini her daim canlı tutmayı başarmışlardır.

 

Kürd'ün karakteristik özelliği güneşin dünya için ifade ettiği yaşam anlayışıdır. Ay ve yıldızın sembol olarak taşıdığı karanlık kavramı ise aynı zamanda ölüm olgusunun farklı bir adıdır.

 

Kürd'ler tarihin milletleri doğurmaya başladığı dönemlerde karakter tercihlerini güneşin ifade ettiği yaşamak, yaşatmak ve üretmek felsefesinden yana kullanmışlardır. Bu yüzden Kürd'ler ay ve yıldızın temsil ettiği karanlıkla ölümüne bir mücadele içindedir. Çünkü GÜNEŞE SADAKAT YAŞAMA SADAKATTİR.

 

22.11.2008