Arşiv

 

MEDYA GÜNEŞİ'nden ”ÇÖZÜM” YAZILARI!

 

Ulusal Birlik tart ışmaları, gündemimizde yine önemli bir tartışma konusunu oluşturuyor. Bu tartışmaların fiili bir yapıya ulaşması, bir çok başka etkenin yanında, kullanılan kavramlar, ileri sürülen perspektifler ve somut adımlara ilişkin görüşlerin hem netlik kazanması hem de dünden bu güne konuya ilişkin ileri sürülmüş olanların bilinmesini gerektiriyor. Yani, her zaman ve her konuda olduğu gibi bu konuda da hafıza tazeliği gerekiyor. Hafıza tazeliği tarih bilincidir. Ve tarih bilinci ise güne ve geleceğe de çözüm üretebilmekte en önemli araçlardan birtanesidir.

Bu günlerde bu konuya ilişkin tartışmaları izlediğimde, geçmişte söylenenlere baktım ve 10 yıl önce yazdığım bir yazıyı buldum. Yazıya, bazı isimler dışındaö bugün ekleyebileceğim fazla birşey olmadığını tesbit ettim ve o nedenle de bunu yeniden okuyucunun bilgisine sunmaya karar verdim. Kurdinfo.com sitesindeki köşemde, yeni yazıların dışında, “Medya Güneşinden Çözüm Yazıları” başlığı ile bazı eski yazılarımı, özellikle de bugün bile fazla bir ekleme yapmaya gerek duymadıklarımı, yayınlamaya devam edeceğim. Umarım ilgili konulardaki tartışmalara ve arayışlara katkısı olur.

Medya Güneşi'nin 62. sayısında yayınlanan “Ulusal Birlik” konusundaki yazıyı, bu çerçevede, olduğu gibi yeniden okuyucunun bilgisine sunuyorum.

 

Stockholm, 14 Mart 2005

Vildan Tanrıkulu

 

 

ULUSAL KURTULUŞ İÇİN “ULUSAL BİRLİK”!

 

Ulusal kurtuluş, ulusal birlik, ulusal kongre, ulusal meclis, ulusal temsil vb. nitelemeler toplum olarak siyasal yaşamımızın önemli nitelemeleri durumundadır. Tümünün bir biri ile yakın ilişkisi vardır. Adı geçen nitelemeler ile dile getirilen siyasal-toplumsal kurum ve durumlar, birbirinin varlık nedenleri ve birbirinin sonuçlarıdırlar.

 

Bu nitelemeler farklı durumları dile getirmekle birlikte tümünün ortak yanı da vardır. Tümünde ortak yan ”ulusal” kavramıdır. Ve bir sıfat olarak toplum yaşamımıza yön veren, yıllardır dilimizden düşürmediğimiz, başka tamlamalar ile, örneğin mücadele, toplumsal, iktidar vb. ile birlikte, amacımızı ifade ettiğimiz nitelemelerin de temelini oluşturmaktadır. ‹deolojik ayrılıklar, siyasal hedef farklılıkları ve diğer nedenler, Kürt toplumunun bu kavramı hem dün, hem bugün ve hem de ulus ve ülke olarak içinde bulunduğumuz durum devam ettiği sürece, bundan sonra da, kullanılmıştır, kullanılıyor ve kullanılacaktır. Bu gerçek, kimi zaman kimi kesimler tarafından inkar edilmiş olsa bile böyledir. Daha 70 li yıllarda kendi ideolojik kimliğini ”bilimsel sosyalist” olarak adlandıranlar da ” ULUSAL demokratik halk devrimi” için çaba gösterdiler ve bu geleneğin yürütücüleri bugün de bugün de ”ULUSAL ve toplumsal kurtuluş” için yola devam ediyorlar. ‹deolojik kimliği ya da siyasal hedefini farklı noktalarda görenler de ”ULUSAL haklar ” vb. nitelemeleri kullandılar, kullanıyorlar. Bu örnek ile hafıza tazelemenin gerekliliği, kendi kendimize toplum olarak dünden bugüne yaptığımız haksızlık ve ortak noktaları yakalamakta gösterdiğimiz basiretsiliktir.

 

Mevcut durum, ortak kavram ya da nitelemeler kullanmamıza rağmen bu kavram ya da nitelemelerin anlamına uygun birlikte davranış yaratmayı başaramadığımızı gösteriyor. Mevcut durumdan rahatsızlık toplumumuzda yaygın olduğu gibi, kullanılan ortak kavrama yüklenen amaca ulaşmanında en temel engelini oluşturuyor.

 

Durum tesbiti çok önemlidir. Bu önem, mevcut duruma müdahaleye (mevcut durumu koruma ya da değiştirme anlamında) temel oluşturduğu için önemlidir. Ortak kavramlar kullanıyoruz, ortak davranış yaratamıyoruz. Bunun nedenlerini ortaya çıkarmak gerekiyor. Ortak kavramların ortak davranışa dönüşmesi için nelerin gerekli olduğunu bulmak gerekiyor.

 

Yeniden başa dönüp ortak kavramlardan hareketle mevcut durumun olası nedenlerine ve mevcut durumu değiştirmenin gereklerine yönelebiliriz. Ulusal kurtuluş neyi ifade ediyor? Her şeyden önce bu kavram, ülkemiz gerçeğinde, Kürt ulusunun kimlik ve siyasal iradesinin özgürlüğünü öngörüyor. Kavramın, hukuksal ve siyasal olarak öngördüğü, ulusun kurtuluştan yana tüm kesimlerinin özgür iradesidir. Ulusun farklı kesimlerinin farklı örgütlerde şekillenmiş siyasal iradeleri değildir. Farklı örgütlerde şekillenmiş siyasal iradeler, kendi iradelerini tüm ulusun iradesi olarak gördüklerinde ve bunu pratik davranışlarının esası durumuna getirdiklerinde, Kürt ulusunun özgür siyasal iradesi önüne bir engeli de kendileri çıkarmış oluyorlar. Kuzey Kürdistanda az yada çok, bu eğilimin tüm siyasal yapılanmalar ve çabalarda etkili olduğunu söylemek bir abartı değildir. Bu durum aynı zamanda, Kürt ulusunun siyasal iradesinin bir kesimini temsil edenlerin diğer kesimler ile barışık olmaması anlamına da geliyor. Ortak kavramların ortak davranış biçimine dönüşememesinin en önemli nedeni bu noktada ortaya çıkıyor. Demek ki Kürt toplumu ve onun farklı düzeylerde yansıyan siyasal iradesi ilk olarak kendi kendisi ile barışık olmalıdır.

 

Ulusal kurtuluş nitelemesine yüklenen anlamda sağlanabilecek anlayış birliği, bu amaca ulaşmada gerekli olan ulusal birliğin ve giderek bunun gerekli kurumları olan sırasıyla ulusal cephe, ulusal parlamento ve ulusal kongrenin oluşmasının önündeki en önemli engelin aşılması anlamına da gelmektedir. Toplumsal barış ve ulusal kurtuluş için ulusal uzlaşma zeminini yakaladığımızda, taraf ve muhattap olmamızın da nesnel zeminini güçlendirmiş olacağız. Doğruların, sadece bizim tarafımızdan değil, başkaları söylediğinde de doğruluğundan bir şey kaybetmediği gerçeğini unutmamamız bu zemini yakalamamız için hem gerekli hem de yeterlidir. Böyle bir yaklaşım ile uygun hedef ve yöntemleri tesbit etmek zor değildir.

 

YEKBÛN (Kürdistan Birleşik Halk Partisi) nin Ekim 1994`te Avrupa`da yayınlanan 2. Kongre belgelerinde bu konuda önemli ve yolaçıcı perspektifler sunulduğu kanaatindeyim. "Kürdistan sorununda demokratik ve kalıcı çözüm" başlıklı bölümde ileri sürülenler, Kürt toplumu ve ulusal-siyasal güçleri arasında "toplumsal barış" ve ulusal uzlaşma yakalayabilmek ve Kürt ulusunun özgür siyasal iradesinin ortaya çıkmasını sağlamak için çözümleyicidir. Beş sayfalık bölümün özeti sayılabilecek olan "...bütün çözüm önerilerinin özgürce savunulabildiği bir ortamda Kürt halkının referandum veya seçim yoluyla bunlardan birini özgürce seçebilme koşul ve olanaklarına sahip olmasıdır." tesbiti, Kürt toplumu açısından birbirimizi zorlamadan, tek tek bireyler ya da siyasal örgütler olarak kendi siyasal hedeflerimizi bir kenara bırakmadan, ortak davranış ve ulusal uzlaşma zemini yaratabilme ve bunu ulusal kurumlar düzeyinde somutlaştırmak için yolaçıcıdır.

 

Kendisi ile barışık olmayan, kendi toplumu ve bu toplumun dinamik ulusal-siyasal güçleri ile barışık olmayanlar, kendi toplumları adına başkaları ile kalıcı ve istikrarlı bir barış sağlayamazlar.

 

Vildan Tanrıkulu

13.02.1995

 

 


Zaman ile yarışmak!

Leyla Zana nihayet

Zaman ile yarışmak!

PKK'nin 20 YILLIK SERÜVENINDEN KESITLER

20. Y1l1nda 15 Austos'un 
siyasal sefaleti!

NE YAPMALI?

Ben yazmay1 unuttum!