Arşiv

 

Terör, fetwa ve fetwacilar !....

Yazılarımı genellikle önce başlık atarak yazarım. Yine öyle yaptım. Ancak Türkçe yazıyorum ve Türkçe alfabede olmayan “w” harfini içeren iki kelime kullanarak başladım!....

 

Bildiğim kadarı ile kökeni arapça olan “fetwa” kelimesi esas olarak, İslam Hukuku'nda üzerine tartışma olan bir konuyu “müftü” veya diğer sıfatlar ile anılan dini liderler/alimler tarafından yorumlanması ile ortaya çıkan hukuk/dini kuraldır.

 

Bilginin ve bilimin kaynağı insanın arayışıdır.

 

Fetwa kelimesinin anlamını yaşamımda bildiğim halde yukarıya aktardığım tanımı aradım ve buldum. Yaşamımda öğrendiğim ancak tanımlayamadığım tanıma uygun olduğu için de bu yazımda kullanıyorum. Kaynağı wikipedia dır ve burada yapılan İsveççe tanımın benim tarafımdan Türkçe'ye çevirilmiş biçimidir.

 

Doğal olarak bu girişten sonra merak edilebilri ki, yazının başlığındaki kavramların birbiri ile ilişkisi nedir? Haklı bir meraktır ve ben bu merakı uzun süreye yaymadan hemen yanıtlıyorum.

 

Diyarbakır'da 3 Ocak 2008 tarihinde bir BOMBA patlatıldı ve sonucunda 5 insan öldü. Yaralılara şifalar dileyerek devam ediyorum.

 

İslam hukukundan kaynaklanan kavramları kullanmamın nedeni, bu eylemin “islami” çevrelerce işlendiği veya islamiyetin “terör”ü benimsediğini düşündüğümden dolayı kullanmadım. Aksine bu kavramlar bu eylemi gerçekleştirenler ve bu tür eylemleri savunanların hangi kulvarlarda seyrettiklerini en iyi izah ettiği için kullandım ve kullanmaya devam edeceğim.

 

TERÖR...

 

Konumuz Diyarbakır'da patlatılan BOMBA ve bunun kurbanlarıdır.

 

Bu BOMBA'ya bir isim bulmak gerekiyor.

 

Bu bir TERÖR BOMBASI'dır.

 

Basında böyle bir BOMBA Ankara veya İstanbul'da patlasaydı daha iyi olurdu diyenler oldu!

 

Bana göre böyle bir BOMBA patladığı yere ve KURBAN ettiği insanların kimliğine göre değil amacına ve buna ek olarak hedef olarak seçilen noktaya göre tanımlanır.

 

Diyarbakır'da patlatılan BOMBA'nın hedefi sivil yaşamda olan askerlerdir ve dolaysıyla sivil hedefe yöneliktir.

 

Diyarbakır'da patlatılan BOMBA sivil yaşamın en yoğun olduğu BİR YERDE ve BİR ZAMANDA patlatılmıştır.

 

Diyarbakır'da patlatılan BOMBA dört kişisi genç/öğrenci olmak üzere beş sivil insanın hayatına mal olmuştur .

 

HEDEF, MEKAN, ZAMAN ve SONUÇ açısından Diyarbakır'da patlatılan bu BOMBA kelimenin en basitinden en karmaşık hukuki anlamına kadar sadece bir TERÖR dür ve bu eylemi yapanlar TERÖRİST olarak adlandırılmayı hakkedenlerdir.

 

Bu eylemi yapanların, eylemi kararlaştıranların ne etnik kökenleri, ne bulundukları sosyal veya siyasal konum ne de bu sosyal ve/veya siyasal konumdan hareketle siyasal amaçları bu gerçeği değiştirmemektedir. Güneş balçıkla sıvanmıyor!...

 

FETWA

Yukarıda kaba hatları ile tanımladığım bu insanlık dışı eyleme “fetwa” esas olarak 3 Ocak 2008 tarihinde Bahoz Andok'un HPG sitesinde yayınladığı yazısında geldi. Ancak bugün (07.01.2008) HPG adına yapılan açıklamada bu eylemin “yerel birimler tarafından yapılmış olabileceği ve konunun araştırıldığı” yönünde bir açıklama geldi.

 

Aktardığım ve benim bilgi edinme olanaklarım dışında olan birçok kaynak ve bilgi çok net olarak bu tür eylemler için bir FETWA olduğunu ve bu FETWA'yı verenlerin kimliğini ortaya koymaktadır.

 

Şahsen benim için bu durum çok yabancı ve bilinmiyen bir durum değil. Ben bu kavramı her hangi bir yazımda kullandığımı hatırlamıyorum ancak onlarca sohbet ve açık toplantılarda FETWACI'lardan bahsettiğimi biliyorum ve bilenler vardır.

 

İlk kez bu kavram(lar)ı bu bileşen içinde yazıya döküyorum.

 

Evet!...

 

HPG Komutanı'nın yazısı ve HPG Karargahı'nın açıklaması dolaysız olarak PKK=Abdullah Öcalan* açıklaması ve çizgisidir.

 

Yani bir siyasi FETWA'dır.

 

Kaynağı ve sahibi belli bir FETWA!...

 

FETWACILAR!...

Bu kavramı uzun yıllardan beri kullandığımı yazdum.

 

Kürt siyasal yaşamı için kullandım ve şimdi de o anlamda kullanıyorum.

 

Ben PKK'nin bir tarikat örgütlenmesinden de geri bir örgütlenme olduğunu yazmıştım. “Medya Güneşi” dergisinde PKK 5. Kongresine ilişkin yazım, www.nasname.com sitesinde PKK'nin 20 yıllık Serüven'inden Kesitler başlıklı yazı ve sürekli yazarı olduğum bu www.kurdinfo.com sitesindeki yazılarımda bu tespit var ve zaten ilgi duyanlar için muamma değil.

 

Ancak tekrarda ve hatırlatmakta/hatırlamakta fayda var!...

 

Şimdi bazı hatırlatmalarda bulunuyorum....

 

Abdullah Öcalan'ın ve onunla eşit olmak üzere PKK'nin bilmediğini veya formüle edemediğini onlara gösteren ve formüle eden bu FETWA'cılar olmuştur.

Baştan sayayım!

 

Tuzla bombasını “bu savaştır ve her şey olabilir diyen” Hatip Dicle'dir ve 10 yıl hapis yattıktan sonra bu açıklamasında pişmanlık duyduğunu yazmıştır!

 

Güney Kürdistan'ın ve Barzani Ailesi'nin Türkiye ve Kürtler'in başına bela olarak salındığını Yaşar Kaya yazmıştır ve şimdi Hewler'de dir.

 

Veya Ahmet Türk, Osman Özçelik, Naci Kutlay'ı mı sayayım!

 

Başka isim saymıyorum!...

 

Kürt barışı ve Kürt milli iradesinin sağlanması adına yazmıyorum.

Herkes kendisini biliyor!.

Yeni yetme FETWACI'ları hiç yazmıyorum.

Yeni yetmeler eski FETWACI'ların akibetinden derslar alsınlar diye sadece iki isim yazdım.

 

FETWA'cı olmadan da Kürt halkının özgürlük, bağımsızlık ve adalet mücadelesenine katkı sunulabilir.

 

SONUÇ....

Diyarbakır'da patlayan BOMBA artık FETWACI'ların kalbinde ve beyninde patlayan bir BOMBA'dır.

 

•  Güney Kürdistan Hükümeti'nin egemenliğini tanımayan bir hareket Kürt Ulusal Bağımsızlık Mücadelesi'nin destekçisi değildir!

 

•  Güney Kürdistan Federal Devleti'ni “Türkiye'nin sırtına splanmış bir hançer” olarak gören bir anlayış Kürt yurtseverliğinden başka herşeydir!..

 

•  Diyarbakır'da sivil hedeflere yönelik BOMBA patlatıp “süt dökmüş kedi” misali “yerel birimlerimiz yapmış olabilir” diye beyan veren bir hareket Kürt Özgürlük hareketi değildir!...

 

Kürt Halkı sonunda kazanacaktır.

 

Bazıları kendi yaşamlarında özledikleri koltuklarda kendilerini görmezlarse bile!...

 

* Bu tanımı daha önce yayınladığım ve bu sitede mevcut olan yazımda 1998 yılında kullanmışım. Yeni bir tanımlama değildir.

 

Not: Bazıları devlete karşı niye yazmadın diye serzenişte bulunacaklar ama bir kez daha yazıyorum ki benim için devletin yaptıkları onun sömürgeci/işgalci karakterinin doğal sonuçlarıdır ve ben bu devlete karşı tüm hayatım boyunca mücadele etmişim/ediyorum/edeceğim!... Beklentim olmadığı için serzenişte bulunmuyorum!... Bu devletin yaptıkları dolaysıyla minnetsizdir!

 

7 Ocak 2008, Stockholm

Vildan Tanrıkulu

 

 


Zaman ile yarışmak!

Leyla Zana nihayet

Zaman ile yarışmak!

PKK'nin 20 YILLIK SERÜVENINDEN KESITLER

20. Y1l1nda 15 Austos'un 
siyasal sefaleti!

NE YAPMALI?

Ben yazmay1 unuttum!