Arşiv

 
 
Abdulkadır Ulumaskan' a Bazı Hatırlatmalar!

9 Ocak tarihli yazınızda bazı iddialarda bulunmuşsunuz. Benim 7 Ocak tarihli ve “Terör, Fetwa ve Fetwacılar” başlıklı yazımı esas alarak ileri sürdüğünüz iddialarınız hakkında bazı hatırlatmalarda bulunmam gerekiyor. Yazınızı tartışmıyorum, çünkü malesef yazınızda Güney Kürdistan Federe Devleti'ne karşı tutum hakkında benim görüşüme karşı söylediğiniz dışında tartışılacak her hangi bir görüş yok. Bu konuyu da tartışmak gerekmiyor, çünkü ben kendi görüşümü yazmışım ve siz de kendi görüşünüzü. Okuyucular bunu değerlendirir ve önümüzdeki süreçte bu görüşleri ulusal çıkarlarla uyumluluğunu ortaya çıkarır.

 

Şimdi hatırlatmalara geçiyorum:

  1. Yazınızı, benim sizinki aynı tarihli, yani 7 Ocak 2008 tarihli, yazınıza cevap olarak yazdığımı iddia ediyorsunuz. Bunu hangi bilgi veya gerekçeye dayandırıyorsunuz bilmiyorum. Ama bildiğim ve emin olduğum birşey var ki ben sizin yazınızı (7 Ocak 2008 tarihli) okumadan, haberim ile olmadan aynı gün yazdım ve Kurdinfo ya gönderdim!... Dolaysıyla bu gerekçeye dayandırdığınız tüm kurgular temelsizdir. Zaten verdiğim örnekler (isimler) sizin bildiğim kadarı ile uzaktan yakından ilginizin olmadığı örnekler ve kişilerdir!... Aynı sitede yazdığımız için doğal olarak yazılarınızı görüyorum ama kendi önceliklerim içinde zamanım yettiği ölçüde yazılarınızı okuyorum. Takdir edersiniz ki herkesin ilgi duyduğu konular vardır ve genellikle yazılarınız benim önceliklerim içine girmemektedir. Ancak her halde son iki yazınız ile bunu başardınız!...
  1. “Küfür etmeyi siyaset sanan” diye nitelemişsiniz beni. Ben sizden rica ediyorum, adı geçen yazımda hangi kelime Türkçe'de küfür olarak adlandırılabilir. Lütfen hem beni hem de okuyucuları bu konuda aydınlatın. Ayrıca sitede var olan tüm yazılarımdan da bulabilirseniz bir “küfür” bu konuda beni ve okuyucuları aydınlatmanızı umuyorum!...
  1. “Stockholm'de oturup PKK'yi terörist ilan ederek...” diye bir iddianız var. Doğrudur, Stockholm'de oturuyorum ve PKK'yi terörist bir örgüt olarak değerlendiriyorum. Hatırlatmam gerekir ki bu yeni bir tespitim değil, zahmet edip benimle aynı sitede yazdığın için diğer yazılarıma bakarsan çok eskiden beri yaptığım bir değerlendirmedir. Dolaysıyla, hem merak ediyorum ve hem de hatırlatıyorum; “Bir örgütün terörist veya bir eylemin terör eylemi olduğunu tespit etmek için her hangi bir coğrafyada mı oturmak lazım yoksa sözkonusu edilen eylemin bir terör eylemi olduğu eylemin karakterine göre mi belirlenir? Bu konuda beni ve okuyucuları aydınlatırsanız memnun olurum. Siz nerede ikamet edip “terör olmadığına fetwa veriyorsunuz” sayın Ulumaskan?.. Almanya'da mı oturmak lazım bir eylemin terör ve bir örgütün terörist olup ve/veya olmadığı hakkında görüş belirtmek için?...
  1. Çok merak ediyorsanız bir kez daha açıklayayım; Ben sizi tanımıyorum (yazılarınız ve benden yaşça büyük görünen resminiz dışında!..). Ben her hangi bir yerden kaçmadım. 13 Mayıs 1980 tarihinde üyesi olduğum örgütün verdiği karar ile, Diyarbakır'da Ziya Gökalp Lisesinde Tarih ve Felsefe öğretmeni olarak çalıştığım bir sırada, yurt dışına çıktım ve yine 15 Kasım 1981 tarihinde şu anda yaşadığım ülkeye yine örgütümün verdiği karar ile geldim. 22 Ağustos 1980 tarihinde Van Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 6 yıl hapis cezasına çarptırıldım. Bu bilgiler daha önce zaten yazılmış bilgiler. Seninle ilgili her hangi bir karar aldığımı da hatırlamıyorum! Dolaysıyla ben senin siyasi “abi”n değilim. Ayrıca “kaçan/tüyen” insanların da her halde görüş sahibi olma ve görüşlerini yazma hakkı vardır. Zaten görüş tartışmak istemeyenlerin yıllardır ileri sürdükleri bu bayatlamış iddiaya ilişkin söylenecek fazla birşey yok. Sizin bu merakınızı giderdiğimi umuyorum ve sizden ricam, lütfen bizi de kendiniz ile ilgili olarak “niye abelerinizin arkasından ve hangi gerekçeler ile hangi tarihte TÜYDÜĞÜNÜZ” hakkında bilgilendirebilirsiniz!..
  1. Yine bir hatırlatma; 1993 yılında 33 asker olayını da ben terör olarak adlandırdım. Katılırsınız veya katılmazsınız ama yeni bir şey değil. Niye adlandırılamayacağının gerekçelerini yazarsanız bilgi hazinemize kişi olarak kim olduğumuza bakmadan katkıda bulunmuş olursunuz!...
  1. Yazınızdaki bazı diğer iddialarınız sayın Musa Ok tarafından yine bu sitede cevaplandırılmış olduğu için ve o değerlendirmelere katıldığım için burada tekrar etmiyorum.

 

Kişileri değil görüşleri tartışmayı alışkanlık haline getirmeniz dileği ile size sağlık ve başarı diliyorum.

 

Vildan Tanrıkulu

Stockholm, 13 Ocak 2008

 

 


Zaman ile yarışmak!

Leyla Zana nihayet

Zaman ile yarışmak!

PKK'nin 20 YILLIK SERÜVENINDEN KESITLER

20. Y1l1nda 15 Austos'un 
siyasal sefaleti!

NE YAPMALI?

Ben yazmay1 unuttum!