Arşi

Terbiyesiz bir herif daha!

Türk medyasının kaşarlanmış kalemşörleri, bugünlerde  Irak Kürtdistan’ı liderlerine küfretmede ve hakaratlerde bulunmada, adeta birbirileri ile yarışıyorlar! Hergün bu gibi kimselerin küfürlerini gazetelerde okumak ve tv’lerde dinlemekten bize gına geldi.

Herifler belki ‘gazeteci’ olmuş ama, adam gibi adam olmayı öğrenmemişler! Onlar, bir gazetecı üslubu  ile değil, tam bir lümpen gibi, hakaretler ve aşağılayıcı bir ağızla, Irak Kürdistanı liderlerine saldırıyorlar.

Bu saldırıların en sonuncusu ise Rauf Tamer’den geldi. Referansi ise daha ilginç: Muhsin Yazıcıoğlu! Kim bu Muhsin yazıcıoğlu? O MHP militanı ve  Ülkü Ocakları, eski Genel Başkanı, şimdi ise BBP Genel Başkanı, ırkçı ve kafatasçı. Kürt düşmanlığı tescilli biri.Sanki memlekette adam kıtlığı vardı, bu terbiyesiz herif, Muhsin Yazıcıoğlunu referans diye kullanıyor! Ama Kürt düşmanlığı, elbetteki insanın gözünü karartıyor, önünü göremez hale getiriyor.

Hangisinden başlamak, kime yanıt yetiştirmek konusunda, inanırım ki, artık biz Kürtler’de bıktık ve usandık! Ama gel gör ki, kendini bilmez, satılık kalem erbabı, et beyinli ‘gazeteci’ bozması herifler, gazete köşelerinde ve görsel medyada, Kürtlere küfretmeyi bir marifet sayıyorlar. Bu kervana hergün biri  katılıyor. En son katılanlardan biri de, Rauf Tamer oldu! Ilıcakların Tercüman gazetesindeki köşesinde, 6 Şubat’ta ’Kaypak Herifler ‘ diye sözüm ona bir makale yazmış!

Rauf Tamer  makalesinde şöyle diyor:

’Muhsin Yazıcıoğlu'nun tepkisine aynen katılıyorum. Barzani ve Talabani için kullandığı kelimelerin altına da imzamı atıyorum. Talabani veya Barzani. Hiç farkları yok. Bunlar, Ortadoğu'nun en kaypak insanları Ama kabahat Ankara'nın. Onları biz palazlandırdık.’ demiş. Ama bununla da kalmamış ve ’PKK nin, onlardan daha açık olduğunu, Terörist başı dediğimiz Apo bile, onlardan daha net ve daha berrak. Hiç değilse ne istediği belli, tavrı belli, davranışı belli, neyi yapacağı neyi yapmayacağı belli. Bunlar öyle mi? Bunlar fırıldak. Hiçbir zaman da ağızlarının payını almadılar.’

Bu gazeteci müsveddesi, rezil herif, yazısına şöyle devam etmiş: ’Dünya siyasetinden kimler geldi kimler geçti ama Talabani ve Barzani gibi dönek, kancık ve kalleşi hiç görülmedi.” Şeklindeki  küfür ve hakaretler dolu makalesini böyle  bağlamış.

Bu, kendini bilmez gazeteci müsveddesinin, dediklerini yanıtlamdan önce, bir gerçeği de kabul ederek, hakkını teslim etmek gerek: ’Talabani veya Barzani hiç farkları yok’ Bu çok doğru ve yerinde bir tesbit!

Örümcek kafalı gazeteci müsveddesi Rauf Tamer, bu gerçeği iyi fark etmiş. Zaten  doğru anladığı ve yazdığı iki konu var ve birisi de bu olsa gerek! Evet, artık onların bir tek farkı yok! Her ikiside, Kürt ulusunun iki değerli şahsiyeti ve yurtsever liderleridir, Bu uğurda inanılmaz fedakarlık ve bedeller ödemişlerdir ve ödemeye devam ediyorlar. Orta-.Doğu’da kime sorarsanız sorun, herkes, Sayın Mesut Barzani’ nin sözünü  senet kabul eder.Tutarlılığını ve duruşunu, hiç kimse tartışmaz ve taktir eder. Tabii şayet tescilli bir Kürt düşmanı değilseniz!

Sayın Talabani de hakeza öyle, Orta - Doğu gibi çok karmaşık bir coğrafyada, son otuz yıldır ayakta kalmışsa, bu onun çok maharetli, usta bir polıtıkacı olduğunun bir  göstergesidir. Bu her iki Kürt şahsiyeti de, Orta - Doğu’nun en başarılı politikacılarıdır.

Rauf Tamer’in doğru anladığı ikinci bir hususta Apo’nun tavrıdır. Bu nedenle Apo, Rauf Tamer’in övgü ve sempatisine mazhar oluyor. Dolayısı ile hem Talabani’den hemde Barzani’den daha açık bulduğu, Terörist başı dediği Apo’yu, övmesi de anlaşılır bir tutumdur. Bunu da garipsemiyoruz. Çünkü bu konularda hem fikirdirler. Apo da hergün bu Kürt şahsiyetlerine  İmralı’da, küfür ve hakaretler ediyor, onları `ilkel milliyetçi` olarak görüyor! Bunların ağzının payının verilmesini istiyor, Irak Kürdistan’ına haçlı seferleri düzenlenmesini öneriyor, Rauf Tamer gibi!

Üstelik Apo’da, Rauf Tamer gibi, Kürtler adına artık hiçbirşeyin taleb edilmesinden hazettmiyor, rahatsiz oluyor. Kürtler’e Kemalizm’i empoze eden Apo, otonomi, federasyon veya bağımsız bir Kürdistan talebine, Rauf Tamer gibi şiddetle karşı çıkıyor. Gerektiğinde Irak Kürdistan’ına müdahale edilmesini istiyor. Bu nedenlerle  Rauf Tamer, Apo’nun güttüğü devlet güdümlü polıtikasından hoşnuttur.

Elbette ki Rauf Tamer, Apo’yu övecek, güttüğü devlet güdümlü politikasını daha net ve berrak bulacak. Bunda şaşılacak ne var ki? Bu övgüler bile, Apo’nun ne tür bir hiyanet ve delalet politikası içinde olduğunu göstermeye yeter de artar bile!

Rauf Tamer, Apo için, ‘Hiç değilse ne istediği belli, tavrı belli, davranışı belli, neyi yapacağı neyi yapmayacağı belli. Bunlar öyle mi? Bunlar fırıldak. Hiçbir zaman da ağızlarının payını almadılar.’  

Elbeteki bunlar doğru tesbitler. Apo ne istediğini, ne yapacağını, yapılan avukat görüşmelerinde, açık seçik dile getirmekte ve Irak Kürdistan’ının,Türkiye’nin sırtında bir hançer olduğunu  ifade etmekte ve bir an önce, elde edilmiş bu kazanımların ayaklar altında, tarumar edilmesini önermektedir! Rauf Tamer’in, Apo övgüsünün anlaşılmaz bir tarafı  yoktur ve kalmamiştır.

Artık Kürtler, Apo’nunda, gazeteci müsveddesi Rauf Tamer’inde, Kürt’lerden ne isteğini biliyor. Kürt halkı, bu terbiyesiz herif Rauf Tamer’in, Apo’ya olan sempatisinin nedenlerini bildiği gibi, sayın Barzani ve Talabani’ye olan bu düşmanlğının  nedenini de gayet iyi anliyor!

6 Şubat 2005