Arşi

Hitler'i ve kavgam kitab'ini kim neden referans olarak gösteriyor

Akşam gazetesi Genel Yayın Yönetmenliğine getirilen Serdar Turgut,Genel Yayin Yönetmenliği ile ilgili verdiği ilk demeçlerinden birisinde, Akşam gazetesi’ni ‘milliyetçi ve muhafazakar’ bir yayın çizgisine getireceğini demişti! Zannerdersem bu konuda kimi adımlarda attı ve bir iki köşe yazarını da, bu amaçla gazeteye transfer etti. Bu tranferler arasında yer alanlardan biride Ümit Özdağ oldu.Ümit Özdağ son yıllarda yıldızı parlayanlar biri konumundadır. Çok ilginç bir yükselme grafiği gösteren Ümit Özdağ, önce ASAM Vakfı Başkanı oldu. Şimdi de ismi MHP Genel Başkan adayları arasında geçmektedir!

Türkeşten sonra boşalan Başbuğ koltuğunu dolduramayan Devlet Bahçeli’nin yerine geçmesi büyük olasılıktır. Yani Başbuğluğa adaydır da diyebiliriz buna!Bu nedenle de milliyetçi, kafatasçı ve ırkçı kesimlere hitap etmek için fırsatları kaçırmaz. Her fırsatta Kürt düşmanlığı yapmak için olmadık bahaneler bulur ve kendince kamuoyunu bu yönde yönlendirme siyasetini pervasızca güder. Serde MHP Genel Başkanlık koltuğu ve olası ‘Başbuğluk’ sevdası var ya!

Ümit Özdağ 4 Mart 2005 te, Akşam gazetesindeki köşesinde,’Hitleri kim neden okuyor’ adlı makalesinde, Hitler’in Kavgam kitabının Türkiye’de dört yayın evi tarafından 110 bin adet olarak basıldığını ve kitapların okunduğunu, yazmaktadır.’Hitleri kim neden okuyor’sorusuna yanıt içinde uzun uzadıya Almanlar’ın Birinci Dünya Savaşında’ki yenilgileri ve buna muteakip Versay anlaşmasının Almanya’ya yüklediği ağır yükümlülükleri neden olarak göstermektedir. Peki, bununla Ümit Özdağ ne tür bağlantılar kurmak istemektedir ve ne tür sonuçlar çıkarmak istemektedir acaba? Bununla, Türkiye’nin ilgisi ne olabilir? Esas yazıyı ilginç kılan da, bu bağlantılarıdr.

Ümit Özdağ, 4 Mart 2005 te Akşam gazetesinde ki köşesinde, Almanya’nın Birinci Dünya Savaşında ki yenilgisinin nedenleri üzerine ,Alman’ların vardığı sonuçlarından yola çıkarak kimi analizler yapmakta, bu sonuçların tezahürleri üzerinde,Kürt halkına açık seçik mesajlar göndermektedir. Ümit Özdağ Hitler Almanya’sının,Birinci Dünya Savaş’ının faturasını Yahudilere çıkarmış olduğuna işaret ederek bundan çıkarsamalar yapmaktadır!

Ümit Özdağ şöyle diyor: ‘Almanlar I.Dünya Savaşı'nda mağlup oldu. Almanya yenildiği gün Alman orduları komşu ülkelerin topraklarını işgal altında tutuyordu. Berlin, Versay Anlaşması'nı imzalamak zorunda kaldı. Anlaşma aşağılayıcı hükümler içeriyordu. Alman halkı, ordusu yenilmeden savaşı kaybetmeyi ve ağır barış şartlarını anlamamıştı.

Versay'a Almanya'ya karşı bir komplo olarak algılandı. Hitler, Almanya'nın yenilgisinden ve komplodan Yahudileri sorumlu tuttu. Kavgam, Almanya'ya karşı gerçekleştirilen komployla ve kendince bu komplonun sorumlusu olan Yahudilerle hesaplaştığı kitaptır.’

Hitleri ve kavgam kitabımı ‘kim neden okuyor’ sorusuna, Ümit Özdağ bakın ne ilginç bir yanır bulmuş:
’Arkadan hançerlendiklerini düşünen iyi Türkler, Hitler'i okuyorlar. Bu yaşanan süreçte normal ama çok tehlikeli bir gelişme. Bir de bunun üzerine birilerinin bir Türk Miloseviç'ini piyasaya sürdüğünü düşünün. Kürtçü siyaset tüccarları şapkalarını önlerine koyup düşünmelidir. 1821'den 1920'ye kadar Kafkasya ve Balkanlar'dan geri çekilme süreci içinde 5 milyon Türk öldürüldü, 5.4 milyon Türk tehcir edildi. (J. McCarthy, Death and Exile, 1995,s.339) Türkler, ellerinde kalan vatan ile kumar oynatmama konusunda kararlı. Çözüm, Hitler değil, 'Ne Mutlu Türküm diyene' zemininde Türk milliyetçiliğidir.’

Ümit Özdağ’a göre,’ Hitler’i ve kavgam adlı kitabı iyi Türkler’ okuyormuş! Eğer bunlar iyi Türkler’se, acaba ’kötü Türkler ne düşünür, ne okur merak konusudur!

Peki Kürtler ne zaman ve nerde Türkleri arkadan hançerlemişler?

Kürtler, Türklerin yerini yurdunu vatanını mı işgal etmişler? Kürtler, Türkleri zorla asimile ederek, dillerini mi yasaklamışlar? Kürtler, Türklerin tüm ulusal demokratik haklarını mı gasp etmişler?

Elbetteki, Kürtler bunların hiçbirisini yapmamışlar. Ama Kürtler de tüm dünya halkları gibi kendi ülkelerinde ,boyunduruktan uzak özgür ve yaşamak isterler, bu herkes gibi Kürtlerin de vazgeçilmez temel hakkıdır!

Eğer arkadan hançerlenmekten söz edilecekse, herhalde Türklerin bu konuda diyeceği fazla birşey olamaz. Çünkü arkadan hançerlenen hep Kürtler olmuştur. Belki bu kez Kürtler, bu makus talıhlerini yenerek arkadan hançerlenmemeyi öğreneceklerdir! Hele piyasaya bir Türk Miloseviç’i sürmek ne kadar akıl karı onu bilmem ama gönlünden Miloseviç hayranlığı olan biz dizi ırkçı ve kafatasçı piyasada bolca bulnmaktadır. Sakın ola Ümit Özdağ’ın gönlünden geçen o olmasın? Unutulmasın ki Miloseviç yalnız Bosnalılar’a ve Arnavutlar’a zarar vermekle kalmadı, en büyük zararı Sırplara da vermiş oldu. Ümit Özdağ,toplu katliamlar düzenleyen bir katil olan Miloseviç’i ve Laheyde’ki Miloseviç mahkemesini bir ziyaret etsin, bakalım neler öğrenecetir!

MHP tabanına hitab etmek ,onların gönlünü kazanmak , öyle sanıldığı gibi kolaymıdır?

Ümit Özdağ, Hitler hayranlığnı gizlemek için de, çözümün Hitler olmadığını. 'Ne Mutlu Türküm diyene' zemininde Türk milliyetçiliğidir.’ olduğunu yazısına eklemektedir! Peki ama neden ’Ne mutlu Türküm diyene’? Neden ’Türk milliyetçiliği?’

Milliyetçiliğin her türlüsü Kürtlere ’haram ve yasak’ ama Türk milliyetçiliği ’yüce bir duygu’ olacak işmi bu? Kürtler dillerini serbestçe konuşma taleplerinde bulundukları zaman, onları ’milliyetçilik’ yaptıkları gerekçesi ile her türlü cezai müeyide kapıda bekler! Ama Kürtler’e Türk milliyetçisi olma çağrısı serbset! Hatta ’Ne mutlu Türküm’ demek, övünülecek bir duygu olacak, ama ne mutlu Kürdüm yasak’ olacak! Açıktır ki bu olacak iş değil.

Ümit Özdağ Kürt sorununu tartışmak ve makul çözüm önerileri bulmak istiyorsa, sorunun çok boyutluluğunu görmeli ve soruna yeni bir perspektıf ve konseptle yaklaşmalıdır. Bu bayatlanmış saçma sapan’tezler’ le bir arpa boyu bile yol alınmayacağını artık öğrenmelidir. Ve ’iyi Türkler’de’ Hitleri’n kavgam kitabını okumamalarını önermelidir. Zira o kitabın hayrını görmüş olsaydı, Hitlerin akibeti intihar olmazdı!

7 Mart 2005