Arşi

Hem nalına hem mıhına vuran aydınlar!

İki yüzü aşkın aydın,yazar, prof,gazeteci ve düşünür adamı Türkiye’de son dönemlerde meydana gelen  ırkçı, milliyetçi ve saldırgan olaylar nedeni üzerine, kamuoyuna bir bildiri ile kaygılarını iletti ve  kamuoyu ile düşüncelerini  paylaşma gereği duydu!  

Tabi ki, aydın ve düşünür insanların som dönemde, Türk ırkçı ve milliyetçilerinin meydana getirdiği şiddet ve linç kampanyalarına karşı sessiz durması veya  kalması düşünülemezdi. Mutlaka bu konuda doğru ve yerinde bir tutum alarak, gerek kamuoyunu gerekse de hükümeti uyarmaları  yerinde bir tutumdur. Aydın olmanın ve ülkesine karşı sorumluluk duymanın bir kıstası da, hiç şüphesiz ki budur!  

Ama nedense, bildiriye imza koyanlar doğru bir iş yapmışken, hem nalına hemde mıhına vurmaktanda kendilerini ve kalemlerini alamadılar. Herkesi memnun etmek veya herkesi eleştirmek adına, herkesi aynı kefeye koymaktan, aydınlarımız bir sakınca görmediler.Bunlara neden gerek görüldü tam bilemiyorum, ama orta bir çarpıtma olduğu ayan beyan!  

Bu biliçli veya biliçsiz çarpıtmayı yapanların; demokrat, sosyalist ve Kürt kökenli aydınlarından olmasından dolayı ile olay, daha da vahim ve içinden çıkılmaz bir hale sokuluyor kanımca.  

Gazetelerde yer alan, bildirilerindeki förmülasyonun önemli bir kısmını  şöyle ifade etmişler: 

‘Yurttaşların bayrağa saygı duygusu istismar edilerek, uzlaşmazlık hedefinde buluşan Türkve Kürt aşırı milliyetçiliğinin kışkırtmalarıyla, kitlesel histeriye dönüştürülüyor.


Yurttaşlarımız arasında çatışmalara yol açabilecek bu tırmanışın, ülkemizi yeniden şiddet ve gerginlik ortamına sürükleyeceğinden kaygılıyız.’

Şimdi bu belirlemenin ve tesbitin  neresi doğru ,insaf yani! ‘Türk ve Kürt aşırı milliyetçiliğinin’....

Ortada, ciddi boyutta yükselen ırkçı ve şöven bir Türk milliyetçiliği olduğu belirlemesi doğru ve yerindedir. Ama hani  nerde yükselen Kürt milliyetçiliği? Bu apaçık bir saptırma ve çarpıtma değilmidir?

Ayrıca, egemen ulus milliyetçiliği, özünde her zaman ve her yerde  gerici ırkçı ve şövendir. Ama ezilen ulus miliiyetçiliği öyle midir? Ezilen  ulus milliyetçiliği, özü itibari ile demokrat ve ilericidir.Fakat ezen ulus miliyetçiliği anti demokrattır, ırkçı ve şövendir!

Kürt halkının milliyetçiliği/ ulusalcılığı, kendini  bizzatihi  demokratik taleplerle ifade etmiş olmasından ötürü, egemen ulus milliyetçiliği ile kıyaslanamayacak boyutta demokrat ve ilericidir ve böyle bir muhteva taşır.

Öte yandan, Kürt halkı hangi taleplerle ‘aşrı milliyetçi’ liği körüklüyor? Baskı ve tahakkum altında yaşamayı reddetmek mi, ‘aşırı milliyetçiliktir?’ Aşağılanmayı, hor görülmeyi ve tahakküm altında yaşamayı reddettek mİ,‘aşırı milliyetçiliktir?’ Kürtler’in, bu tutumu mu, ‘aşırı milliyetçiliği’ körüklemektir?  Kürtler’inde, tüm halklar gibi ve aynı zaman da Türk halkı gibi,ulusal demokratik haklarını elde etmesi mi ‘aşırı milliyetçiliktir? Yoksa Kürt halkı, başka bir  halkı ezdiği sömürdüğü ve ülkesini işgal ettiği için mi, ‘aşırı milliyetçilik’i’ körüklemektedir? Bunlardan hangisi?

Elbetteki, Kürt halkı da, ulusal baskıdan uzak,kendi yazgısını kendisi belirlemek istiyor. Ola ki, bildiriyi hazırlayan ve imzalayan şahsiyetler bu istemleri Kürt halkına çok görüyor ve bu nedenle de, bu taleplerinden ötürü, Kürtleri de egemen Türk ulusunun ırkçı ve şöven kesimleri ile aynı kefeye koyarak değerlendiriyor ve bu nedenle de ‘Kürtleri aşırı milliyetçi’ görüyor!

‘Aşırı Kürt milliyetçiliği’nin kıstası nedir? Kürtler’in ulusal demokratik taleplerini dile getirmek mi, ‘aşırı Kürt milliyetçiliğidir?’ Kürtler nasıl poltik  bir süreç izlesinler, hangi siyasi taleplerle istemlerini ifade etsinler ki’ Türkler’in ‘aşırı milliyetçilik’ duygularını  kışkırtmasınlar? Aydınlar, bu konuda somut bir öneride bulunacalar mı?

Yoksa, Kürtler’den istenilen: Kürtler’in tüm siyasi taleplerinden vazgeçmeleri midir? Bunu neden imzacı aydınlar açık ve seçik formüle etmekten kaçınıyorlar? Öyle olmazsa ‘aşırı Türk milliyetçilik’ ile, Kürtler’in ulusal ve siyasal istemlerini nasıl karşı karşı getirirler, bunu anlamak mümkün değil!

Hem üstelik son haftalarda meydana gelen şiddet olaylarında,’ Kürt ‘milliyetçilerin’ ne ilgisi ve alakası var? Kürtler mi, sağa sola saldırarak insanları linç etmek istemekteler? Zaten aklı başında herkes, Mersindeki bayrak olayının ortalığı karıştırmak isteyen güçlerin tezgahladığını  ifade etmedi mi? En azından bu aydınların önemli bir kısmı öyle değerlendirmemişmiydi?

Bu gerçekler biliniyorken, egemen ulus milliyetçilğine ve ırkçılığına  karşı tavır alınması gerekirken, Kürtler’i, Türkiye’de yükselen milliyetçiliğin sebebi göstermek akıl ve mantık dışıdır!

Doğru ve yerinde alınması gereken bir tutum, böyle yanlış sebep sonuç ilişkileri üzerinde bina edildiği için maaalesef gereken etkiyi göstermemiş olacağından korkarım! Bu tesbitlerle aydınlar bildirisi, yükselen Türk milliyetçiliğinin, yegane sebebini, yükselen ‘Kürt milliyetçilik’ine bağlayarak, Türk milliyetçiliğine meşru bir zemin hazırladığının farkında bile değil!

11Nisan 2005

Sapla samani birbirine karıştıran Dilek Yaraş’a yanıt (1)

Apo’ya Sığınarak, Demir Küçükaydın’dan

 

Hitler'i ve kavgam kitab'ini kim neden referans olarak gösteriyor

Yürekli bir hukukçu aranıyor!
Terbiyesiz Bir Herif Daha!
Irak Kürdistan’ındaki Kürtler, Türkiye Kürdistan’ındaki Kürtlerin nesi olur?
Yeniceoba Belediyespor!
Şayet Taha Akyol Kürt olsaydı, böyle mi düşünürdü?
ABD”nin Irak Müdahalesi ve olası gelişmeler
Kürt halkı provake, Türk halkı da manipule edilmek istenmektedir!
Kendiliğinden halk olmaktan...!
Kürt Yurtseverlerin ‘terörist’ kategorisinde anılmasına sessiz kalmayın!
Hiç bir şey eskisi gibi olmayacakmış!’
Ince elenip sık dokunmayan bir deklerasyon üzerine!
Siyasal yönden farklı legal partilere gereksinim var
Coğrafyamızın koşullarını yadsımadan, yapılanmak!
Türkiye'nin AB sürecine, muhatap olamayan Kürtler!
Referandum şiarını ortak paydaya dönüştürelim
Nami diğer Halit Sinan'ın portresınden kesitler!  
Danışıklı döğüş
Geçmişin tekrarı olacaksa......!