Arşi

Bunları ‘söyleten'e karşı, bir operasyon şart oldu!

Günlerdir Türkiye'de çok hararetli tartışmalar oluyor.Tüm toplum Irak Kürdistan'ına karşı çok planlı ve proğramlı bir tarzda gerilmiş durumda. Olası bir operasyon için artık nerdeyse herşey hazır. Ama gel gör ki, Irak Kürdistan'ına karşı, gerekli izin ABD den çıkmıyor! Ne de olsa artık, Türkiye'nin bir kapı komşusuda ABD! Ama bence buna rağmen, Türkiye, herşeyi göze alarak bir operasyon yapmalıdır. Üstelik Kürtleri böyle “söyleten” de belli olmuşken!

Evet yanlış okumadınız, bence artık bir operasyon gerekli. Çünkü bu böyle sürüp gidemez, sürüp gitmemelidir de.

Hele bir de AK Partinin, Cumhurbaşkanlığı makamını ele geçirilmesinin önlenmesi düşünülüyorsa, operasyonun tam da zamanıdır. Böylesi fırsatlar her zaman ele geçmez, yoksa yarın çok geç olabilir.

Hazır Irak Kürdistanı Federa Bölge Başkanı Mesut Barzani: iç işlerine kimsenin karışamayacağını, Kerküke olası müdahalelere karşı, onların da sessiz kalmayacağını, demecini vermişken.

26 Şubatt El arabiya televizyonuna verdiği mülakatta, Mesut Barzani, konuşmasının o tarihte Türkiye'de yapılan açıklamalara ilişkin olduğunu bildirerek, şöyle konuşmuştu:

''O konuşmam, o tarihte Türkiye'nin buraya karşı süren tehditlerine ilişkin bir konuşmaydı. Ben orada 'içişlerine karışırım' demedim. Benim dediğim şuydu. 'Eğer onlar içişlerimize karışırlarsa biz de karışırız.' Bizler kimseyi tehdit etmiyoruz, ama hiç kimsenin de tehditini kabul etmeyiz. Kimsenin içişlerine karışmıyoruz ve kimsenin de içişlerimize karışmasını istemiyoruz. Dostluk ve kardeşlik elimizi komşu ülkelere uzatıyoruz. Bu da karşılıklı saygı ve ikili çıkarlar şeklinde olacak.''

 

Kerkük konusuna da değinen Federe Kürt Bölgesi Başkanı Mesut Barzani, Kerkük'ün Irak'ın sorunu olduğunu ve yabancı ülkelerin Kerkük konusuna karışmaya hakları olmadığını kaydetti.

Kerkük ve benzeri konuların Anayasa'nın 140. maddesine göre çözüleceğini vurgulayan Federe Kürt Bölgesi Başkanı Mesut Barzani,

 

''Bu madde sadece Kerkük sorunu için değil, ona benzer bütün sorunlar için düzenlenmiştir. Bu sorun da artık Anayasa ve yasa sorunu oldu. Onlar bunu çözerler. 140. maddenin uygulanmasında herhangi bir dış müdahale Iraklılar'ın iradesine karşı olacak. Çünkü Irak halkının yüzde 80'inden fazlası bu Anayasa lehine oy vermiştir'' diye konuştu.

Kerkük'ün de Erbil, Süleymaniye ve Basra gibi bir Irak kenti olduğunu ifade eden Federe Kürt Bölgesi Başkanı Mesut Barzani '' Herşeyin normalleşmesini istiyoruz.

 

O zaman Kerkük'ün Kürt kimliğine sahip bir kent olduğu herkes tarafından görülecek. Biz 'Kerkük Kürtler'in olsun' demiyoruz. Kerkük, Kürtler, Türkmenler, Asuriler ve Araplar'ındır. Yine tekrarlıyorum, yabancı ülkelerin karışmaması gerekir. Aksine 140. madde uygulanmadığı takdirde sorunlar çıkar ve o dereceye gelinmesini istemeyiz. Türk yetkililerine soruyorum.

 

Kürt bölgesinin Türkiye'nin içişlerine herhangi bir müdahalesi oldu mu? Bizim de gururumuz var. O yüzden hiç kimsenin bizim içişlerimize karışmasını istemeyiz'' dedi.

 

Türk devleti yöneticileri, gerek Kerkük'le gerekse de Irak'ın statüsü ile ilgili hergün çeşitli demeçler verirler, Irak Kürt yöneticilerine olmadık hakaretlerde bulunurlar ve bu hakaretlerini sanki kendilerine verilmiş bir hakmış gibi görürler.

Federe Kürt Bölgesi Başkanı Mesut Barzani ve diger yöneticileri, Türk devletinin bu türden günü birlik tehditlerine karşi çıktıkları ve karşılık verdikleri zamanda kıyameti koparırlar. Federe Kürt Bölgesi Başkanı Mesut Barzani”nin demeci Türk kamuoyunda duyuluncada, başta Türk Dışişleri Bakanı Abdullah Gül olmak üzere tüm yetkili ve yetkisiz kişi ve kurumlar her türlü hakareti, Kürt yetkililere etmekten geri durmadılar. Abdulllah Gül ivedilikle ABD Diş Işleri Bakanı Condeleezza Rice'yi arayarak, Federe Kürt Bölgesi Başkanı Mesut Barzani”nin ” susturulması gerektiği yoksa bunun kendilerinin yapacağı” tehdidinde bulundu.

Türk Genel Kurmayi Yaşar Büyükanıt'ta yaptğı basın toplantısında, artık Irak Kürdistan'ına karşı bir operasyonun yapılmasının gerektiği, bunun içinde gerekli siyasi iradedeye ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Bu sözlerin ardından da,” onları bu hale getiren, şımartanların kimler olduğunu siz benden daha iyi biliyorsunuz” , diyen Buyukanıt: ”her iki zatıda tanıyorum. Geldiğimiz noktaya ibretle bakıyorum. Söyledikleri cok seviyesiz sözler. Ama ben onlara degil, söyletene bakiyorum ” diyerek basın toplantısını tehditlerle sürdürdü... !

Bu tehditlerin hemen akabinde, ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Sean McCormack, Türkiye'nin Kuzey Irak'ta "tek taraflı" eylemler yerine, ortak yolla, işbirliği içinde PKK terör sorununu çözmesi gerektiğini savundu.

McCormack, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın, kuzey Irak konusundaki açıklamalarının ardından, ABD'nin Avrupa ve Avrasya'dan sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Dan Fried'in, Türk yetkililerle temasa geçtiğini bildirdi.


ABD Dışişleri Bakanlığı'ndaki günlük basın toplantısında gazetecilerin, Orgeneral Büyükanıt'ın, kuzey Irak'a operasyona ilişkin soruları üzerine McCormack, şunları söyledi:


”Dan Fried daha önce kamuoyu önünde de ifade ettiğimiz şeyleri söylemek için Türk yetkililerle temasa geçti. Söylediğimiz, Türkiye ile Irak'ın komşu olduğu ve bu durumun değişmeyeceği. Çok çok uzun bir zaman birbirlerine kapı komşu olarak yaşayacaklar. Bu çerçevede kalıcı çözümleri yerine oturtacak şekilde, aralarındaki farklılıkları çözmeye çalışmaya odaklanmalılar. “

 

Tüm bu gelişmelerden ve savrulan tehditlerden sonra gelinen nokta ne peki? Çok açıkca görulmektedir ki, Irak Kürdistan”ina karşı olası bir müdahaleye ABD izin vermemektedir!Türkiye'nin bu tutumu elbette ABD”nin bölgedeki planları ve güttü politikasi ile çakismadigi hatta catistigi için, ABD, Türkiye'ye karşı böyle bir tavir almaktadir. Yoksa bunu sadece ve sadece Kürtleri koruma kaygısı ile yaptığinı zannetmek safdillik olur. Ama ABD”nin aldığı tavır ve tutumun nedeni ne olursa olsun durum bundan ibarettir ve bu elbetteki Kürtler'in lehinedir..

 

Hatırlanacaktır, Kerkük valisine karşı bir suikast plani iddiasi üzerine, ABD”li askerler, suikast girişimini önlemek üzere, Süleymaniye”de, Türk askerinin başına çuval geçirmiş ve onları sorgulamak üzere apar topar Bagdat”a götürmüştü. Gururu ve prestiji sifira indirilmiş Türk askerleri ve politikaciları ABD” ye karşı ne tür bir tutum aldılar? Neden Amerikalılara karşı bir missilemede bulunmadılar?

 

Gerekli bir operayon, için neden düğmeye basmadılar? Neyi bekliyorlar? Ama söz konusu Kürtler olunca aslan kesilenler, ABD”ye karşi nerdeler? Bunlar ancak, Kurtlar vadisi ile avunarak, millete kör bir milliyetcilik şırınga ederler.

 

Yine ayni şekilde ABD ve Türkiye ile birlikte, PKK yi Irak Kürdistan”ında tasfiye etmek üzere oluşturulan koordinasyon komitesi neden patinaj yapmaktadır? ABD'nin koordinasyon temsilcisi Joseph Ralston eğer ABD, Türkiye'yi önlemezse, muhtemelen Nisan ayı sonunda Türkiye'nin kendi başına bir operasyona girişeceğinden bahsetmektedir.Demek ki koordisnyonun gerçek amacı Türkiye'nin Irak Kürdistan'ına olası müdahalesini önlemek içinmiş!

 

 

O halde, bu alt altta sıraladığım olay ve gelişmelerden çikarılması gereken sonuç ne olmalıdır?

 

Çok açıktır ki, ABD, Türk devletinin kendi başina ve ABD”ye rağmen ayrı bir Irak ve Irak Kürdistanı politikasını tasvip etmemekte ve çeşitli gerekçelerle oluşturulmak istenen bu politikayı engellemeye çalışmaktadır!

 

Eğer tüm bunlar biliniyorsa, ki mutlaka biliniyordur: O zaman Irak Kurdistan”ına karşı ve onun meşru yöneticilerine karşı bu derece atıp tutmanın ve küpürmenin ne manası vardır?

 

Orgeneral Yaşar Büyükanıt”ın basın toplantısında açık seçik belirttiği gibi,” Ama ben onlara değil, söyletene bakiyorum” . Demesinin üzerinde durulmalıdır. Abullah Gül, Federe Irak Kürdistan'ı Başkanı Mesut Barzani'nin susturulması için, Condeleezze Rice'yi aramamış mıydı? Madem söyleten belli, o zaman hem yapılması gereken hem de adres belli değil midir? Bu işi böyle uzatmanin karmaşık bir hale getirmenin anlamı var mıdır?

 

Artık ‘ söyletene ' karşı ciddi bir operasyon yapmanın zamanı gelmiştir. Yeter ki Yaşar Büyükanıt'ın göstermiş olduğu kararlılığı, Türkiye'de gösterebilsin!

Tüm sorun burda düğümlenmektedir! Türk devlet yöneticileri bu adımı atacaklar mıdır? Hiç sanmıyorum. Çünkü onlar, başlarına gelecekleri çok iyi biliyorlar. Ama öte yandan Kürtlere ve Irak Kurdistan'ına karşı atıp tutmaktan da geri kalmıyorlar .

19 Nisan 2007

 

 

Vicdan muhasebesi! 

Sapla samani birbirine karıştıran Dilek Yaraş'a yanıt (1)

Apo'ya Sığınarak, Demir Küçükaydın'dan Şikayetçi Olmak!

Hem nalına hem mıhına vuran aydınlar!

 

 

Hitler'i ve kavgam kitab'ini kim neden referans olarak gösteriyor

Yürekli bir hukukçu aranıyor!
Terbiyesiz Bir Herif Daha!
Irak Kürdistan’ındaki Kürtler, Türkiye Kürdistan’ındaki Kürtlerin nesi olur?
Yeniceoba Belediyespor!
Şayet Taha Akyol Kürt olsaydı, böyle mi düşünürdü?
ABD”nin Irak Müdahalesi ve olası gelişmeler
Kürt halkı provake, Türk halkı da manipule edilmek istenmektedir!
Kendiliğinden halk olmaktan...!
Kürt Yurtseverlerin ‘terörist’ kategorisinde anılmasına sessiz kalmayın!
Hiç bir şey eskisi gibi olmayacakmış!’
Ince elenip sık dokunmayan bir deklerasyon üzerine!
Siyasal yönden farklı legal partilere gereksinim var
Coğrafyamızın koşullarını yadsımadan, yapılanmak!
Türkiye'nin AB sürecine, muhatap olamayan Kürtler!
Referandum şiarını ortak paydaya dönüştürelim
Nami diğer Halit Sinan'ın portresınden kesitler!  
Danışıklı döğüş
Geçmişin tekrarı olacaksa......!