Arşi

 

'Molla Mehmet Karayılan Kürt idi, Ben de Kürt'üm!'

 

”Bana yardım etmek için geldiler buralara. Sana aylık bağlayacağız" dediler ama istemedim. Etme dedim bana yardım. Allah'a şükür benim yardıma ihtiyacım yok. Şimdilerde çok lafımı ediyorlar ama aslında babamı pek sevmediler. Ben anlatınca hep dediler ki senin baban Kürt idi. Molla Mehmet Karayılan Kürt idi; ben de Kürt'üm.

 

Ne yapayım, inkar mı edeyim! Atatürk, Kazım Karabekir Paşa'yla düşmanı Antep'e sokma diye telgrafla haber etmiş Karayılan'a, Sarımsak Tepe'de istihkam yapmışlar, kendi oradan gavura hücum ediyor. Ayağa kalkınca vurulmuş göğsünden. Askerine "kaçman yiğitlerim, vurun namus gidiyor, Antep gidiyor" diye bağırıp askerini kaçırmamış. Sonra diyorlar ki senin baban Kürt idi. Kürt'ü Türk'ü mü olur, bu toprağın sahibiyiz biz"

 

Yeni Aktüel Dergisi Molla Mehmet'in 88 yaşındakı kızını Kahramanmaraş'ın Pazarcık İlçesi Höcüklü Köyü Elifli mezrasında bularak görüştü. İşte Selvi Sevimli'nin ağzından Karayılan'ın gerçek hikayesinden bir bölüm

 

Bugünlerde insanları ekranlara bağlayan bir dizi var: Karayılan dizisi. Antep halkının bir Kürt aşiret reisi önderliğinde Fransız işgaline karşı direnişini anlatıyor.

 

Ama tabi ki, öncelikle, bu diziye nerden bulaştım sorusu akla gelebilir? Normal bir durumda benim hiç bir ilişiğim yok bu dizi ile! Fakat bu dizinin, şu an gösterimde olan pek çok diziden bir farkı var ve bu fark benimle dizi arasindaki bağın olusmasina neden oluyor!

 

Geçen gün bu dizi ile ilgili bir mail okudum, zannederim hangi Kürt bu maili okusaydı, benimle aynı oranda kendini rencide edilmiş bulur ve şu an hissettiklerimi hissederdi. Bir öğretim görevlisi, dizi yapımcılarına ilettiği mailde, dizinin Karayılan ismi ile yapımından rahatsız olduğunu, çünkü; Karayılan isminin PKK'nin yöneticilerinden Murat Karayılan'ı çağrışıtırdığını dolayısı ile mümkünse dizi isminin değiştirilmesini talep ediyordu!

Maili okumanız için, aktarıyorum: 'Bu dizi filminin adı sizce neyi çağrıştırıyor???


Ben bir öğretim görevlisiyim ve bu dizinin adının değiştirlmesi konusunda şikayetimizi ilgili her yere ileteceğiz. HAİN ÖRGÜT pkk yı anımsatan ( murat karayılan) bu dizi filminin adı lütfen değiştirilsin. Lütfen rica ediyoruz!!!
'

 

Dizi ile aramdaki bağın oluşmasının bir nedeni bu ileti olurken, diğeri nedeni de, zaten dizide Karayılan'ın yansıtılmayan hatta yok farz edilen etnik kimliği oldu! Fransız işgaline karşı başkaldırının kahramı Karayılan Kürt'tür, bu özellik dizide adeta yok farz edilerek, tarihi gerçekler çarpılmak istenmektedir. Buna gönlüm razı olmadı, bu gerçeğin bir biçimde dile getirilmesi gerekiyordu, bende öyle yapmaya çalışacağım!

 

Yukarda aktardığım iletiyi yazanın öğretim görevlisi olması, çok aci bir durum elbetteki! Tarihten bihaber cahil bir öğretim görevlisi, utanmadan, sıkılmadan tarihin tahrif edilmesini istiyor. Nasıl ki, binlerce Kürt köyü ve yöresinin ismi, tarihi ve coğrafik özelliklerine bakılmadan hoyratca değiştirilmiş ve tahrif edilmişse, Karayılan isminin de aynen öyle diziden cikarilmasini, dizi isminin değiştirilmesini istiyordu bu öğretim görevlisi! Demek ki, mümkün olsa veya elinden gelse, Ayıntep kahramanı Karayılan'ı tarihten silecek, böyle tarihi bir kişiliği ortadan kaldıracaktır!

 

Ayıntep direnişinin kahramanı, Molla Mehmmet Karayılan tarihi bir kişilik, ona dil uzatmak ve hele isminden ötürü diziye verilen ismin değiştirilmesi istemek, nasıl bir kafa işi olabilirdi, üstüne epey düşündüm! Muhtemelen bu cahil veya ırkçı, kafataşçı öğretim görevlisi, Kürt düşmanlığından ötürü ne dediğinin bile farkında değildi. Bu nedenle de tarihin ve tarihi şahsiyetlerin isimlerinin bile ortadan kaldırılmasından bir sakınca görmüyordu.

 

Bu cahil ve Kürt düşmanı öğretim görevlisine yanıt olsun diye gönderilen, bu konu ile ilgili başka iletilere de baktım, onlarda, bu cahil ve ırkcıya yanıt vermekten ziyade, Karayılan isminin Nazim Hikmet'in destanından alındığını ve bunun PKK yöneticisi, Murat Karayılan'la bir ilişkisinin olmadığını, bu kafatasçi ve ırkçı öğretim görevlisine anlatmaya çalışıyorlardı. Onlara göre, madem ki, Karayılan ismi, Nazım Hikmet'in, Karayılan destanindan alınmış, o zaman da, bu ismin bir sakıncasının olamayacağını, öğretim görevlisine anımsatmaya çalışıyorlardı.

 

Bu tutumun da, o ırkçı ve kafatasçı tutumdan ne farki olabilirdi, diye epey düşündüm! Vardığım sonuç; bu tutumun, o cahil öğretim görevlisinin tutumundan farklı olmadığı oldu. Bu sözü edilen, cahil öğretim görevlisini ikna için Nazım Hikmet'i referans göstermek hem doğru değildi, hem de tarihi kişilik Karayılan'a haksızlık olurdu.

 

Üstelik Nazım Hikmet, Karayılan'ın tarihi kişiliğinden etkilenerek ve esinlenerek, Karayılan destanını yazmıştı, yoksa Nazım Hikmet, Karayılan'ı yoktan var etmemişti. Ayrica, Ayıntap direnişinin kahramanı Karayılan'ın destanını yazan Nazım Hikmet, Karayılan'ın etnik kimliğini, yani Kürt'lüğünü de destanında, bir bakıma ya unutmus veya es geçmişti! Elbette, bu da ayrı bir tarihi gaftır.

 

Karayılan'ı yaratan o günün kısa bir tarihi geçmişine bakmakta yarar var sanıyorum. O günler anlaşılmadan, Karayılan efsanesi ve tarihi kişliğini de anlamakta güçlük çekebiliriz:

 

Osmanlı İmparatorluğu'nu yöneten İttihat ve Terakki hükümeti 2 Ağustos 1914 günü Almanya ile antlaşarak, Birinci dünya savaşına katılmış ve dünyanın yeniden paylaşımı savaşında yer almak istemiştir.

1914'de Alman zırhlıları Karadeniz'e açılmış ve 29 Ekim'de Rus limanlarını topa tutarak Osmanlı Devlet'ini fiilen savaşa sokmuşlardır. Savaş ilanı İttihat ve Terakki yöneticileri Enver, Talat ve Cemal'in bilgisi dahilinde gerçekleşmiştir. 30 Ekim günü Rusya Osmanlı Develti'ne savaş açmış, bundan birkaç saat sonra Enver Paşa, Osmanlı Devleti'nin Rusya'ya karşı savaş ilan ederek, savaşa İttfak blokunun yanında savaşa girdiğini duyurmuştur. Bu duyurudan sonra İngiltere ve Fransa, Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etmiştir.

 

İtilaf devletleri ile tek tek ittifak devletleri arasında 1914 ten 1918 yılına kadar süren savaşlar yapılan mütarekelerle çatışmalar resmi olarak sonuçladırılmıştır. Bu mütarekeler sonucu Osmanlı Devleti ile 30 Ekim 1918 tarihinde Mondros antlaşması imzalanmıştır.

 

Birinci dünya savaşında İngiltere, Fransa, Rusya ve İtalya arasında antlaşmalar yapılmıştır. Fransızlar Sykes- Picot antlaşması ile Suriyeden başka tüm Güneydoğu Anadolu'yu, yani Türkiye Kürdistanı'nı alacaklardı. Buna bağlı olarak Fransa ile İngiltere 15 Eylül 1919 da, ikili bir antlaşma yaparak, Ortadoğuyu nasıl paylaşacaklarını belirlediler.

 

Bu antlaşmaya uygun olarak, daha önce İngiliz mandası altında olan, Antep, Maraş ve Urfa el değiştirerek Fransız mandası altına sokuldu. Irak ve Irak Kürdistanıda bu antlaşma sonucu İngiliz mandası altına girmiş oldu. Özellikle konumuzla ilgisi olan Fransızların, Antep, Maraş ve Urfa'ya yerleşmelerinin hikayesi kısaca böyle başlamş oldu!

 

Eğer İttifak Devletleri, İtilaf Devletlerine karşı savaşta yenilmemiş olsalardı, Osmanlı İmparatorluğu parçalanıp dağılmayacak, topraklarına yeni topraklar katarak emperyal bir güç olarak varlığını sürdürecekti. Ama hepimizin bildiği gibi öyle olmadı.

 

Anlaşılacağı üzere, Ittihat ve Terakiciler, yani Ittifak Devletleri, Birinci Dünya savaşında galip gelselerdi, ülkeleri işğal edilmeyecek, yayılmaci ve emperyalist paylaşım savaşında paylarını fazlası ile alacaklardı. Ama savaşın sonucu öyle olmadı. İtilaf Devletleri'ne yenildikleri için, ülkeleri işğal edildi, parçalandi ve anlı şanlı imparatorluklar yerle bir edildi. Karayılan dizisi, tarihi gerçeklerin arka planını yansıtmadan, savaşın nedenlerini ve Osmanlı İmparatorluğunun yayılmacı ve emperyal emellerini teşhir etmeden, sanki kimi Avrupa ülkeleri, maceracı ve istilacı amaçları için, Osmanlı İmpartorluğu'nun topraklarını ıstila ve işgal etmis gibi çok yüzeysel bir biçimde işleyerek, konuyu ele alma kolaylığına da kaçtığı için savaş ve istilanın gerçek nedeni de saklanmış oluyor. O zaman da sanki, ortada zulme uğramış, mazlum ve istila edilmiş bir İmparatorluk varmış gibi oluyor!!

 

Fransız mandaclığına karşı Ayıntap'ta baş gösteren direnişin başına geçerek, direnişin önderi olan Molla Mehmet Karayılan gibi sayısız Kürt kahraman mandacılığa ve işğale karşı direnerek hayatını kaybetmiştir! Bu isimli ve isimsiz kahramanaları anarken, onların mücadelesini şu veya bu amaçla fılm ve dizilere konu edip yansıtırken, onların anısını sömürmeden ve mücadelesine de saygısızlık etmemelıyız! Hele hele onların etnik kimliklerini gizleme, örtbas etme pozisyonuna asla girmemeli ve buna müsade etmemeliyiz. Maalesef Karayılan dizisinde bunlar yapılmaktadır.

 

Fransız ordusuyla şehirlerini geri almak için 11 ay bütün gücüyle savaşan, o günlerin Ayıntap halkı, kahramanlıklarıyla Ayıntap'ı Fransız istiladan kurtarmış oldu. Ayıntap Savunması'nda hayatını kaybeden 6317 sivilden ilk akla gelense daha çok Karayılan lakaplı Kürt Molla Mehmet oldu.

 

Molla Mehmet'in 88 yaşındakı kızı, Selvi Sevimli'nin ağzından, babası Karayılan'ın, için dedikleri ile yazıyı bağlayayım. ”.... Şimdilerde çok lafımı ediyorlar ama aslında babamı pek sevmediler. Ben anlatınca hep dediler ki senin baban Kürt idi. Molla Mehmet Karayılan Kürt idi; ben de Kürt'üm…' Bu çarpıcı sözlerin, herkes için yol gösterici olması dileklerimle….

 

13 Aralık 2007

Katıksız bir yurtsever: Ferit Uzun

Bu terör havası, pogrom provasıdır!

Bir direnişçinin, devrimcinin anısına
geçikmis bir yazı!

DTP, ”Hak ve Özgürlükler Hareketidir !”

Diyarbakır'ın yurtsever halkına görevdüşmektedir!


Resmi söylemle düşman ilan edilmek!

Bunları ‘söyleten'e karşı, bir operasyon şart oldu!

Vicdan muhasebesi! 

Sapla samani birbirine karıştıran Dilek Yaraş'a yanıt (1)

Apo'ya Sığınarak, Demir Küçükaydın'dan Şikayetçi Olmak!

Hem nalına hem mıhına vuran aydınlar!

 

 

Hitler'i ve kavgam kitab'ini kim neden referans olarak gösteriyor

Yürekli bir hukukçu aranıyor!
Terbiyesiz Bir Herif Daha!
Irak Kürdistan’ındaki Kürtler, Türkiye Kürdistan’ındaki Kürtlerin nesi olur?
Yeniceoba Belediyespor!
Şayet Taha Akyol Kürt olsaydı, böyle mi düşünürdü?
ABD”nin Irak Müdahalesi ve olası gelişmeler
Kürt halkı provake, Türk halkı da manipule edilmek istenmektedir!
Kendiliğinden halk olmaktan...!
Kürt Yurtseverlerin ‘terörist’ kategorisinde anılmasına sessiz kalmayın!
Hiç bir şey eskisi gibi olmayacakmış!’
Ince elenip sık dokunmayan bir deklerasyon üzerine!
Siyasal yönden farklı legal partilere gereksinim var
Coğrafyamızın koşullarını yadsımadan, yapılanmak!
Türkiye'nin AB sürecine, muhatap olamayan Kürtler!
Referandum şiarını ortak paydaya dönüştürelim
Nami diğer Halit Sinan'ın portresınden kesitler!  
Danışıklı döğüş
Geçmişin tekrarı olacaksa......!