Arşi

 

Qisadan Hisse!

 

YNK lideri ve Irak Devlet Başkanı Celal Talabani'nin iki günlükTürkiye çalışma ziyareti bitti ve Celal Talabani ülkesine geçen gün, yani 8 Mart'ta döndü. Bu çalışma ziyareti farklı kesimlerde farklı algılandı ve bu nedenlede farklı yorum ve tartışmaların nedeni oldu. Celal Talabani Türkiye'yi ziyaret etmelimiydi, yoksa bu ziyareti ertelemelimiydi…? Tartışmalar bu sorunun ekseninde düğümlendi!


Bir bakıma, bu ziyarete hiç bir kesimde doğru dürüst hazır değildi. Çünkü; hem Türk hemde Kürt kesiminde bu ziyarete itirazlar geldi, hatta bu nedenle de Celal Talabani'nin protesto edilmesi kampanyası bile oluşturulmaya çalışıldı. Hele özellikle Türk tarafında askerlerin Irak Devlet Başkan'ı ve aynı zamanda Kürdistan Yurtseverler Birliği önderini ağırlamaya hazır olmadığı ve bu nedenlerle ziyareti nerdeyse poykot ettikleri ve bu ziyaretin hiç bir safhasında Celal Talabani ile görüşmemeye özen gösterdikleiri görüldü! Ama Celal Talabani, sanki askere ve eleştirilere inat konusmasının her bölümünde, insana bu kadarı da fazla cinsinden, askerlere bol bol övguler dizdi!


21 şubat akşamı Türkiye, Irak Kürdistan'ı topraklarında, Irak Merkezi hükümetine ve onun Devlet Başakanı Celal Talabani'ye rağmen, PKK ye karsi,havadan operasyonlarının yanı sıra, karadan da operasyona girişti. Operasyonu haber vermek için bilgilendirilen Celal Talabani'ye, aynı zamanda Türkiye'ye de davet edildi. Hiçbir ülke devlet başkanı böylesi bir durumda, bir davet kabul etmez, hatta operasyona kalkışan ülkeden de, böylesi bir davet cüreti dahi yapılamaz! Kabul etmek gerekir ki, burda çok anormal bir durum vardır. Bu anormal durum Kürtler arasında haklı tepkilere neden oldu.


Herhangi bir devlet başkanı, başka bir ülkeye ait askeri birlikler, onbinlerce askeri ile kendi ülkesi topraklarında operasyon yaparken, yapılan bu çalışma ziyareti teklifini hakaret kabul eder ve bunu derhal geri çevirirdi. Celal Talabani'nin bu konuda gerekli hassasiyeti göstermediği ve Türkiye'yi alelacele ziyaret etmek istediği, yapılan ziyaret davetine verdiği yanıttan da anlaşılıyordu. Celal Talabani, daveti kabul ettiğini ancak, operasyonların sürdüğü bir sırada bu ziyaretin hoş karşılanmayacağını bildiğinden, ziyaretini operasyon sonrasına erteleyerek, gerçekleştirdi.


Fakat öte yandan, unutmamak lazım ki, Celal Talabani nevi şahsına münhasır bir Kürt siyasetçisidir! O pek çok badiren geçmiş, çok şey yaşamış ve görmüş, eşi ve benzeri az rastlanan bir siyasetçidir. O ömrünü, Kürt halkının kurtuluşu ve refahı uğruna mücadele içinde geçirmiş, çok yetenekli ve donanımlı bir şahsiyettir. Elbetteki yanlışları pek çok olmuştur, ama o hiç bir zaman Kürt halkının mücadelesini ve kurtuluşunu bir an bile unutmadan mücadele etmiş bir insandır.


Düşünün ki, Yekitiya Nıştıman Kürdistan'ı (YNK) kuran, vareden ve bugünlere getiren, onun azimli ve maharetli politikası olmuştur. Elbetteki bunları hepsini tek başına yapmış değildir. Ama onun, inkar edilemez emeği, mahareti, birleştirici meziyetlerinin büyük payı vardır YNK'nin oluşumunda ve başarısında. O, eğer başka bir ülkede ve normal koşullarda siyaset yapabilme olanağını elde etseydi, inan ki, bugün uluslararası politik şahsiyetlerin başında gelirdi. Her tarafı dost olmayan güçlerle çevrili, Ortadoğu ve Kürdistan'da, bunca yıl politika güderek ayakta kalmak ciddi bir maharet, ustalık işidir.


Düşünün o bir peşmerge önderi!

Saddam ve Baas rejimine karşı yıllarca dağda mücadele etmiş, açlık, hastalık ve benzeri bir dizi yoklukla mücadele etmiş, iğne ile kuyu kazar gibi,Kürdistan ulusal mücadelesini örmüş ve bugünlere, Irak Cumhurbaşkanı makamına gelmiş,YNK kurucusu, Kürt halkı ve peşmerge önderlerindendir!


Tüm bunları yazıp sayarken, niyetim kimseye, Celal Talabani propagandası yapmak değil. Zaten onun buna ihtiyacıda yoktur. Şayet ihtiyacı olsa bile, bunu benden daha etkili yapabilecek araç ve gereçlere zaten sahipitir. Veya bu görevi yapacak, başka pek çok Kürt vardır.


Bu uzun uzadıya anlatımımla, Irak Kürdistan'ı önderlerinden YNK ve peşmerge lideri Celal Talabani'nin nerden nereye geldiğini anımsamak ve hayatın deyim yeride ise, ne tür cilvelerle dolu olduğuna dikkatleri bir daha çekmektir! Yani düşünün, Saddam ve Baas rejimine göre 'bir asi', 'bir eşkiya', 'kurulu düzene başkaldıran ve ele geçtiği yerde yok edilmesi gereken bir 'devlet' ve halk düşmanı'.


İşte bu adam, Celal Talabani, bugün Irak Cumhurbaşkanı! Kürdistan dağlarından, Irak Cumhurbaşkanlığı sarayına uzan bir hayat hikayesine sahip. Üstelik bu görevini ifa ederken, asla ve asla Kürt kimliğini, YNK önderi sıfatını bir an dahi unutmadan ve inkar etmeden yapmaktadır. Irak Cumhurbaşkanlığı koltuğuna bu sıfatlarını koruyarak, ikinci kez Cumhurbaşkanı olma onurunu elde etmiş biridir, Celal Talabani.


Bu hususlari sayarken, dikkat cekmek istedigim konu, bugun icin Celal Talabani'nin, Irak'in yeniden inşasında ve şekillenmesinde üstlenmiş olduğu roldür! O, Irak'lı, hem Kürd hemde diğer etnik unsurların büyük desteğini almış ve bu suretle ikinci kez Irak Cumhurbaskanlığı koltuğuna oturmus, Kürt kökenli bir devlet adamı ve lideridir. Irak'ı birinci elden temsil etme gücü ve güvenine sahip önemli bir Kürt şahsiyetidir.


Bu ayni zamanda artik Irak'ta, Kürt halkının elde etmiş olduğu kazanımların nedenli önemli olduğunun da bir kıstasıdır. Kürt Federe Bölgesinin önemli güçlerinden YNK nin lideri artık Federal Irak'ın Cumhurbaşkanıdır. Bu hiç bir surette unutulmamasi gereken önemli bir aşama ve kazanımdır.


Hani zaman zaman Türk politikacıları, 'aydınları' yazar ve çizerleri iddia ederler ya, Türkiye'de, Kürtlerin gelmediği makam yok gibidir, devletin her katında görev alan Kürtler vardir. Son dönemlerde buna Tayyip Erdoğan'da katıldı ve partisinden yetmiş beş Kürt milletvekili olduğunu dolayısı ile 'Kürtleri de partisinin temsil' ettiğini iddia etmeye çalışmaktadır!


Ama öte yandan da,Türk parlamentosunda, Kürt kimliğine sahip çıkan, açık seçik, ben 'Kürd”üm diyen ve Kürtlerin 'haklarinin gasp edildiğini' ileri sürebilecek tek bir milletvekili dahi çıkmıyor ve çıkmadı. Oysa, Kürt halkını temsil etmek demek, gasp edilen Kürt halkının hakları mücadelesini vermekten geçer, yoksa Kürt orijinli olmak fazla birşey ifade etmez! Geçmiştede pek çok Türk partisi vitrinini, Kürt orijinli milletvekilleri ile doldurdu, ama o milletvekillerin, Kürt halkının mücadelesine ne katkısı oldu? Kürt halkının yaşadığı acıları dindirmekte onların çabası ne oldu? Koca bir hiç! Dolayısı ile sapla samanı birbirine karıştırmamak gerek.


Demek istediğim o ki, Türk devletinin, Celal Talabani'nin, uzun soluklu mücadelesinden, yani Kürdistan dağlarından uzayıp gelen ve Irak Cumhurbaşkanlığı koltuğu ile taçlanan misyonundan ve üstlenmis olduğu rolden çıkarması gereken, qissadan hisse türünden ciddi dersler vardır!


Bekleyip görelim, Tayyip Erdogan'in, 6 Nisan Diyarbakir ziyaretinden ne tür paketler ve Kürt sorunun çözümü için ne tür öneriler çıkacak, hep birlikte göreceğiz!


10 Mart 2008

 

 

 

 

 

 

Irak ve Irak Kürdistan'ı ciddi gelişmelere gebedir!

Arkadaşım, Kardeşim, Ağabeyim: Ibrahim Güçlü!

Medeniyetler İttifakı mı, Yoksa Egemenler İttifakı mı?

'Molla Mehmet Karayılan Kürt idi, Ben de Kürt'üm!'

Katıksız bir yurtsever: Ferit Uzun

Bu terör havası, pogrom provasıdır!

Bir direnişçinin, devrimcinin anısına
geçikmis bir yazı!

DTP, ”Hak ve Özgürlükler Hareketidir !”

Diyarbakır'ın yurtsever halkına görevdüşmektedir!


Resmi söylemle düşman ilan edilmek!

Bunları ‘söyleten'e karşı, bir operasyon şart oldu!

Vicdan muhasebesi! 

Sapla samani birbirine karıştıran Dilek Yaraş'a yanıt (1)

Apo'ya Sığınarak, Demir Küçükaydın'dan Şikayetçi Olmak!

Hem nalına hem mıhına vuran aydınlar!

 

 

Hitler'i ve kavgam kitab'ini kim neden referans olarak gösteriyor

Yürekli bir hukukçu aranıyor!
Terbiyesiz Bir Herif Daha!
Irak Kürdistan’ındaki Kürtler, Türkiye Kürdistan’ındaki Kürtlerin nesi olur?
Yeniceoba Belediyespor!
Şayet Taha Akyol Kürt olsaydı, böyle mi düşünürdü?
ABD”nin Irak Müdahalesi ve olası gelişmeler
Kürt halkı provake, Türk halkı da manipule edilmek istenmektedir!
Kendiliğinden halk olmaktan...!
Kürt Yurtseverlerin ‘terörist’ kategorisinde anılmasına sessiz kalmayın!
Hiç bir şey eskisi gibi olmayacakmış!’
Ince elenip sık dokunmayan bir deklerasyon üzerine!
Siyasal yönden farklı legal partilere gereksinim var
Coğrafyamızın koşullarını yadsımadan, yapılanmak!
Türkiye'nin AB sürecine, muhatap olamayan Kürtler!
Referandum şiarını ortak paydaya dönüştürelim
Nami diğer Halit Sinan'ın portresınden kesitler!  
Danışıklı döğüş
Geçmişin tekrarı olacaksa......!