Arşi


Sağlıklı olmayan bir tartışma

Bizim eski çevreden gelen arkadaşlar arasında, kanımca şağlıklı olmayan bir tartışma, tüm iyi niyetlere rağmen boy gösterdi! Oysa hedeflenen tartışma ve anma böyle başlamamalıydı. Dikkat edilirse, hiç kimse yapılan olayı tasvip etme, sahiplenme ve savunma peşinde değildir. Tartışmanın her iki tarafıda olayı kınadıklarını ve böylesi olayları reddettiklerini söylemelerine rağmen, sanki birbirini anlamamakta ısrarla, herkes yazılmış bir kaç yazıya rağmen inat etmektedir!

 

Oysa alınan bunca mesafe ve deneyımlerden sonra çıkarılması gereken ders ve sonuçlar böyle olmamalıydı. Birbirimizi anlamakta daha fazla çaba sarf etmeliydik. Ama ne yazık ki bu olgunluğa henüz eremediğimiz, yanlışlığı herkes tarafından kabul edilen bu olay, bize bir daha göstermiş oldu. Bizim yapacağımız ”sen ” ”ben ” kavgasının zamanının çoktan geçtiğini anlamış olmak gerekirdi. Ama nerde……..

 

Mehmet Oruç”un arkadaşlari, artık onlar kimlerse, diledikleri zaman ve mekanda, diledikleri araçlarla Mehmet Oruc”u anma hakkına sahiptirler, kimse bu hakkı onlardan alamaz! Hiç kimse de bu tür anma etkinliklerinden gocunamaz! Fakat bu tür etkinlikler yapılırken daha titiz olmak gerekir!

 

Hiç olmazsa herkesi ayni kefeye koymadan kimi tassaruflar eleştirilebilir ve eleştirilmelidir. Unutulmamalıdır ki, Mehmet Oruc ve diğer arkadaşlarla hareket etmeden de, yapılan bu saldırı tasvip edilmeyebilir. Nitekim de, bu tür eylemleri ve saldırıları doğru bulmayan pek çok insan olduğu gibi, kurumsal olarakta bu eylem ve saldiriyi kınayanlar olmuştur. Bunlar Vildan Tanrikulu”nun yazisinda belirtildiği için ben bir daha tekrar etmeyeceğim.

 

Belirtmeye gerek yok ki, yapılan genellemeler, ister istemez hem kurumsal olarak bu olayı mahkum edenleri hala töhmet altına bırakır, hem de kişisel olarak ta insanları üzer, dolayısı ile yapılan saptama ve mahkum edilen kimi eğilimleri herkese mal etmek doğru bir tutum olmamalıdır.

 

Kimi arkadaşlar, son on onbeş yılın olay ve gelişmeleri takip etmemiş olabilirler. Bu konuda yapılan yazılı ve sözlü açıklamaları okumamış ve izlememiş olabilirler. Ama sırf kendileri olaylari izlemediği ve gelişmelerden habersiz olduğu için de, herkesi eleştirme, töhmet altına alabılme haklarını kendilerinde görmemelidirler!

 

”Mehmet niye ölmüştü ? Eski “arkadaşları” yıllarca suskun kaldı utanılacak şekilde. Sahip çıkamadılar kendi hatalarına. Özür dileyemediler. Pisliklerini gizlemeye çalıştılar. Devekuşu misali görmezden gelmeye çalıştılar. Gecikmiş bir özür Sait Aydoğmuş'tan geldi önceki yıl. Küllenmiş vicdan azaplarını depreştirmiş olmalı ki kimilerinin hoşuna gitmedi bu özür.”

 

Erdem Gencan”in yukardaki bu paragrafinin neresi doğru Allahaşkına? Erdem Gencan, gelişmeleri izlememiş, takip etmemiş, haberşizdir! Şayet bunlari yapmiş olsaydi, herhalde yukardaki paragrafi böyle yazmazdi.

 

Mehmet Oruc eski arkadaşlari tarafindan, nasil olmuşsa olsun öldürüldüğü için, arkadaşlari hala da utanmaktadirlar! Hiç olmazsa bir kesim insan böyle düşünmekte ve bu nedenlede uygun zeminlerde bunu dile getirmişler ve bir kesim insan kurum olarakta özür dilemişlerdir. Hiç olmazsa, bir kesim insan bu pisliği gizlemeye, Deve kuşu misali başını kumma gömme çabasi içinde olmadi!

 

Herkes böyle mi düşünmektedir? Onu ölçecek arac ve gereçlere sahip değilim. Herkesin böyle olmasini bekleyecek halimizde yoktur! Kim bu eylemin yanliş olduğunu kabul ediyorsa, elindeki araclarla bu tepkisini yillar sonra bile olsa dile getirmelidir ve bu da yapilmiş ve yapilmaktadir! Bu bir olgunluk ve erdemdir.

 

Dolayısı ile Mehmet Oruc'un arkadaş ve dost çevresi, herkesi ayni kefeye koymadan daha titiz davranarak, eleştirilerini yapmalidirlar. 1977 yılının Kasim ayında, ona ve diğer iki Siverekli hemşehrime, Istanbulda bir gece misafir olmus benim gibi insanlari, bu polemik ve gereksiz tartışmalar bir hayli üzmektedir

 

17 Eylül 2008

 

'Kürt Sorunu: Barışı ve Geleceği Birlikte Aramak' toplantısı üzerine gözlemler

Kürt Halkı'nın Talebi Nedir?

Diyaloğun bir ayağı sakat kaldı!

Timsahın gözyaşları!

Qisadan Hisse!

Irak ve Irak Kürdistan'ı ciddi gelişmelere gebedir!

Arkadaşım, Kardeşim, Ağabeyim: Ibrahim Güçlü!

Medeniyetler İttifakı mı, Yoksa Egemenler İttifakı mı?

'Molla Mehmet Karayılan Kürt idi, Ben de Kürt'üm!'

Katıksız bir yurtsever: Ferit Uzun

Bu terör havası, pogrom provasıdır!

Bir direnişçinin, devrimcinin anısına
geçikmis bir yazı!

DTP, ”Hak ve Özgürlükler Hareketidir !”

Diyarbakır'ın yurtsever halkına görevdüşmektedir!


Resmi söylemle düşman ilan edilmek!

Bunları ‘söyleten'e karşı, bir operasyon şart oldu!

Vicdan muhasebesi! 

Sapla samani birbirine karıştıran Dilek Yaraş'a yanıt (1)

Apo'ya Sığınarak, Demir Küçükaydın'dan Şikayetçi Olmak!

Hem nalına hem mıhına vuran aydınlar!

 

 

Hitler'i ve kavgam kitab'ini kim neden referans olarak gösteriyor

Yürekli bir hukukçu aranıyor!
Terbiyesiz Bir Herif Daha!
Irak Kürdistan’ındaki Kürtler, Türkiye Kürdistan’ındaki Kürtlerin nesi olur?
Yeniceoba Belediyespor!
Şayet Taha Akyol Kürt olsaydı, böyle mi düşünürdü?
ABD”nin Irak Müdahalesi ve olası gelişmeler
Kürt halkı provake, Türk halkı da manipule edilmek istenmektedir!
Kendiliğinden halk olmaktan...!
Kürt Yurtseverlerin ‘terörist’ kategorisinde anılmasına sessiz kalmayın!
Hiç bir şey eskisi gibi olmayacakmış!’
Ince elenip sık dokunmayan bir deklerasyon üzerine!
Siyasal yönden farklı legal partilere gereksinim var
Coğrafyamızın koşullarını yadsımadan, yapılanmak!
Türkiye'nin AB sürecine, muhatap olamayan Kürtler!
Referandum şiarını ortak paydaya dönüştürelim
Nami diğer Halit Sinan'ın portresınden kesitler!  
Danışıklı döğüş
Geçmişin tekrarı olacaksa......!