Arşi

 

Makul olmayan Kürtler'e öneriler!

 

Aktütün karakolu saldırısından sonra eğer fark edildiyse, çok farklı bir tartışma süreci başlandı. Daha önceleri adeta tabu olan kimi öneriler ve görüşler, daha bir yüksek sesle dillendirilmeye başlandı. Üstelik bunu yapanlarda, daha düne kadar bu tür tartışma ve önerilere çok sert olarak karşı çıkanlardı.

 

Örneğin Federe Kürt Hükümeti ile doğrudan doğruya bir görüşmeyi kim göze alabilir veya aklından geçirebilirdi? Ama bugün gelinen noktada artık böylesi bir ilişki artık doğrudan doğru devlet politikası olma yolunda. Bu nedenlede Kürt Federe Hükümet'i Başbakan ' ı Neçırvan Barzani, görüşmelerde bulunmak üzere Türkiye'ye davet edilmiştir! Sürmekte olan düşük yoğunluklu savaşı önlemek için önerilen başka bir seçenekte, daha önce yüksek sesle konuşulması bile vatan hainliği gibi algılanan af projesi ve bunun yanında daha pek çok başka hususlardır.

 

Elbettte, her zaman olduğu gibi bu kez de, Kürtler'i toptan düşman olarak algılayan ve yorumlayan pek çok kişi oldu! Kürtler'i topluca düşman gören bu anlayış sahipleri, mutlaka Güney Kürdistan'ın cezalandırılması gerektiği, Barzani'in burnunun sürtülmesinin şart olduğu ileri sürüldü ve buna benzer pek çok şey dillendirildi.

 

Bu hararetli tartışma ve önerilerin ışığında, bilmem fark edilidi mi, bir şöyle bir tasnifte yapıldı, Bu tasnif kanımca oldukça önemlidir: ' Makul Kürtler ve makul olmayan Kürtler !' Bu sınıflandırmanın elbetteki bir kıstası olmalıdır. Bu tasnifi yapanların tabi ki, böyle bir kıstasları vardır ve buna da sırası geldiği vakit değineceğim!

 

Bilmem, Engin Ardıç'ın 11 Ekim Cumartesi günü Sabah gazetesindeki köşesini herkes okuyabildi mi? Engin Ardıç, dostu Emre Aköz'e hak vererek, AKP'nin Kürt meselesini çözemeyecek fikrine katılarak, Kürtler'in taleplerini şöyle sıraladı:

 

"Kürtçe eğitim, değiştirilmiş olan Kürtçe köy ve kasaba adlarının geri verilmesi, Kürtçe televizyon kanalı, siyasi af, bölgede ekonomik kalkınma hamlesi" falan gibi bir paket' şeklinde düşünülen birtakım haklar

 

Bunları isteyen fakat Türkiye Cumhuriyeti "bünyesinde" de kalmak yanlısı Kürt vatandaşlarımıza, "makul Kürtler" deniyor.


"Makul olmayan Kürtler" de, bunlarla bile yetinmeyecek, ille de ayrılmak, bağımsız bir devlet kurmak, daha doğrusu Kuzey Irak'la da birleşmek, yani
Türkiye Cumhuriyeti'ni bölmek isteyenler.


İkinciler elbette her görüldükleri yerde ezileceklerdir, birincilerle hiç olmazsa insan gibi oturup konuşmak mümkün.

 

Şimdi, Engin Ardıç, Kürt sorununu bilmiyor olsaydı, belki yazacaklarımız çok daha farklı olurdu. O Kürt meselesine pek çok kimseden daha fazla vakıf, buna rağmen işin kolayına kaçmayı yeğliyor. Kürt sorununu ve Kürt halkını 'makul Kürt ve makul olmayan Kürt' derekesine düşürerek, işin içinden sıyrılmaya çalışıyor! Mesele bu kadar basit olsaydı, neden o zaman Kürt meselesini devlet çözmedi sorusunu yanıtlamak zorunda. Yoksa çözülmemiş tüm sorunların müsebibi Kürtler midir?

 

Onun kast ettiği anlamda, makul Kürt'ler her zaman vardı. Ama onun gibi düşünen yazar ve çizer takımı ile devlet, burunlarının dibindeki ne sorunu görmek istediler ne de sözünü ettiği makul Kürtler'i görmek istediler! Isterse açıp bakabilir, 1960 ve 70 yıllardaki mahkeme tutanaklarını. Orda görecektir ki, pek çok makul Kürt, Kürt sorunun makul çözümü için olağanüstü bir çaba sarf etmiş, bu uğurda uzun yıllar mahkeme koridorlarını aşındırmış, işkencelere uğramış ve en nihayet uzun hapis cezalarına çarptırılmış!

 

Bu ileri sürdüklerime kanıtlardan birisi, Kürt tarihinde 49 olayi veya davasi olarak bilinen tutuklamalardır. 'Makul 49 Kürt aydını' uyduruk gerekçelerle tutuklanmış, aylarca zindanlarda bekletilmiş, süründürülmüş ve en nihayet davalar açılmıştır! Bir diger dava ise Antalya'da, merhum Sait Elçi, Şakip Epözdemir ve arkadaşlarına karşı açılan KDP davasında, tutukluların mahkeme belge ve savunmalarıdır! Şakip Epözdemir'in savunmasını açıp okumak zahmetine katlanırsa, 'makul Kürt'lerin' o yıllarda Kürt sorunun çözümü konusundan ne tür tezler ve istemler ileri sürdüklerini görecektir.

 

Ayrıca 12 Mart askeri mahkemelerinde tutuklu DDKO üyesi Kürt yurtsever genclerinin yapmış olduları savunma ve ileri sürdükleri tezlerde başka bir 'makul Kürt' örneğidir. Ama bu 'makul Kürt'lere' ne oldu, biliyor mu? Bu 'makul Kürt'ler bu 'makul' savunmalarından ve mücadelelerinden ötürü uzun hapis cezalarına çarptırıldılar. Hiçkimse bu 'makul Kürtler'in 'gözünün yaşına bile bakmadı, o yıllarda!

 

Neden peki, bunları sorup soruşturan veya merak eden var mı? Çünkü, Kürt yurtseverlerinin ileri sürdüğü tezlerin aksine, resmi devlet tezlerine göre 'Kürt' diye bir halk yeryüzünde yoktu. Onlara göre yalnız ve yalnız dağlı Türk'ler vardı! Böylece yapılacak tek şey bu dağlı Türkler'e medeniyet götürmek, yani onlar zorla ortadan kaldırılamıyorsa, hiç olmazsa onları assimile etmek! Bir insanlık suçu olan assimilasyona Kürtleri tabi tutmak. Hani,Türk Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya'da asimile edilmek istenen Türk göçmenlere karşı, Almanya'nın insanlık suçu işlediğini ima etmek istiyordu ya, işte öylesine bir şey.

 

Engin Ardic , "Kürtçe eğitim, değiştirilmiş olan Kürtçe köy ve kasaba adlarının geri verilmesi, Kürtçe televizyon kanalı, siyasi af, bölgede ekonomik kalkınma hamlesi" falan gibi bir paket' şeklinde düşünülen birtakım haklar

 

Bunları isteyen fakat Türkiye Cumhuriyeti "bünyesinde" de kalmak yanlısı Kürt vatandaşlarımıza, "makul Kürtler" deniyor.

 

Engin Ardıç, Kürtler için böyle bir tasnif yapıldığını ve bu sınıflandırmaya göre de, makul olarak kabul edilen Kürtler'le oturup herşeye rağmen konuşulabilirmiş diyor. Yukarda sıralamaya çalıştığım örneklerin hepsi, Engin ardıç ve daha baskalarının 'makul Kürtler' diye kabul ettiği Kürtler'i kapsıyor!

 

Eğer bu istemler makul Kürt olma ölçüsü olarak kabul edilecekse, silahlı mucadeleyi bir tarafa koyarsak, PKK de, siyasi talepleri açısından bu kapsamda ele alinabilir bir pozisyondadir. Çünkü PKK de aşağı yukarı aynı siyasi istemleri dillendirmektedir!

 

Demek ki, makul olarak kabul edilen Kürtler'le hiç olmazsa artık konuşmak mümkünmüş, ama makul olmayan Kürtler de, görüldükleri yerde ezileceklerdir! Kürt 'vardır, yoktur, dağlı mıdır, ovalı mıdır derken, tartışmalar nihayet sonuçlanarak, Kürtler'in artık var olduğu kabul edilir hale gelirken, bu kez de 'makul ve makul' olmayan Kürt ayırımı ile karşı karşıyayız. Bu da, hiç fena değil. Hani nerden nereye geldik!

 

O zaman bize, bu 'makul olmayan Kürt'ün” görüldüğü yerde ezilmesinin, önüne geçmenin bir yolunu bulmak düşmektedir! Bende, düşüne düşüne söyle bir formül buldum, ama bunu hem 'makul olmayan Kürtler'e' hemde bu kategoriyi icad eden iktidar ve güc sahibi Türkler'e, kabul ettirebilir miyim bilmem?

 

Eğer 'makul olmayan Kürtler' önerimi yerinde görürlerse; Kıbrıs Adasının bölünmüşlüğüne son vermek için, bu son dönemlerde yeniden yapılan sondajlar çerçevesinde, 'makul Türkler'in, Kıbrıs sorunun çözümüne ilişkin tezlerine parelel veya çerçevesinde, Kürt meselesini çözmeyi gündemlerine alarak, önerici olsalar, bu çerçevede, Kürt meselesinde çözüm için çaba sarf ettiklerinde, 'makul olmayan Kürt'ler olarak, 'makul bir tez' sahibi düzeyinde 'itibar sahibi' olacaklar. Ayrıca, Kürt sorununun çözümünde, BM ve diğer uluslararası kurumlar nezdinde, muhatab kabul edilebilme şansı elde eden, bir pozisyona sahip olabilir, diye düşünüyorum.

 

 

14 Ekim 2008

 


 

 

 

'Sağlıklı olmayan bir tartışma

Kürt Sorunu: Barışı ve Geleceği Birlikte Aramak' toplantısı üzerine gözlemler

Kürt Halkı'nın Talebi Nedir?

Diyaloğun bir ayağı sakat kaldı!

Timsahın gözyaşları!

Qisadan Hisse!

Irak ve Irak Kürdistan'ı ciddi gelişmelere gebedir!

Arkadaşım, Kardeşim, Ağabeyim: Ibrahim Güçlü!

Medeniyetler İttifakı mı, Yoksa Egemenler İttifakı mı?

'Molla Mehmet Karayılan Kürt idi, Ben de Kürt'üm!'

Katıksız bir yurtsever: Ferit Uzun

Bu terör havası, pogrom provasıdır!

Bir direnişçinin, devrimcinin anısına
geçikmis bir yazı!

DTP, ”Hak ve Özgürlükler Hareketidir !”

Diyarbakır'ın yurtsever halkına görevdüşmektedir!


Resmi söylemle düşman ilan edilmek!

Bunları ‘söyleten'e karşı, bir operasyon şart oldu!

Vicdan muhasebesi! 

Sapla samani birbirine karıştıran Dilek Yaraş'a yanıt (1)

Apo'ya Sığınarak, Demir Küçükaydın'dan Şikayetçi Olmak!

Hem nalına hem mıhına vuran aydınlar!

 

 

Hitler'i ve kavgam kitab'ini kim neden referans olarak gösteriyor

Yürekli bir hukukçu aranıyor!
Terbiyesiz Bir Herif Daha!
Irak Kürdistan’ındaki Kürtler, Türkiye Kürdistan’ındaki Kürtlerin nesi olur?
Yeniceoba Belediyespor!
Şayet Taha Akyol Kürt olsaydı, böyle mi düşünürdü?
ABD”nin Irak Müdahalesi ve olası gelişmeler
Kürt halkı provake, Türk halkı da manipule edilmek istenmektedir!
Kendiliğinden halk olmaktan...!
Kürt Yurtseverlerin ‘terörist’ kategorisinde anılmasına sessiz kalmayın!
Hiç bir şey eskisi gibi olmayacakmış!’
Ince elenip sık dokunmayan bir deklerasyon üzerine!
Siyasal yönden farklı legal partilere gereksinim var
Coğrafyamızın koşullarını yadsımadan, yapılanmak!
Türkiye'nin AB sürecine, muhatap olamayan Kürtler!
Referandum şiarını ortak paydaya dönüştürelim
Nami diğer Halit Sinan'ın portresınden kesitler!  
Danışıklı döğüş
Geçmişin tekrarı olacaksa......!