Arşi

 
TRT' de, Kürtçe alt yazı istiyorum!

TRT şeş çok dillilik bağlamında, Kürtçe yayına başlayınca pek doğal ki, Kürtçe yayın ve buna bağlı olarak tartışma ve eleştirilerde farklı boyutlarda gündeme gelmeye başladı. Bundan da garipsenecek bir durum görmüyorum. Bu tartışma kervanına en son katılan Atılgan Bayar oldu.

 

Akşam gazetesi yazarı Atılgan Bayar, 12 Şubat günkü köşe yazısında; 'TRT şeşte Türkçe alt yazı istiyorum' diyerek, hayırlı bir iş yaptı. Demek ki, kimi taleplerin gündeme gelebilmesi için, o talebin bir zorunluluk olarak kendini dayatması gerekirmiş! Atılgan Bayar'ın bu isteminden kötü bir amaç veya sonuç çıkarmak istemiyorum. Çok haklı olarak Kürtçe yayın yapan TRT şeşin, yayınlarını izlemek ve anlamak istiyor!

Birleşme ve kaynaşmanın ancak insanların veya vatandaşların birbirini anlaması ile sağlanabileceğini ileri sürerek 'soruna' kendince parmak basıyor.

 

Üstelik bu haklı istemden bulunurken, başka bir konuya, kanımca Kürt hareketinin yıllarca ihmal ettiği veya üzerinde yeterli derecede kafa yormadığı bir gerçeği de, kendi perspektifinden dile getiriyor; TRT şeşin, onunda verdiği vergilerle finanse edildiği, bu nedenlede, TRT şeşin, programlarını izlemek ve anlamak istediğini belirtiyor. Ayrıca ‘TRT şeşin işlevi sadece Kürt vatandaşlarımızın gönlünü almaktan ibaret kalmasın; onların biz Kürtçe bilmeyenlere kendilerini anlatabilmeleri, bizim de onların hissiyatlarını anlayabilmemiz için bir zemin olsun' diyor.

 

Birbirimizi anlamak ve dinlemek hoş şeylerde, ama TRT şeş olmadanda, birbirimiz anlamak ve dinlemek zorunda değilmiydik acaba? Türkler bin yıldan beri Kürtlerle yan yana ve yer yerde iç içe yaşamaktadırlar, neden Kürt halkını anlama, dinleme gereği duyulmadı, Kürt halkının hisssiyatı kaale alınmadı, bu çağrı ve feryatlar kulak ardı edilidi, diye sormak gerekmez mi?

 

Kürt halkı, TRT şeşle var olmadı ki! Orta Doğu'nun bağrında binlerce yıldır yaşamış ve yaşamaya devam edecek olan bu halk, diliyle, kültürüyle, gelenek ve görenekleri ile hep var oldu. Kürt hissiyatını duymak veya anlamak için TRT şeşi beklemiş olmak, doğru bir tutum mudur? Hele hele birde, Siverek'le de bir bağlantında varsa, bu konuda çok geç kalmış olduğun ortaya çıkmaz mı?

 

Hele daha, TRT şeşin kırkı bile çıkmadan, benim verdiğim vergilerle, TRT şeş, finanse ediliyor, demek de neyin nesi? Bu Kürtler'i kendine borçlu çıkarma cingözlüğü mü? Eğer güdülen amaç bu ise, Kürtler size değil, siz Kürtler'e daha çok borçlu çıkarsınız! Unutmayın ki, TRT yanılmıyorsam 41 yayın yılındadır, bu ne demektir biliniyor mu veya üzerinde hiç düşünüldü mü?

 

TRT tam 41 yıl boyunca, Kürt halkını verdiği vergilerle finnse edilmiş demektir! TRT tam 41 yıl boyunca milyonlarca Kürt insanını, dilini, kültürünü ve varlığını yok farzetmistir! Bu insanlardan aldığı vergilerle TRT yi finanse etmiştir. Ama hiçkimse, Türkçe anlamayn, bu insanlara, hiç olmazsa kendi ana dillerinde, alt yazı ile bu yayınları ulaştırmayı düşünmemiştir!

 

41 yıl boyunca, Kürtçe alt yazısız yayın yapan TRT nin yayınlarını eleştirmeyen, birlik beraberlik ve bütünleşmeden söz etmeyen Atılgan Bayar, TRT şeşin Kürtçe yayınlarını bahane ederek, vergi verdiğini, bu yayının, onunda, ödediği vergilerle finanse edildiğini ileri sürebilmektedir! Oysa, onun unuttuğu başka bir gerçek var; TRT Kürt halkından aldığı vergilerle, 41 yıl yayın yaptı. Kürt halkı TRT yi, yıllarca finanse etti ve üstelik çoğu kez de, TRT, Kürt karşıtı yayınlar yaptı. Demek ki, TRT 41 yıl, Kürt halkına borçludur! Bu borçu tahsil etme zamanı geldi ve geçti.

 

Herşeye rağmen, Atılgan Bayar'ın önerisine katılıyorum: TRT şeş, Türkçe alt yazı vermelidir, ama tabi ki, benimde bir istemim var TRT 1, 2, 3 ve 4'ten, bende, Kürtçe alt yazı isteyeceğim, bunu yıllarca yapmadılar, hiç olmazsa artık şimdi yapsınlar!

 

Sırası gelmişken, verilen bu vergiler meselesine bakmakta yarar vardır sanıyorum:Yoksa, daha pek çok kişi verdiği vergileri bahane eder. Bir kere, kürt hareketi bu vergiler meseleinde sınıfta kalmıştır. Çünkü Kürt halkıda vergi ödemekte, ama bu vergiler Kürt halkının talep ve çıkarlarları doğrultusunda kullanılmamaktadır. TRT yayınları konumuz olduğu için, ona kısmen değindim.

 

Başka bariz bir alanda ‘milli eğitimdir'. Kürt halkından alınan vergilerle, Milli Eğitim Bakanlığı bütçesi oluşturulmakta ve eğitime bu vergilerden pay ayrılmaktadır. Peki, bu eğitim milli midir? Yoksa, bu eğitim, Kürt çocuklarını asimile etmekte midir? Kürt halkından alınan vergilerle Kürt çocuklarına, bilmedikleri ve anlamadıkları bir dille eğitim verilmekte değil midir? Kendi dilinde olmayan, bir eğitim nasıl milli olabilir? Bu nedenle işlev gören bir bakanlık, nasıl Milli Eğitim Bakanlığı olabilir?

 

Bu bakanlığın, milli olması için, bunun Kürtçe, yani kendi ana dilimizde de, eğitim yapması ve yaptırması da, gerekmez mi? Herşey bir tarafa, bu bakanlığın bütçesi, Kürt halkının da verdiği, vergilerden pay almıyor mu? Eğer Kürt halkıda vergi ödüyorsa, bu vergilerin finanse ettiği, Milli eğitim Bakanlığı, Kürt halkına ana dilde eğitim vermekle yükümlü değil midir?

 

Yerel seçimler, tüm yakıcılığı ile gündemdeyken, herhalde işlenmesi gereken konuların başında da bu sorun olmalıdır. Kürt siyasileri mutlaka bu konuyu, yerel seçimlerde işlemeli ve bu konuda, kamuoyu yaratmada, seçim ortamını iyi değerlendirmelidirler, diye düşnüyorum?

13 Şubat 2009

Rêber û Şehîdê Kurdistanê: Necmettin Buyukkaya

Maksadını aşmadın mı?

TRT 6 Kürtçe yayına başlarken!

Makul olmayan Kürtler'e öneriler!

'Sağlıklı olmayan bir tartışma

Kürt Sorunu: Barışı ve Geleceği Birlikte Aramak' toplantısı üzerine gözlemler

Kürt Halkı'nın Talebi Nedir?

Diyaloğun bir ayağı sakat kaldı!

Timsahın gözyaşları!

Qisadan Hisse!

Irak ve Irak Kürdistan'ı ciddi gelişmelere gebedir!

Arkadaşım, Kardeşim, Ağabeyim: Ibrahim Güçlü!

Medeniyetler İttifakı mı, Yoksa Egemenler İttifakı mı?

'Molla Mehmet Karayılan Kürt idi, Ben de Kürt'üm!'

Katıksız bir yurtsever: Ferit Uzun

Bu terör havası, pogrom provasıdır!

Bir direnişçinin, devrimcinin anısına
geçikmis bir yazı!

DTP, ”Hak ve Özgürlükler Hareketidir !”

Diyarbakır'ın yurtsever halkına görevdüşmektedir!


Resmi söylemle düşman ilan edilmek!

Bunları ‘söyleten'e karşı, bir operasyon şart oldu!

Vicdan muhasebesi! 

Sapla samani birbirine karıştıran Dilek Yaraş'a yanıt (1)

Apo'ya Sığınarak, Demir Küçükaydın'dan Şikayetçi Olmak!

Hem nalına hem mıhına vuran aydınlar!

 

 

Hitler'i ve kavgam kitab'ini kim neden referans olarak gösteriyor

Yürekli bir hukukçu aranıyor!
Terbiyesiz Bir Herif Daha!
Irak Kürdistan’ındaki Kürtler, Türkiye Kürdistan’ındaki Kürtlerin nesi olur?
Yeniceoba Belediyespor!
Şayet Taha Akyol Kürt olsaydı, böyle mi düşünürdü?
ABD”nin Irak Müdahalesi ve olası gelişmeler
Kürt halkı provake, Türk halkı da manipule edilmek istenmektedir!
Kendiliğinden halk olmaktan...!
Kürt Yurtseverlerin ‘terörist’ kategorisinde anılmasına sessiz kalmayın!
Hiç bir şey eskisi gibi olmayacakmış!’
Ince elenip sık dokunmayan bir deklerasyon üzerine!
Siyasal yönden farklı legal partilere gereksinim var
Coğrafyamızın koşullarını yadsımadan, yapılanmak!
Türkiye'nin AB sürecine, muhatap olamayan Kürtler!
Referandum şiarını ortak paydaya dönüştürelim
Nami diğer Halit Sinan'ın portresınden kesitler!  
Danışıklı döğüş
Geçmişin tekrarı olacaksa......!