Arşi

 

Gecikmiş ulusal değerlerin yükselişi ve 'ötekiler!'

 

18. Abant toplantısı, iki gün boyunca, 15/16 Şubat 2009 da, Kürdistan Federe Bölgesinin Başkenti Erbilde yapıdı. Pek doğal ki, katımcılar ve gazeteciler, izlenimlerini, görüşlerini ve tartışmaların önemli hususlarını okuyucuları ve kamuoyu ile paylaşmaktadırlar.

 

Ben de, herkes gibi, bu gözlem ve tartışmalara ilişkin yorumlari hem heyacanla hemde merakla okumaktayım. Çok mantıklı ve kompleksiz olarak, Irak Kürdistan'ına ilişkin değerlendirmede bulunan, Irak Kürdistan'ı ile daha yakın ilişkiler geliştirilmesini arzulayan bir hayli yorum yapıldı ve temennilerde bulunuldu. Buna rağmen, biz Kürtler'in, işlerinin zor olduğunu, daha önümüzda yapılacak çok şey olduğunu, bariyerleri ortadan kaldirmada, katetmemiz gereken uzun bir yol oldugunu, bir daha gözlemledim!

 

Demek ki, kimi gerçekleri anlamak ve anlatmak için Kürt halkının, gösterdiği olağanüstü çaba ve koşuşturmalar yetmiyormuş, daha yapılması gereken çok iş varmış!

 

Üstelik Abant toplantısına katılan katılımcıların pek çoğu, Türk veya başka orijinden gelenleri kastediyorum, genellikle Kürt dostu insanlardır, hiç olmazsa Kürtlere düşman gözü ile bakmayan, aydın, yazar ve gazetecilerdir. Eğe, Kürtler bu kalibredeki kimi aydın ve gazetecilere kendilerini anlatamamışlarsa, Kürt halkına daha önyargılı bakan 'ötekilere' kendini anlatması, daha güç olması gerekir!

 

Bu kaanate nasıl vardım peki? Zaman gazetesi yazarlarından, Ali Bulaç'in 18 Şubat 2009 tarihli yazısını okuyunca! Ali Bulac, dindar bir insandır ve referanslarını da, islam dini üzerinden yapmaktadır. Inançları gereği öyle yapmaktadir. Bunda yadırganacak bir durum yoktur. Ali Bulaç, Irak Kürdistan'ı ve geç kalmış Kürt milliyetçiliği konusunda düşünce görüş ve eleştirilerinde bulunurken, başvurduğu referanslar, onun icin mutlaktır, hatta tek ve değişmez evrensel kural islam dinidir.

 

Ali Bulaç'in yaptığı eleştiri, görüş bildirme ve önerilerini islami cenahtan, yani dindar kesimden gelen eleştiri ve öneriler olarak, kabul etmeliyiz. Kürt milliyetçiliğini, kızamık'a benzeterek, bir an önce Kürtler'in bu kızamiktan yani milliyetçilikten kurtulmasi için; ”Umarım Kürtler de bu kızamıktan bir an önce kurtulmaları için İslam'ın kutlu nehrine koşar, bizim yaşadığımız trajedileri yaşamazlar' diyor.

 

Kürt ulusal uyanışı ve yükselen ulusal değerlerin yarattığı atmosferi, bir cocuğun çıkartmakta olduğu kızamıka benzeterek, bu kızamıktan kurtuluşun panzehirini, Kürdistan ve Kürt halkı için Ali Bulaç, 'islamın kutlu nehrine koşmaları'nı öneriyor!

 

Ali Bulac, Kürt halkının ağırlıklı olarak, islam dinine mensup olduğunu, unutmuş olabilir mi? Tabii ki, hayır. Hal böyleyken, Kürt halkını, hangi nehre ve neden koşturacağız? Ağırlıklı olarak müslüman olan Kürt halkı, aynı zamanda, müslüman olmayan azınlıklarında, Kürdistan'da yaşadığını unutabilir mi? Başka dinlere mensup bu insanları, zorla mı müslüman yapacağız? Kürdistan'da, Ezidi dinine mensup olan Kürtler'ide mi, zorla bu nehre koşmaları için, müslümanlaştıracağız? Alevi Kürtler'i, şiddet kullanarak sünni müslüman mı yapacağız? Buna hakkımız var mı? Kürt ulusal yükselişinin önüne geçmek için, herkes kendince, Kürt halkına yol ve yordam gösteriyor, reçeteler sunuyor, artık bilinmelidir ki, Kürt halkının ihtiyacı olan bunlar değil. İhtiyacımız olan, kurtuluşumuzun ulusal değerlere, daha sıkı sıkıya bağlılık olduğunu anlamak ve kavramaktan geçtiğini, geçte olsa anlamış olmaktan geçmektedir!

 

İslami kesimden gelen, yazar ve gazetecilerin referansları, inançları gereği böyle düşünürken, sol kesimden gelen her türden 'solcu'nun da referansları ve Kürt hareketine bakışı ile Irak Kürdistanı'na ilişkin değerlendirmesi ise daha bambaşka olabilmektedir.

Bu da, elbetteki, madalyonun bir başka yüzüdür. Ona da bakmaktada yarar vardır: Özellikle Türk solcuları, Kürt ulusalcılığını nasıl ele alıyor ve nasıl değerlendiriyor? Bunlar, aslında siyasal sol perspektiflerini yitirmiş ve demoralize olmuş gizli 'ulusalcı ve Avrasyacı' Türk 'solcuları'dır. Bu kesimler, Kürt ulusal hareketini, feodal, gerici ve işgalci Amerikan işbirlikçileri olarak değerlendiriyor. Bu gerekçelerle, Türk solunda, Irak Kürdistan'ına karşı müthiş bir Kürt karşıtlığı alabildiğine yaygın.

 

Hamas ve Filistinlilere gösterilen dayanışma çağrıları, yardım kampanyaları, mitingler, çeşitli gösteri ve toplantıların hiç biri, Kürtler için yapılmadığı gibi, Irak Kürdistan'ını işbirlikçi, Barzani milliyetçisi kukla bir yönetim olarak değerlendirerek bir an önce yıkılması ve tasfiye edilmesi gereken, emperyalizmin ileri bir karakolu olarak değerlendiriyor! Mümkün olsa, bu demoralize unsurlar, Kürdistan'a karşı adeta bir haçlı 'sol' seferi düzenleyecekler!

 

Sol gruplarin referansı, anti ABD ve Batı karşıtlığı temeli üzerinden yükseliyor! Çünkü, onlara göre, Batı ve ABD emeperyalizmi, Kürtler'i destekleyerek, Türkiye'yi parçalama hesapları içindedir! Oysa Türkiye, NATO üyesidir ve ABD'nin ileri derece müttefikidir. İsrail'le yakın ilişki ve işbirliği içindedir. Ama bu olguları ve realiteyi görmezler, eleştirilerini buraya yöneltmezler. Çünkü: Türk solu, ağırlıklı olarak, ulusalcı/milliyetçi ve militarist güçlerin perpektifinden, Kürt ulusal hareketini ve onun mücadelesine bakmakta ve değerlendirmektedir!

 

Sol terminolojide, bol bol geçen, ezilen ulus ve halkların dayanışması, halkların kardeşliği, ezilen ulus milliyetçiliğinin demokratik özü ve ilerici muhtevası, Kürt ulusal hareketi sorununda, gündeme, nedense hiç gelmiyor. Türk 'solu ve solcuları,' ”ulusalcı/milliyetçi perspektifle, Kürt karşıtı Avrasyacı güçlerin kuyrukçuluğunda, Kürt hareketini değerlendirdiği için, Kürt ulusal kazanımlarını, düşmanlık boyutunda ele alarak, Irak Kürdistanı Federe Hükümetinin bir an önce ortadan kaldırılması gerektiğini düşünüyor.

 

Çünkü, onlara göre; ABD emperyalizmi ve Israil, bölgede ikinci bir 'İsrail' yaratmak peşinde koşuyormuş! Israil'in bölgede, Filistin meselesinde takındığı yanlış tutumun faturası, açıkca Kürt ulusal kazanımlarının ortadan kaldırılması ile Kürt halkından, tahvil edilmek isteniyor!

Anlaşıldığı üzere, Kürt ulusal hareketi ve kazanımları, sağdan ve soldan gelen eleştiri ve saldırılara maruz kalmaktan kendini alamıyor! Bu bağlamda, tekrar Ali Bulaç ve iddalarına dönersek:

'Kürt Bölgesel Yönetimi'nin aydınları zor bir süreçten geçiyor. Kendilerine "öteki" aramaya kalkıştıklarında önlerinde üç ana Müslüman halk çıkıyor: Araplar, Türkler ve Farslar.'

 

Ali Bulaç, bu satırlarla acı bir gerçeği gözardı ediyor! Kürtler, hala Farslar, Türkler ve Araplar için 'öteki' olmaktan çıkmadı. Kürt halkının müslüman oluşu bile, Kürtleri 'öteki' olmaktan alıkoyamadı. Kürt ulusal değerlerinin yükselişi ve bu değerlere olan ilgi sadece ve sadece, Kürt halkını 'öteki' olmaktan kurtarmak, çabasından başka birşey değildir. Hala Kürt halkı, bu halkların, yaşadığı ülkelerin ve devletlerin hala ciddi tehditleri altındadır!

Bu ülke yöneticilerinin, yaptığı çeşitli toplantılarda ve verilen demeçlerinde, bu tehlıkeyi sezinlememiş olmak mümkün mü? Yani kısacası, Kürtler henüz 'öteki' olmaktan kendini kurtaramadı ki, başkasını ötekileştirsin. Ama tabi ki, Kürtlerle komşu olan Arap, Fars ve Türk halkı için, Kürt halkı nasıl bir 'öteki' ise, aynı zamanda ve makul bir çerçevede, bu halklar da, Kürt halkı için bir 'ötekidir', bunda yadırganacak veya korkulacak ne olabilir? Unutulmasın ki, 18. Abant toplantısı ve bu toplantıya katılan, aydın, yazar ve gazetecilerin, Irak Kürdistanı Federe Bölgesi için kullandıkları, Kuzey Irak kavramı bile, mesaj bakımından çok şeye işaret etmekte değil midir?

 

Irak Kürdistanı Federe Bölgesinin, sıfatını görmezden gelerek, yapılan tüm iyi niyetli adlandırılmalar, dikkate değer bir ötekileştirmedir! Üstelik bu sıfatı kullananlar, nisbeten kendilerini Kürt dostu ve Kürtlerle dostluk ilişkilerini geliştirme ve kurma misyonu yüklemiş Kürt 'dostlar'ı olarak adlandırmaktadırlar. Böylelikle, Kürt coğrafyasına ismi ile hitap konusunda, Türk kökenli yazar, gazeteci ve aydınların gösterdiği olağanüstü hassas tutum, ister istemez, bir başka kuşkuya neden olabilmektedir! Yani, kendi cöğrafyasında, hala öteki 'görülme!'

 

Unutulmasın ki, Kürt halkı, düşmanlık boyutunda, kimseyi 'ötekileştirmiyor!' Bu çabalar, olsa olsa daha ziyade, tahakküm ve baskılarla, hakları gasp edilen, varlığı adeta yok edilmek istenen bir halkın, ulusal birliğini inşa ve ulusal değerlere sahip çıkma güdüsünden başka birşeye tekabül etmiyor. Bundan daha doğal acaba ne olabilir? Yazımı burda bitirirken, herşeye rağmen, Ali Bulaç'ın aşağıdaki belirlemelerine katılmamakta mümkün değildir:

 

'Her üç halkı ötekileştirmek yeni Kürt ulusal kimliğinin inşaı için fonksiyoneldir. Fakat 21. yüzyılda bu zor görünüyor. Çünkü küreselleşme ve bölgeselleşme trendleri öylesine güçlü ki, her halükârda ötekileştirdikleri halklarla ve devletleriyle zorunlu ilişkiler içine girmek zorundadırlar. Bu yüzden "yakın ötekiler" olan Araplar, Türkler ve Farslar, Kürtlerle kader birliği içindeler'

 

Kürt halkına yakın bu 'ötekilerle' çizilen çerçevede ve yaklaşımla, kurulacak tüm ilişkilerden daha normal ve makul, başka şeyde herhalde olamaz. Tüm Kürtlerin temmenisi de budur zaten!

 

23 Şubat 2009

 

”Kürt Sorunu: Barışı ve Geleceği Birlikte Aramak”

TRT' de, Kürtçe alt yazı istiyorum!

Rêber û Şehîdê Kurdistanê: Necmettin Buyukkaya

Maksadını aşmadın mı?

TRT 6 Kürtçe yayına başlarken!

Makul olmayan Kürtler'e öneriler!

'Sağlıklı olmayan bir tartışma

Kürt Sorunu: Barışı ve Geleceği Birlikte Aramak' toplantısı üzerine gözlemler

Kürt Halkı'nın Talebi Nedir?

Diyaloğun bir ayağı sakat kaldı!

Timsahın gözyaşları!

Qisadan Hisse!

Irak ve Irak Kürdistan'ı ciddi gelişmelere gebedir!

Arkadaşım, Kardeşim, Ağabeyim: Ibrahim Güçlü!

Medeniyetler İttifakı mı, Yoksa Egemenler İttifakı mı?

'Molla Mehmet Karayılan Kürt idi, Ben de Kürt'üm!'

Katıksız bir yurtsever: Ferit Uzun

Bu terör havası, pogrom provasıdır!

Bir direnişçinin, devrimcinin anısına
geçikmis bir yazı!

DTP, ”Hak ve Özgürlükler Hareketidir !”

Diyarbakır'ın yurtsever halkına görevdüşmektedir!


Resmi söylemle düşman ilan edilmek!

Bunları ‘söyleten'e karşı, bir operasyon şart oldu!

Vicdan muhasebesi! 

Sapla samani birbirine karıştıran Dilek Yaraş'a yanıt (1)

Apo'ya Sığınarak, Demir Küçükaydın'dan Şikayetçi Olmak!

Hem nalına hem mıhına vuran aydınlar!

 

 

Hitler'i ve kavgam kitab'ini kim neden referans olarak gösteriyor

Yürekli bir hukukçu aranıyor!
Terbiyesiz Bir Herif Daha!
Irak Kürdistan’ındaki Kürtler, Türkiye Kürdistan’ındaki Kürtlerin nesi olur?
Yeniceoba Belediyespor!
Şayet Taha Akyol Kürt olsaydı, böyle mi düşünürdü?
ABD”nin Irak Müdahalesi ve olası gelişmeler
Kürt halkı provake, Türk halkı da manipule edilmek istenmektedir!
Kendiliğinden halk olmaktan...!
Kürt Yurtseverlerin ‘terörist’ kategorisinde anılmasına sessiz kalmayın!
Hiç bir şey eskisi gibi olmayacakmış!’
Ince elenip sık dokunmayan bir deklerasyon üzerine!
Siyasal yönden farklı legal partilere gereksinim var
Coğrafyamızın koşullarını yadsımadan, yapılanmak!
Türkiye'nin AB sürecine, muhatap olamayan Kürtler!
Referandum şiarını ortak paydaya dönüştürelim
Nami diğer Halit Sinan'ın portresınden kesitler!  
Danışıklı döğüş
Geçmişin tekrarı olacaksa......!