Arşi


Kürdistan, Ermenistana komşu oldu!

Genel seçimler, havasında geçen yerel seçimler, nihayet yapıldı. Yerel seçimlerde, gerek AKP gerek diğer partiler ve özelliklle de DTP beklenmedik sürprız sonuçlar aldı. Şimdi herkes seçim sonuçlarını değerlendirmek üzere sayısız yorum ve analizler yapmakla meşgul. Her siyasi parti, seçim sonuçları üzerine kafa yormakta, nerde doğru ve nerde yanlış yapıldığının araştımaları üzerinde hararetle çalışmaktadır. Zaten doğrusu ve yapılması gereken de budur. Ama gelgör ki, bir seçim demeçi var ki çok entressandır ve kanımca herkesin ve de özellikle Kürt siyasi parti ve aydınlarının üzerinde epey düşünmesi gereken, tehlikeli ama, kimilerinin bilinç altının dışı vurumu babından da, hayli yararlı bir demeç olmuştur!

 

Hele özellikle, AKP ve Genel Başkanı başta olmak üzere, pek çok yetkili ve etkili kişinin DTP'yi sık sık etnik siyaset yapmakla itham ettiği günlerde, böylesi bir demeç ve seçim değerlendirmesi, mutlaka nazara alınması gereken bir beyandır!

 

Esasında bu açıklama veya değerlendirme, yapılan tüm değerlendirme ve açıklamaları, kanımca gölgesinde bırakır mahiyettedir. Herkes, kimin nerden ne kadar oy aldığı, neden ve niçin oy aldığı tartışma ve tahlilleri ile meşgulken, Cemil Çiçek tarafından yapılan seçim değerlendirmesi en çarpıcı değerlendirmedir. Tüm diğer iyi niyetli değerlendirmeler, hiç şüpsesiz ki bu analizin gölgesinde kalmaya mahkumdur.

 

Bu nedenle, hangi partinin neden AKP'den ne oranda kopardığı veya kaç AKP'linin, adayının hangi belediyede başkanlıkları aldıkları, veya hangi ilde meclis üyesi oldukları ve yerel seçimlerde, kaçının gerekli performansı göstermedikleri, bu çarpıcı açıklama ile önemini yitirmiştir! Aynı şekilde, CHP ve MHP'nin, yerel seçimlerde göreceli bir oy artışı göstermiş olmaları da hakeza, Cemil Çiçek'in demeci sayesinde, kanımca önemini yitirmiş bulunmaktadır!

 

Sorun, artık Kürt partileri ve adayları ile kontra Türk parti ve adayları ile elde edilen seçim zaferi boyutunda ele alınarak, değerlendirilmektedir! Bunu yapan da, öyle bildiğimiz sorumsuz, laletayin, sıradan bir insan değil, bunu yapan, AKP'nin en yetkili isimleri arasında gelen ve Ba ş bakan Yardımcısı görevi üstlenmiş, bir zat tarafında yapılmaktadır. Olay öyle küçümsenecek boyutta değildir. Bu demeç, Erdoğan'ın 2008 de Hakkaride yaptığı ve 'ya sev ya terk et', çağrışımı yapacak türden ve o ölçüde çok ciddi bir boyuttadır. Tayyip Erdoğan'ın, bu demeci veren Cemil Çiçek'e tavır alıp kızdığı söylense de, artık mızrak çuvala sığacak gibi değildir!

Öyle anlaşılıyor ki, yerel seçim sonuçları, pek çok Türk politikacısı ile yetkili ve etkili kişilerin psikolojisini bozmuştur. Bir panik havası var ve bu panik havası bilinç altındaki pek çok şeyi tetiklemektedir.

 

Kürt aday ve seçmenlerin DTP'den yana bir tavır sergilemiş olmaları, Cemil Çiçek ve benzeri gibi pek çok politikacının, aslında yıllardan beri etnik bir politika güttüklerinin deşifre edilmesinde turnosol kağıdi görevi görmüştür. Türk egemen sisteminin parçası olan siyasi partiler, Kürt coğrafyasında etkin oldukları zaman mesele yoktur, ama yalın ayak, başı kabak Kürt halkının çocukları, siyaset yapma becerisini göstererek, coğrafyalarında iktidar oldukları zaman da, kıyamet kopmaktadır. Yani Kürt partilerinin, Kürt coğrafyasında iktidar olmaları, Cemil Çiçek için, o telaffuz etmese bile, Kürdistan'ın Ermenistan'a komşu olması anlamına gelirmiş! Böylece de, Cemil Çiçek, yerel seçim değerlendirmesinin merkezine, Kürdistan ve Ermenistan komşuluğunu sokarak, dikkatleri bu boyuta çekmiş oldu!

 

Seçimler öncesi ve sonrasında, hatta yıllardan beri, herkes el birliği ile gerek DTP'nin ve gerekse de yasaklanmış tüm Kürt partilerinin, etnik siyaset yaptığı ve Türkiye partisi olamadığı tartışma ve tesbitlerinde bulundu. Oysa seçimlerden sonra, ortaya çıkan tabloya bir baksalar ne çok şey görecekler. Görecekler ki, AKP, dışında hiçbir parti, Türkiye düzeyinde siyaset yapan ve Türkiye partisi olma sıfatını kazanmış değildir. DTP ve Kürt adaylarının elde ettikleri seçim sonuçları ile kafayı meşgul etmek yerine, bir dönüp Türkiye seçim haritasına bakmayı akıl etseler ve bu bulguları kamuoyu ile paylaşsalar, ortaya çıkacak tablo daha gerçerkçi olur.

 

Şimdi sormak gerekmez mi, CHP hangi politik söylemi ve açılımı ile Türkiye partisidir? Yerel seçimlerdeki oy dağılımı bir veri olarak alınacaksa, CHP, hangi illerden en fazla oy almış ve hangi iller ve yörelerde yerel yönetimleri elde etmiştir, ve hangi iller ve bölgelerde silinip gitmiştir. Ortaya çıkacak tablo pek çok şeyi yanıtlamış olacaktır. Bu haliyle ve seçmen bileşimi ile CHP, Türkiye partisi midir? Bu soruya, ‘evet' denilebilinir mi? Ak Deniz, Marmara ve Ege sahillerine doğru, dört nalla koşan bir görünüp arz etmiyor mu CHP'si?

 

Bu mudur, Türkiye partisi olmak? Neden DTP'si için kullanılan kriterler, CHP'si için geçerli olmuyor? DTP, Doğu ve Güney Doğu Anadolu'ya sıkışık kalmışsa, CHP'si de koşar adımlarla, adını saydığım bölgelere doğru süretle yol almakta değil midir? Bu gidişle, denize dökülülmesini bile kimse engelleyemez! Üstelik CHP'si açık ve saçık bir Türk partisidir.

 

Kuruluşundan beri, Türk etnisitesi üzerinden siyaset yapan bir partidir.

DTP'nin veya herhangi başka bir Kürt partisinin, Kürt coğrafyasına sıkışıp kalmanın, izahı elbetteki vardır, ama ya CHP'sinin, izahı ne olabilir? CHP'si de, şu an ki görünümü ile bölge partisi olmanın yanısıra, son dönemlerin yaygın deyimi ile 'Beyaz Türkler'in' partisidir, ki bu daha da kötüdür!

Sosyal Demokrat olma iddiasındaki bir parti için, bunun ağır bir suçlama olması gerekirken, CHP'lilerin, bu sıfattan rahatsız olduklarına dair bir tek işaret bile yoktur.

 

MHP'nin aldığı sonuçlar sanki çok mu, farklıdır? O da, belirli bölgelerden oy alıp, belirli bölgelerden ancak aday çıkarabilmektedir. Zaten bu nedenle değil midir, AKP yalnız ve yalnız kendisini tek Türkiye partisi olarak adlandırmakta ve diğerlerini belirli bölge ve alanlara sıkışmış partiler olarak değerlendirmektedir. MHP bölgecilik orda kalsın, yıllar yılı ırkçı ve faşit güçlerin, Türkiyedeki tek ve güvenilir partisi olmadı mı? Tüm bu bilinenlere rağmen, değişik isimlerle, Kürtler tarafından kurulan partilere, etnisite üzerinde siyaset yapma suçlamasında bulunmak, yüzsüzlük değil midir?

Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek'in ”Türkiye'nin belirli bir bölgesinde DTP'den başka parti kalmadı. Iğdır'ı da aldılar, yani Ermenistan sınırındalar. AKP o bölgede sadece Mardin'i kazandı. Tamam, Ankara'yı aldık diye sevinebiliriz, CHP de İzmir'i aldık diye övünebilir. Ama bu kutlamanın Türkiye'nin güvenlik açısından sorunlu bölgesine yardımı olmaz. Oraya ayrıca dikkatle bir bakmak gerekir."

 

Cemil Çiçek, Kürtler söz konusu olanca, AKP, CHP veya MHP arasındaki çelişki ve ayrılıklar farketmez, bir tutum sergileyerek, ötekileştirerek, düşmanlaştırdığı Kürt halkına, adaylarına ve seçim başarılarına çok hasmahane bir tavırla dikkatleri çekiyor! Bu tutumdan herkesin çıkarması gereken dersler vardır sanırım. Kürt halkıda, payına düşeni elbetteki alacaktır!

 

2 Nisan 2009

 

Li welêt bûma, min ê dengê xwe bida kê!

Empati!

Gecikmiş ulusal değerlerin yükselişi ve 'ötekiler!'

”Kürt Sorunu: Barışı ve Geleceği Birlikte Aramak”

TRT' de, Kürtçe alt yazı istiyorum!

Rêber û Şehîdê Kurdistanê: Necmettin Buyukkaya

Maksadını aşmadın mı?

TRT 6 Kürtçe yayına başlarken!

Makul olmayan Kürtler'e öneriler!

'Sağlıklı olmayan bir tartışma

Kürt Sorunu: Barışı ve Geleceği Birlikte Aramak' toplantısı üzerine gözlemler

Kürt Halkı'nın Talebi Nedir?

Diyaloğun bir ayağı sakat kaldı!

Timsahın gözyaşları!

Qisadan Hisse!

Irak ve Irak Kürdistan'ı ciddi gelişmelere gebedir!

Arkadaşım, Kardeşim, Ağabeyim: Ibrahim Güçlü!

Medeniyetler İttifakı mı, Yoksa Egemenler İttifakı mı?

'Molla Mehmet Karayılan Kürt idi, Ben de Kürt'üm!'

Katıksız bir yurtsever: Ferit Uzun

Bu terör havası, pogrom provasıdır!

Bir direnişçinin, devrimcinin anısına
geçikmis bir yazı!

DTP, ”Hak ve Özgürlükler Hareketidir !”

Diyarbakır'ın yurtsever halkına görevdüşmektedir!


Resmi söylemle düşman ilan edilmek!

Bunları ‘söyleten'e karşı, bir operasyon şart oldu!

Vicdan muhasebesi! 

Sapla samani birbirine karıştıran Dilek Yaraş'a yanıt (1)

Apo'ya Sığınarak, Demir Küçükaydın'dan Şikayetçi Olmak!

Hem nalına hem mıhına vuran aydınlar!

 

 

Hitler'i ve kavgam kitab'ini kim neden referans olarak gösteriyor

Yürekli bir hukukçu aranıyor!
Terbiyesiz Bir Herif Daha!
Irak Kürdistan’ındaki Kürtler, Türkiye Kürdistan’ındaki Kürtlerin nesi olur?
Yeniceoba Belediyespor!
Şayet Taha Akyol Kürt olsaydı, böyle mi düşünürdü?
ABD”nin Irak Müdahalesi ve olası gelişmeler
Kürt halkı provake, Türk halkı da manipule edilmek istenmektedir!
Kendiliğinden halk olmaktan...!
Kürt Yurtseverlerin ‘terörist’ kategorisinde anılmasına sessiz kalmayın!
Hiç bir şey eskisi gibi olmayacakmış!’
Ince elenip sık dokunmayan bir deklerasyon üzerine!
Siyasal yönden farklı legal partilere gereksinim var
Coğrafyamızın koşullarını yadsımadan, yapılanmak!
Türkiye'nin AB sürecine, muhatap olamayan Kürtler!
Referandum şiarını ortak paydaya dönüştürelim
Nami diğer Halit Sinan'ın portresınden kesitler!  
Danışıklı döğüş
Geçmişin tekrarı olacaksa......!