Arşiv

Bu Sefer Farklı Olabilir

Güney Kürdistan'da gelişen her türlü olumlu süreci frenlemek için öteden beri devletin sürdüregeldiği politikalar, bugün kartların açık oynanacağı son aşamaya gelmiş gibi gözüküyor.

Şimdiye kadar her ne kadar devletin en yetkili kurumları sürkli olarak ''Kuzey Irakta'' bağımsız bir Kürt devletine izin vermeyeceklerini dile getirip, kendilerince böylesi bir oluşumun önünü kesmek için ellerinden geleni yaptıylarsa da, bunu mümkün olduğunca dolaylı yollardan ve çoğunlukla da PKK'nin Güneydeki varlığını bahane gösterek yaşama geçirmeye çalışmıştı.

Güney defalarca büyük askeri kuvvetlerle işgal edildi, ancak hiç bir zaman Güney'deki kurumlaşma gerekçe gösterilerek yapılmamıştı bu. ABD'nın Iraka ilişkin yapmayı planladığı saldırı ve sonrasında ortaya çıkabilecek bir Kürt devletinin varlığından rahatsız olan devlet, ilk defa Güneyli güçlere uyarı ve tehtidler göndererek böyle bir oluşumu gerekirse zorla engelleyecekleri sinyallerini vermekte ve hatta buna ilkişkin hazırlıklar da yapmaktadır.

Devlet her zamanki gibi bir taşla iki kuş vurmaya çalışmaktadır: Bir yandan KADEK'i etkisiz kılmak, bir yandan da Güney Kürdistan'da Kürt halkı lehine gelişecek bir süreci sekteye uğratmak. Daha önceleri hep birinci amaç ön plana getirilerek ikincisi saklanırken, bu sefer tersi yapılmakta ve ikinci sebep ön planda tutulmakta, diğerinin adı bile geçmemektedir. Sanırım devlet bunu bilinçli olarak yapmakta ve Kuzey'li güçlerle Güney'lileri aynı anda karşısına aldığı imajını uyandırmadan, onların olası bir dayanışmasını engellemeye çalışmaktadır. Ayrıca iki güç arasındaki değişik sebeplerden kaynaklanan çelişkiler de kullanılarak, operasyonlar döneminde onları karşı karşıya getirmek için büyük çabalar sarf etti. Daha önceleri PKK hedef olarak lanse edildiği için, Güneyli güçler ya tarafsızlaştırılmaya ya da PKK ile savaşa sürüklenmeye zorlanırdı. Bu sefer ise topun ağzında KDP-YNK vardır ve KADEK'e bu anlamda dolaylı olarak farklı bir misyon biçilmek istenebilir.

Ancak devletin çıkmazı şurada; biliyorki eğer saddam devrilir de Irak ve Kürdistanda oturmuş bir yapı oluşursa, artık elini kolunu sallayıp istediği an Güneye giremeyecektir. Bu onlar için belki de son bir fırsattır, bu açıdan oraya girmişken KADEK'e de ağır bir darbe vurmak isteyebileceğini düşünüyorum. KDP-YNK ile birlikte tüm Kürt güçlerinin karşıya alınması, dolaylı da olsa onların birleşmeleri, en azından bir birleriyle savaşmamaları fırsatını da doğuracaktır. Kürtlerin birliği için ilk defa bu kadar güçlü objektif şartlar gelişmiştir. Eğer KADEK taktik yapma adı altında devlete mesajlar vermek ve ona yaranmak için her hangi bir olumsuzluğun içine düşmezse, bu Kürtler adına sadece bölgede değil, dünya çapında yeni imkanlar açacaktır. Bölgedeki bir Kürt ittifağı yankısını bulacak ve eskiye dayalı tüm çelişki ve ön yargılara rağmen dünyadaki bütün Kürtler arasında bir dayanışma ve moral duygusu yaratacaktır.

Devletin Güneydeki bir oluşumu engellemek amacıyla çılgınca bir girişimde bulunmakta ne kadar kararlı olduğunu bilemem, umarım kopartılan bu fırtınalar, daha çok seçimlerde prim kazanmak isteyen partilerin sunı bir çabasıdır ve umarım devlet de Kürt halkının yıllardan beridir elde ettiği kimi kazanımlarını terketmeyeceğini anlar, beyhude bir çabanın içine düşmez. Yakalanmaya çalışılan barış ve güven ortamını geliştirmek dururken, kimseye yarar getirmeyecek çatışma ortamlarına sürüklenmenin ne anlamı var? Ancak her şeye rağmen devlet bir çılgınlığa girişirse, bu sefer durumun kendisi açısından eskisi gibi olmayacağı açıktır.

Jijan jiyîn e..
Tarihten ders çıkartmak.
Medya Rüya Değil
Artık Kurban Vermek istemiyoruz!
Vizyon Eksikliği
Medkom Çevresi
Küçük Kaygılar Büyük ideallerin Önünü Kesmemeli
Doğrusu neyse o yapılmalı, fazla söze gerek yok