Arşiv

Devrimci Demokrat Gelenek

Devrimci Demokratların birliği ve sürece müdahaleleri sorunu son dönemlerde camiamızda sürdürüle gelen tartışmalara damgasını vurdu. Aslında sürece müdahale sorunu yeni değil. Bir geleneğe dayanma çabası da. Ancak nasıl bir müdahale ve hangi gelenek sorunu kafaları meşkul eden önemli noktalar olmuştur.

 

Doktor Şıvan'a kadar uzatılan ve Şıvan sonrası dönemi içeren bir gelenekten bahsediliyor. Ancak bu arada Doktor Şıvan'dan kaçış ile ondan medet umma gibi ikili bir yaklaşım sergileniyor. Bir de neredeyse 80'li ve özellikle de 90'lı yıllarda geliştirilen süreçler bir şekilde es geçiliyor. Adeta yaşanmamış var sayılıyor. ''Saitler Geleneği'' unutuluyor.

 

Geçmiş sadece bir dayanak noktasıdır. Bizi geleceğe götürecek deneyimler ve çıkartılan derslerdir. Aksi taktirde ne bugünün sorunsalı kavranabilir, ne de geleceğe dair projelerimiz hayat bulabilir.

 

Geçmişe baktığımızda, ''Saitler Olayı'' nın, Saitlere ait oturmuş geleneklerin oluşumunu sekteye uğrattığını görüyoruz. Başlatılan, ancak çoçukluk çağında kopartılan geleneklerden bahsedebiliriz. Kuşkusuz henüz kimi boyutları karanlıkta kalan bu talihsiz olay olmasaydı, belki de ülkemizin toplumsal ve özellikle de siyasal gelişim süreci çok daha farklı kanallarda akacaktı.

 

Başta ''Devrimci Demokratlar'' olmak üzere Ulusal demokratik hareketimizin bu meseleyi bilince çıkartıp sonuçlar çıkartması gerekiyordu. Ama 70'li yılların hızlı akışı içinde bu konu unutulmaya yüz tutuldu/tutturuldu. Saitleri manevi olarak öldüren, biraz da bu unutulmaya terk edilme yaklaşımı değil miydi? Özellikle de Doktor Şıvan'a karşı sürdürülen bu unutma, unutturma çabası oldukça hazin! Ki bunu yapan da onun en yakın arkadaşlarıydı.

 

Bu anlamda Doktor Şıvan'a sahip çıkılmasını oldukça anlamlı buluyorum. Hak yerini bulmalı. Ancak bu, mitolojik yaklaşımlarla değil ayakları yere basan değerlendirmeler ışığında yapılmalıdır. Aksi taktirde kimi yanlışlıklara saplanma tehlikesi belirecektir.

 

Gelenek oluşturma çabaları ele alındığında, Saitlerin bunda önemli paylarının olduğu görülüyor. Onların Kürt Ulusal Hareketine kazandırdığı en önemli gelenekler bence Şunlardır:

 

Birincisi; Ayrı örgütlenme fikri ışığında politik organizasyonlar oluşturmaları ve yine buna bağlı olarak Kürt ulusal sorununu genel sosyal ve siyasal taleplerden bağımsız olarak ele almaları

 

İkincisi, Ulusal demokratik haklar için pratik bir mücadeleyi başlatmaları..

 

Saitler bu iki noktada birleşiyorlardı, ancak strateji ve taktikler konusunda hemfikir değildiler. Bu da o dönemin mantalitesi içinde değerlendirilebilecek bir hakikattir. Fikir ve yaklaşımlarından ötürü taraflardan birini yüceltip diğerini yermek de gerekmez.

 

Saitler, kurdukları örgütler ve yaydıkları ulusal bilinç aracılığıyla, sonraki gelişmeler için temel attılar. Bu anlamda birer milad olarak kabul edilebilirler. (Tabii ki bu, daha önceleri başlayan ve yine kendilerinin de şu veya bu biçimde içinde yer aldıkları 49'lar olayı gibi çalışmaları gözardı ettiğimiz anlamına gelmez)..

 

Devrimci Demokratlar eğer kendilerine bir başlangıç arayacaklarsa, örgütsel bir zemin yarattıkları ve ulusal bilinç yaydıkları için Saitleri ve özellikle de Doktor Şıvan'ı kendilerine referans seçebilirler.. Ancak Devrimci Demokrat gelenek sadece onlarla sınırlı tutulamaz. Sürekli gelişen ve dönüşen bir gelenektir bu. Perspektiv olarak da Doktor Şıvan'ı kimi yönleriyle aşmıştır. Örneğin Doktor Şıvan bağımsızlık veya federasyon tarzında ayrı bir devletin kurulmasını değil, Türklerle Kürtlerin hak eşitliğini savunmuştur. Yadırgamak için söylemiyorum, kendi döneminde ileri bir talepti bana göre. Ancak Devrimci Demokratlar her ne kadar 75 süreciyle birlikte Doktor Şıvan'ın programını esas almışsa da, daha sonraları stratejisini yenileyip ''Ulusun Kendi Kaderini Tayin Hakkı'' ilkesini benimsemiştir. 80 sonrası süreçte oluşan yeni yapılanmayla ise, hedef ''Bağımsız Birleşik Kürdistan'' olarak tespit edilmiştir.

 

Mücadele anlayışı açısından da Doktor Şıvan'dan ayrı bir seyir izlenmiştir. Dr. Şıvan silahlı mücadeleyi ve illegal örgütlenmeyi asas alırken, sonraki süreçte illegal mücadeleden ziyade, deyim yerindeyse örgütsel anlamda ''saklanma'' politikası güdülmüş. Buna karşılık gençliğe dayalı derneksel faaliyetler ve kitle çalışmaları ise, dönemin kimi olanaklarından da yararlanılarak, ''açık'' yürütülmüştür. Bu konuda devrimci demokratlar kendi içinde tartışmalar yaşamış, ancak değişik mücadele anlayışlarını da içerecek istikrarlı bir rota tutturulamamış. Geçmiş sürecin değerlendirmesi bu yazının kapsamını aştığı için detaylara girmek istemiyorum. Demek istediğim, Şıvan anlayışına denk düşen bir mücadele çizgisi benimsenmemiş ve ya izlenmemiş. Devrimci Demokratlar düşünsel olarak gittikçe daha bir radikalleşip devrimcileşirken, mücadele anlayışı açısından belli alanlara sıkışıp demokratlaşmıştır(!)

 

Aslında 90'larda geliştirilmeye çalışılan süreç, Devrimci Demokratların devrimci ve demokrat taraflarına birlikte işlerlik kazandırma azminden başka bir şey değildi.

 

Devrimci Demokrat hareketin sürekli bir arayış, gelişim ve dönüşüm halinde olduğunu görüyoruz. Belki de bizi hala canlı, kararlı ve ısrarcı kılan budur. Belki de bundan ötürüdür kalıplara sığmazlığımız. Belki de bundan ötürüdür ile de birilerini kendimize mitolojik kahramanlar haline getirmeye ihtiyaç duymamamız. Belki de bundan ötürüdür kimsenin dilinden düşürmediği çok sesliliği, çok renkliliği kendi bünyemizde taşıyabilmemiz..

 

Devrimci Demokrat gelenek hem devrimci, hem de demokrat bir gelenektir. Bunları bir birinden kopartmadan meselelere yaklaşmalıyız. Geleneğin bazı süreçlerine değil, tüm süreçlerine sahip çıkmalıyız. Ama eleştirel yaklaşmalı ve her süreci kendi tarihsel koşulları içinde değerlendirip ileriye doğru yürümeliyiz.

 

 

23. 07. 2006

 

 

 

 

 

 

Kürt Ulusal Sorunu (V) Uluslararası koşulların Önemi

Askeri Konsept Değişikliği

Hedef Tüm Kürdistan

Kürdistan'a Doğru

Nankör Evlat: Terör!

Kürt Ulusal Sorunu (IV) Sığınmacı politikalara son verme zamanı gelmedi mi?

Kürt Ulusal Sorunu (III)
Matruşka Politikalar

Kürt Ulusal Sorunu(II)
Çözüm yolu mutlaklaştırılmamalı!

Kürt Ulusal Sorunu (1) Sorunun adı doğru konulmalı

Benim İçin DDKD'nin Anlamı

Güneşin çocuklari kazanacak

Jijan jiyîn e..

Tarihten ders çıkartmak

Medya Rüya Değil
Vizyon Eksikliği
Medkom Çevresi
Artık Kurban Vermek istemiyoruz!
Bu Sefer Farklı Olabilir
Küçük Kaygılar Büyük ideallerin Önünü Kesmemeli
Doğrusu neyse o yapılmalı, fazla söze gerek yok