Eyyup Karageçi
eyyup_6363@mynet.com
PKK Sorunu

PKK, Türkiye'de çeyrek asırdır başat sorun olarak bütün yakıcığıyla toplumun tüm

kesimlerini derinden etkiliyor. Kürdistan ve Türkiye'de PKK ile ilgisi olan-olmayan binlerce insan PKK li olmakla suçlandı, gözaltına alındı, yargılandı, hapis yatı kim ceza aldı kim işkencelerde öldü sakat kaldı, çoğu insanın psikolojisi bozuldu. ceza evinde çoğu insan geceleri uyurken ranzalarda düşmemek için bağlandı, çoğu insan sadece gözaltında sağ kurtulduğu için aileleri bayram havasıyla adaklar adayarak,tanrıya dua etti, devlet sınır ve dağ eteklerinde bütün yerleşim alanlarını güvenlik nedeniyle zorla boşaltı, boşaltırken zaman ve süre tanımadı, muhtarlıklara uyarı bile yapmadı, milyonlarca kürdü açlıkla terbiye edip ulusal mücadeleden vaz geçirmek için dünyada eşi benzeri olmayan yöntemler uyguladı, insanların üstüne örtecekleri yatak-yorganları bile bilinçli olarak yaktı, yüzlerce büyük ve küçük baş hayvanı ahırlarda sahiplerinin

gözü önünde ahırların kapılarında kapatarak diri-diri yaktılar.

 

Bu vahşete tepki gösteren şahıslarında ailelerin gözü önünde çeşme başlarında

köy meydanlarında kurşuna dizdiler, Kürtlere ibreti alem olsun diye, PKK gerillasını evinde barındıranlar ev sahibiyle birlikte öldürüldüler, örgüte yardım eden çoğu insan ibreti-alem olsun diye halkın gözü önünde kurşuna dizildiler, yaralı yakalanan gerillalar ayaklarına ip bağlanarak arabalara yada dağ köylerinde katırlara bağlanarak ölünceye kadar gezdirildiler, örneğin benim 17 yaşında teyzem oğlu Adıyaman'da böyle

öldürüldü ve binlerce faili meçhul cinayetler ve hala işlem görmemiş

binlerce dosya sumen altı edilmiş. daha neler -neler kaç kitap kaç romana sığar?

ve zorla yerinden yurdundan kopan milyonlarca insan,naylon çadırlarda yaşamını sürdürmeye çalışıyor, zorla yerinden yurdundan koparılan Kürtler, evsiz barksız

adresiz hiçbir sosyal ve yaşam güvencesi olmayan her yerde mahkum olan

Kürtler, soyguncunun tecavüzcünün hırsızın namussuzun zulmüne uğrayan

Kürtler, anında mahkum edilen iftiraya uğrayan canları sıkıldığında;ilimizden defolun gidin; söylemlerine maruz kalan Kürtler, Çukurova da-Ege de-Marmara'da-İç ana doluda bir Nana çalıştırılan; Kürt kızları inşaatlarda gece gündüz çalışan Kürt gençleri.tarlalarda tacize tecavüze uğrayan kızlarımız, açlık yoksuzluk, sefalet, geride bırakılan binlerce yaralı aile ve, top yekun uykuya; hasret bırakılan bir halk,ölüsüne dahi ağlamayan, ÇOCUKLARIN cenazesini almaya giderken saldırıya uğrayan ve aşağılık muamele tabi tutularak geri gönderilen aileler, ölüsüne dahi sarılamayan bir halkın dramı, PKK-ile devlet arasında çıkan çatışmalarda ölenlerin

sayısı 45-50 bin 1500-2000 civarında faili meçhul halk tarafında bilinen cinayetler var.

 

TC PKK karşı yürüttüğü mücadelede hiçbir kural ve kaideye hiçbir hukuka riayet

etmemiştir,son derece kuralsız kaidesiz ve orantısız bir göç kullanmıştır PKK'yi bahane ederek adete KÜRDİSTAN nı tümden boşaltmıştır coğrafyasını yakıp yıkmıştır, körün istediği bir göz Allah verdi iki göz misali adeta; bayram etmiştir, Adana"da dört yıl il başkanlığım dönemimde yüzlerce yasa dışı olaya tanık oldum, göz altında onlarca Kürt kızına tecavüz edildi, onlarcası düşürüldü, yüzlerce kürdün evi sabaha karşı basıldı çanak antenleri televizyonuyla birlikte param parça edildi evde para ve zihniyet eşyalarına el konuldu hane halkı evi içinde toplu olarak dövüldü, ve hiçbir arama tutanağı tutulmadan amaç iz beli olmasın bu binlerce kez tekrar eti,vali ve emniyet müdürüne sorduğumuzda hangi birimdir. Emniyeti mi? Mit mi? Jitem mi? gelen araçların markası plakası neydi, gibi uyduruk- uyduruk cevaplar, verdiler, oysa devletin özel bir konseptiydi bekçisinden valisine kadar herkes işin içindeydi Kürtleri

canından bezdirmek istemlerinden vaaz geçirmek için akla hayale gelmeyen

Hitlere dahi rahmet okutacak yöntemler denendi. Kürtlükten bahseden herkesi

PKK'lı olmakla suçlayıp; Kürt meselesini bütün boyutlarıyla terörize etmeye

çalıştılar, devlet PKK karşı verdiği mücadele de hiçbir kurala riayet etmedi ne kendi hukukunu nede uluslararası hukuka rivayet etmedi, bu günde etmiyor, taraflar bir birinde son derece etkilendiler.

 

PKK kendisi gibi düşünmeyen herkesi hayin işbirlikçi ajan ilan etti, PKK yurtseverliği

dışındaki yurtseverlere farklı bir gözle baktı ve kendi tabanına oldukça farklı yansıttı, kendisine eleştirel yaklaşan kadrolarına da oldukça acımasızca yaklaştı ve bir kulp taktı, tabiri caiz ise etrafta hiç dost bırakmadı, kendisini yalnızlığa mahkum eti buda kendileri için içler acısı bir durum. Kürtler, bu gün oldukça önemli ve tarihsel bir süreçten geçiyor, Türkiye; Amerika buluşmasında ne konuşuldu nelere vaat edildi neye karar verildi doğrusu tam bilmiyoruz bildiğimiz Tayip Erdogan son derece mutlu bu da iyiye delalet değildir, güney Kürdistan güçleri ne kadar gelişmelerden haberdar ne kadar işin içinde yada dışındalar doğrusu onu da tam bilmiyoruz..kuzey güney'e feda mı edildi? İran mı gündeme geldi?Kürtleri; dost gören bir plan varı mı? yoksa Türkiye geçmişteki marifetlerini mi devreye soktu? bunlar çok yakın zamanda su yüzüne çıkacaktır. Dileğimiz TC. geçmişin hatalarını tekrar etmemesidir. Ederse Kürt halkını toptan kaybedecektir, Kuzeyde-güneyde-doğuda-batıda nerde olursa olsun Kürt halkına zarar veren politikalara asla geçit vermemeliyiz.

 

Bu Kürdistan yurtseverliğinin olmasa olmazıdır. dolayısıyla, ABD'nin ortak düşman söylemi umarız bir gaftır. şayet değilse son derece tehlikeli ve düşmanca bir söylemdir, aynı babanın çocuklarına birine dostluk birine düşmanlık yapılmaz.geleceği olmayan son derece tehlikeli bir politikadır. bu politikalara hiç kimse alet olmamalıdır, Kürt aydınları partileri şahısları ilgili olan tüm çevreler mevcut gelişmeler

karşısında tutumlarını netleştirmek zorundadırlar.

 

TC. devleti 84 yıldır Kürt halkına uyguladığı, işkence jenosit, tehcir, asimilasyon, inkar ve imha politikalarının muhasebesini yapmadan, her sabah çocuklarımıza; varlığımız Türk varlığına armağan olsun; antlarına okuturken yeni anayasa çalışmalarında Kürt ve Kürdistanla ilgili bir kelime yok ken, kürdü-kürde kırdıracak politikalara asla alet olmamalıyız, önce bu devlet seyit rızanın, şeh sadin mezarlarının yerini söylesin, karakolların etrafındaki toplu mezarları açsın.zorla göçertilen milyonlarca kürdün geri

dönüşüne imkan tanısın, Kürtleri cezaevine koymanın dışında hiçbir işe yaramayan yasaları deyişsin, Kürt hukukunu Kürt toplumunun gelenek ve görenekleri de içine alan yeni bir anayasa yapsın, acıları barışa kardeşliğe dönüştürsün, ırkçı-kafatasçı propagandayla adeta yam - yamlaştırdığı faşist kitleleri tedavi etsin, onların dışında bir dünyanın ve halkların olduğunu anlatsın ve bir iklim yaratsın,ve bizler buna varız böylesi bir süreci kim baltalarsa gelin hep birlikte mücadele edelim.

saygılarımla

01-12-2007