Mustafa Ak
mustafaak2002@hotmail.com

 

OSMAN AYDIN`DAN BİR KİTAP:
 KÜRDİSTAN ' IN DEMOGRAFİSİ VE KÜRDİSTANDA NÜFUS HAREKETLERİ

 

Bir Halk, kim veya ne olduğuna dair geçmişe doğru uzanan tarihiyle kendilsini belli eder. Her halk bir ad`a sahiptir: Arap. Fars veya Fransiz gibi…ama yine de kimi zaman anketçilerin aynı halkın bireylerine yönelttikleri “Siz kimsiniz” gibi ucu açık sorulara tek yanıt alnmaz. Çünkü sömürgeci ve ırkçı politikaların yok saydığı bir halkın bireylerinde ait olma duygusunun tahrip olması kaçınılmazdır. Nitekim kürt halkının nüfus yapısına ilişkin yapılan araştırmaların sonuçlarında da kürt insanı'nın aidiyet duygusunun büyük ölçüde tahrip olduğu görülmektedir. Bu bakımdan Türkiye Cumhuriyeti resmi sınırlari dahilinde, gerçekten ne kadar Kürt nüfüsü vardir? sorusuna net bir rakam vermek oldukca zordur. Ancak şu kesin söylenebilir; soruya cevap bağlamında gerçeğe en yakın durabilmek için bilimsel bir yaklaşım gerekir. Bu alanda örnek bir çalişma araştırmacı incelemeci, yazar ve kürt aydını Osman Aydın bir boşluğu doldurabimek için kayde değer bir emek harcamış görünüyor.

 

Osman Aydın, bir Kürt aydını olarak Kürdistan'ın tarihiyle uğraşan titiz ve üretken araştırmacılarımızdan biridir. Asıl mesleği hukukçu olan Aydın, pekçok dergi ve gazete de makaleleri yayımlandı. Kısa bir süre önce yayımlanan “Kürt Ulus Hareketi 1925“ adlı çalışmasıyla özgün bir yaklaşım ortaya koyan Aydın; Ardından “ Kürdistan Demografik yapısı Ve Nüfus Hareketleri “ adıyla başka bir çalışması nı okura ulaştırdı.

 

Osman Aydın`nın çalışması Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin resmi sınırlarını kapsadığı Kürdistan coğrafyasıyla sınırlı. Aydın; Konunun bu coğrafyayla sınırlı tutulmasının bir tecihten kaynaklanmadığını, olanaksızlığın mecbur ettiğini söylemektedir.

 

Aydın; Şimdiye kadar tarihimizle uğraşanların hemen hemen hiç dikkatini çekmeyen, ancak birtakım tarihsel olayları belgelemek amacıyla başvurulan bir alana el atmış ve mükemmel bir çalışma örneği vermiştir. Bu çalışma Aydın'nın yedi yıllık çalışma ve emeğinin ürünüdür. Kitabı baştan başa zengileştiren belgelere ulaşmanın güçlüğü de göz önüne alındığında, yazarın gösterdiği çabanın boyutları daha iyi anlaşılmaktadır. Yazar, çalışmasını Türkiye'de yayımlanan devletin resmi istatiki verilerinden nüfus, eğtim, sağlık, adalet, konut, seçim, idari bölünme gibi istatikler) sivil toplum örgütlerinin yaptıkları araştırmalardan, Harita Genel Müdürlüğünün idari ve fiziki haritalarından, köylerin eski yeni isimlerini içeren listelerden ve sınırlı sayıda konu ile ilgili makaleleri ayrıntılarıyla inceleyerek ve ayrıca 1968-1992 yılları arasında Türkiyede Kürtlerin yaşadıkları bütün il ve ilçeleri, 3000 kadar köyü dolaşıp edindiği gözlemlere dayandırmaktadır.

 

Osman Aydın; Türkiye'de yapılan bütün istatistiki çalışmalarda Kürdün yok sayıldığı gerçeğinden hareketle böylesi bir çalışmanın zorluğunu ifade ederken Türk resmi kaynaklarına dayanarak böylesi bir çalışmanın yaplmış olması doğal olarak çelişkili gibi görüneceği ancak bu kaynaklara bilimsel bir metodla yaklaşıldığında doğru sonuçlara varılabileceğini iddia etmektedir.

 

Yazar; Öncelikle eserinde geniş ölçüde tartışma ve inceleme konusu yaptığı “Kürt kimdir ?“ sorusuna açıklık getirmeden önce Kürtleri ırk'i anlamda tartışmadığını hatırlatma gereğini duymaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nın resmi sınırları içinde yaşıyan vatandaşlardan kimlerin Kürt olarak kabul edilebileceği sorusuna yanıt aradığına dair bir uyarıda bulunmaktadır.

Osman Aydın; “Kürt kime denir ?“ Sorusuna cevap olabilecek dört kriter saymaktadır; Dil, Kendini hissetme, Bireylerin kendi özgün kültür kimliklerine sahip çıkmalarındaki arzu, davranış ve Coğrafyaya bağlılık gibi kriterleri sıralamaktadır. Aydın; Her kriterin kendi başına sorulan soruya yetmeyeceğini ancak her dört kriter bir arada hesaba katıldığında sonuca varılabileceğini ifade etmektedir.

 

Osman Aydın, ortaya koyduğu kriterlerin yanısıra başka kriterlerin de sayılabileceğini üstelik kendisinin kullandığı yöntemle yüzde yüzlük doğru bir sonuca varabilmeye dair bir iddiası bulunmadığı acak; Bu yöntemle doğruya en yakın bir sonuç elde ettiğine inandığını söylemektedir. Kendisinin deyimiyle konuyla ilgili ilk olmanın getirdiği dezavantajları dolayısıyla, elbetteki doğal görülebilir.

 

Türkiye Cumhuriyeti Devleti gibi Kürdü yok sayan ırkçı bir devletin inisiyatifiyle yapılan araştırmalarda (nufus sayımlarında ve diğer istatistiki çalışmalarda) Kürd'ün kendi kimliğini açıklayabilmesi için adabına uygun soruların sorulmadığı, sözkonusu hileli ve indirekt soruları içeren anketlerin sonuçlarına göre konuyla ilgili fikir yürütmenin ne kadar zor olduğu açıktır. Üstelik Aydın'nin da dediği gibi son zamanlarda bu sonuçlar kamuoyuna açıklanmamıştır bile. Böyle bir tabloda bilimsel yöntemden uzaklaşmadan “kim Kürt?“ Sorusuna cevap verebilmek ancak Osman Aydın'nın gittiği yoldan giderek mümkün olabilir.

 

Osman Aydın'ın Kitabında yanıt aradığı ikinci sorusu ise: Kürdistan Neresidir? sorusunu yanıtlamaya çalışıyor. Bir çok etnik kimliğin yüz yıllardır aynı coğrafya üzerinde ve bir arada, yaşıyor olması konuyla ilgili bir belirleme yapmayı oldukça güçleştiriyor. Her etnik grubun kendine göre bir harita çizdiği bilinmektedir. Bu çetrefilli duruma ek olarak Sömürgeciliğin inkarcı yaklaşımlarına karşı her Kürdün kendi duygularına göre çizdiği bir Kürdistan sınırının olduğu bilinmektedir

 

Aydın: Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nın resmi sınırları dahilinde olan illerin nüfus yapısını inceleyerek bir tespitte bulunmaktadır. Söz konusu olan İller, Adıyaman, Ağrı, Ardahan, Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Hakkari, Iğdır, Kars, K.Maraş, Malatya, Mardin, Muş, Siirt, Sıvas, Şanlıurfa, Şırnak, Tunceli ve Van'dır. Yazar bu illeri de üç guruba ayırmaktadır. Buna göre; 1. Kürt nüfsu'nun çoğunlukta olduğu iller. 2. Kürt nüfusu'nun azınlıkta olduğu iller. 3 . Büyük bölümünde Kürt nüfusu olduğu iller.

Türkiye Devlet İstastik Endüstüsü tarafından 2000 yılı itibarıyla yayımlanan rakamları esas alan Yazar, göç olgusunu da aynı şekilde bu istastiki bilgiler ışığında bir sonuca vardırır. Kısa bir aktarma yaparsak, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nn resmi sınırları dahilinde olan Kürdistan coğrafyasında yaşiyan Kürt nüfusu yazarın hesplamalarına göre yuvarlak olarak 16.500.000' dir. Bu rakamlara son onbeş yıl içinde yukarıda sayılan Kürt illeri'nin verdiği göç yaklaşik 2 millyon cıvarında kabul edilirse; Yani bu durumda Kürt nüfusu toplam olarak 18 millyon cıvarında görünmektedir. Bu insanların üzerinde yaşadıkları alan ise yine yukarda sıralanan Kürt illerin nüfu

yapısı baz alınarak yapılan hesaplamaya göre baraj ve göller hariç Türkiye Cumhuriyeti Devleti resmi sınırları içindeki Kürdistan'ın Yüzölçümü, 231.000 km2 kilometrekaredir.

 

Sonuç olarak: Soruna çözümleyici yaklaşmak için duygusal yaklaşımlardan arınarak bilimsel kriterlere baş vurmayı gerektirir. Kürt nüfusunu ve Kürdün yurt edindiği coğrafyayı yok saymak ya da olduğundan küçük göstermek anlayışı da bir şey ifade etmeyeceği gibi bunun karşısında Kürtlerin de gerçek oranlarını abartarak piskolojik olarak kendilerini tatmin etmekten başka bir anlam ifade etmez.

Osman Aydın, duygularından arınarak bilimsel kriterlere dayanan bu çalışma ile sorunun çözümüne önemli bir katkı yapmıştır.

 

Kitap isteme adresi:

Osman Aydin

Apec Förlag AB

Box 8121

S-163 03 SPÅNGA