Sözde Devletin Özde Ermeni Katliami

Nazli Ceylan

Bu son günlerde Ermenilerin Türk devleti tarafindan katledildiğini söylediği için yargilanan yazar Orhan Pamuk davasi ile ilgili Ermeni katliami tartişilip çeşitli yorumlar yapilmaya başlandi.

Daha doğrusu çeşitli gibi görünse veya çeşitli kişiler tarafindan yapilsada hepsi ayni gibi ve geleneksel devlet ve devletçi mantiği aşamayan tek tip yorumlardir. Ermeni katliaminin olduğunu bilen ve buna inanan insanlar bunu açikça telafüz etmiyor yada edemiyorlar.

Orhan Pamuk bile yükselen, yükseltilen faşizan dalgaya karşi katliam yönündeki ilk söylemini biraz daha yumuşatarak ve muğlaklaştirarak : „ Ermeniler katledildi değilde, öldürüldüler dedim.„ dedi.

Tamda bu süreçte sözde Avrupa Birliğine girmeye çalişan Türkiyede düsüncenin özgürleştirildiğinden dem vuruluyor. Türkiyenin özgürlük anlayişi bu olsa gerek.
Bir özgürlüğün olduğu doğrudur.

Ancak bu, devleti övme ve suçlarini örtbas etme özgürlüğüdir ve sinirsiz bir özgürlüktür.
Fakat doğrular hala esaret altinda ve özgür değiller.

Fransa parlamentosu Ermeni katliamini onaylayinca Türkiyede kiyametler kopartilmişti. Tüm siyasiler, basin-yayin ağiz birliği ederek hep bir ağiz ve mantiktan „sözde Ermeni katliami“ dediler her zamanki gibi.

Devletin diline persek ettiği bu „Sözde“ deyimine bakilirsa aslinda kendisi sözde olan devlet karşi olduğu herşeyi „sözde“ ilan etmiş ve etmeye devam ediyor.

Sözde Ermeni soykirimi,sözde Kurdistan ve sözde bir çok şey daha var Türk literatöründe. Devletin iki tane sözdesi var. Birisi olmasini istemediği gerçekler ( Kürt,Kürdistan gibi ) ötekide kendisi gerçekleştirdiği halde inkar ettiği sözdelerdir. ( Ermeni katliami gibi )

Bu mantik yada mantiksizlikta iki yönlü inkar vardir.
Ancak gerçek bu değildir ve hemen hemen devletin her sözde dediği özde ve özde de dediği sözde oluyor.

Demokrasisi sözde, hukuku sözde verdiği sözleri bile sözde kalan bir devlettir.
Sözde dediği özde Ermeni katliami hakinda devlet veya devletçi mantik şöyle diyor.

işte efendim Ermeniler toprak talebiyle ayaklandi ve karşilikli bir çatişma ççikti yada yok Ermeniler Türkleri katl etti deniliyor. Sözde insafa en yakin gibi duran yaklaşim ise Ermeni, Süryani veya Asurilerin yada Kürtlerin katl değilde öldürüldükleridir.

Varsayalimki doğru ve Ermeniler toprak talebiylende ayaklanmiş olsun bu onlarin katlini vacip kilmaz ve meşrulaştiramaz. Ernmenilerin karşi tepkisel münferit saldirilarini da doğru olarak kabul edersekte gene bu Ermenilerin Türkleri katl ettiğini ve Ermeni katliaminin masumiyetini de gösteremez.

Adina katliam, soykirim, jenosit yada öldürülme ne dersek diyelim bilinçli ve sistemli olarak insanlari, azinlik yada halklari yok etmeyi amaçlayan niyet, girişim ve eylemlerin tümü katliamdir. Öldürülen tek bir kişide olsa bu gene katliamdir. Bir Ermeni Ermeni olduğu için öldürülüyorsa bunun adi katliamdir.

Bir katliamin katilam sayilabilmesi için bir halkin tümünü katl etmek gerekmez. Zaten 1,5 milyon Ermeni katl edilmiş (öldürülmüş değil) geriside kaçmiştir, kaçmasa onlarda katl edilip yok olacaklardir. Katliamin sözde bilimsel tanimina siğinanlara sormak gerekir, yok etme amaci olmasada 1,5 milyon insanin öldürülmesi nedir acaba ?

Aslinda Türk devletinin Ermenilere karşi olan düşmanliği katliam sonucunun nedenleridir. Türk dilinde Ermenilik bir küfür olarak kulanilmiştir. „ Ermeni oğlu Ermeni, Ermeni dölü, alçak Ermeniler“ vs. gibi.

Örneğin devlet yakaladiği veya katl ettiği Kürt Gerillalarini Ermenilerle ilişkilendirmek için, sünetsiz olduklarini söyleyerek halkta yaratiklari nefrete hedef etmek istemiştir.
Bu bugünde böyledir geçmiştede böyleydi.

Daha Inünö döneminde sertleşen siyasi rekabette birbirlerini en ağir itham etmek için Ismet Inenö Demokrat Parti başkani Kasim Gülek için sünetsizdir demiş, oda Ismetin kizi terbiyesizlik yapmiş bunu babasina anlatmamaliydi demiştir.

Bütün bunlar Ermenilere karşi olan niyetleri gösteriyor.
Şimdilerde ise yeni bir keşif olarak devletin Ermenileri katletmediğine kanit olacakmiş gibi Türkiye başbakani Tayip Erdoğanin katliamin araştirilmasi için devlet arşivlerinin açilmasi önerisini Ermenilerin kabul etmemesine sarilanlar var.

Bir kere Ermeni katliami Ermeniler için yalniz Ermeniler için değil bir çok tarihçi, devlet ve halk için tartişiamayacak kadar kesindir. Bu bir, ikincisi diyelimki Ermeniler yanliş yaparak ve yine diyelimki haksiz olarak bunu kabul etmeseler bunun Ermenilerin katl edilmediğine ispat olacağini kim söyleyebilirki ?

Sonuç olarak Ermeni katliami bilinen, inkar edilmez bir gerçektir. Bu katliamda din çelişkiside kulanilarak Kürtlerde kulanilmiştir. Ama bu bir devlet politikasinin sonucudur. Ermeniler kadin, çoluk, çocuk demeden katl edilmiş ve mallarina el konulmuştur.
Türkiyenin yapmasi gereken inkar değil dürüsteçe Almanlarin Yahudi katliamini kabul edip özür dilemesi gibi Ermenilerden özür dilemesi gerekir.

Bu katliamin hala yaşiyan canli Kürt taniklari vardir. Hatta yaşayan katliam artiklari da vardir.

Bunlardan bizzat benim kendi tanidiklarimda vardir. Katliamdan kurtulup sonra müslümanlaşan ve benim bir akrabamla evli olan Ermeni asilli bir kadinin bana katliamla ilgili anlatinimi aynen aktarmak istiyorum: “ Ailemden bazilari öldürüldü geriye kalanlar ise kaçtilar, ben ise 6-7 yaşlarinda olduğum için kaçamadim ve onlarda can telaşindan beni alamadan kaçtilar. Sonra ben bir samanliğa saklandim, ikinci gece hem korku hemde acliktan ağladiğim için oradan geçen köylü bir Kürt beni alip evine götürdü. Gizlice beni besledi çünkü devlet öğrense bu suçtu ve bu onunda sonu olurdu. Bir kizi gibi beni büyüttü ve evlendirdi. Benim eski gerçek ismin Peyruz du.” Işte devletin sözde dediği Ermeni katliaminin özünü anlatan canli bir gerçek ve daha niceleri de vardir.

Ermeni katliamina sözde demek, gizlemek yada Ermenilerin Türkleri katlettiğini iddia etmek, bu katliamin vebali ve gerçeğini ortadan kaldiramayacak bilakis ağirlaştiracaktir.

Ahlen, 25.12.2005