DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL


ahmetyaman97@gmail.com

Ahmet Yaman    

Balkan milliyetçiliği ve Kürtler


29/8/2012

Türkiye’de Balkan milliyetçileri olmasayadı; Kürtler kendi toprakları üzerinde mutlu ve özgür bir yaşam sürdürürlerdi. Kürtlerin sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel durumları bu kadar kötü olmazdı. 1800 li yılların sonunda Balkanları kasıp kavuran milliyetçilik fikirleri; Makedonya, Selanik, Girit, Bulgaristan’dan  gelen ittihatçılar tarafından Anadolu ve Kürdistan’a taşındı. 

 

Balkanlar’da; Osmanlı sömürgeciliğinden kurtulmak isteyen mazlum halklar, bağımsızlık mücadelelerine başladıklarında; Türkler ve Osmanlılar tarafından müslümanlaştırılan, Arnavut, Boşnak, Ladino ve Çerkezlerden oluşan kitleler Anadolu’ya göç ettiler.

 

Balkanlardan gelenler, amansız bir savaştan kaçarak Anadolu’ya sığınmışlardı. Gelenler bir daha yer ve yurtlarından göç etmemek için kendilerine kalıcı ve güvenli bir yurt edinme amacındaydılar.

 

Ne varki o zamanlar Anadolu’da Rum ve Ermeniler, Kürdistan’da; da Kürtler yaşıyorlardı.

 

Bu durum yangından canını kurtarmak için evinin penceresinden atlayan birinin; sokaktan geçmekte olan kişilerin başına düşmesine benzeyen bir durumdu. Tabii gelenler sadece sokatan evine giden adamların başına düşmekle kalmadılar. Sokağın (Anadolu’nun) binlerce yıllık sakinlerini de etnik temizliğe uğrattılar.  

 

İtihatçılar bu işin çözümünü  kendileriyle birlikte getimişlerdi. Bu çözümde tek vatan, tek millet, tek bayrak, ve tek dil şeklinde formüle ediliyordu. Bunun için Rumlar mübadele edilecek, Ermeniler techir ve Kürtlerde asimile edileceklerdi. Bu görev; Enver, Talat, Cemal paşalar ve Bahattin Şakir tarafıdan uygulamaya başlandı. Bu şahsiyetlerin tümü de Balkanlardan gelen ırkçı - milliyetçilerdi.

 

 

 

Sırasıyla Talat Paşa; Enver Paşa , Bahattin Şakir ve Cemal Paşa

 

Anadolu’yu; tek vatan, tek millet, tek bayrak ve tek dil formülüyle türkleştirmek için başlatılan göç ve katliam operasyonları; yüzbinlerce Rum’un; Yunanistan ile mübadele edilmesine ve 1, 5 Milyon Ermeninin katledilmesiyle sonuçlandı. Enver, Talat, Cemal ve Bahattin Şakir dörtlüsü; Kürtlerin asimile edilmesinini göremeden bu dünyadan ayrıldılar.

 

Onların yarıda bıraktığı görevler Kemalistler tarafından devralındı.

 

Türkiye Cumhuriyetini Kuran Kemalistler; Kürtlerin hak, adalet ve kendi kaderlerini tayin haklarını tanıyacaklarına, onların zayıf ve yaralı olmalarından faydalanarak yavaş yavaş Kürdistan’ı işgal etmeye başladılar.

 

Kürtler  bu işgali kabullenmeyerek 1925 yılında Şeyh Sait Efendinin önderliği altında direnişe geçtiler. Direniş; Sovyetler Birliği ve Fransızların; Kemalistlere verdiği desteklerle yenilgiye uğratıldı. 48 Kürt önderi darağacına çekildi. Binlerce Kürt köyü yakıldı, yıkıldı ancak Kürtler yılmadılar. 1928’de Hoybun cemiyetinin hazırladığı Ağrı Dağı direnişine başladılar. Kemalistlere karşı verilen son Kürt direnişide 1938 de Şeyit Rıza önderliğinde Dersim’de verildi. Desimli Kürtler katledildiler, yenildiler ancak diz çökmediler.

 

 

 Sırasıyla M.Kemal, Mahmut Esat Bozkurt, Reşit Galip, Afet İnan

 

O tarihten sonra Türkiyedeki devlet ve siyaset tamamen Balkanlardan gelen ırkçı-milliyetçi kadrolar ve elitler tarafından yönetildi. Kürtler üzerinde şiddetli baskılar ve asimilasyon uygulandı. Kürt şehirlerindeki demografik yapılar değiştirildi. Kürtlerin varlığı inkar edildi. Adalet ve demokrasi isteyen Kürtler zindanlara dolduruldular, işkencelerden geçirildiler.

 

2000 li yıllara gelindiğinde AK Parti adalet ve demokrasi vaad ederek iktidara geldi. Yıllarca Kemalist diktatörlük altında inletilen Türkler ve Kürtler  verilen vaadlere inanarak AK Partiyi desteklediler.

 

Kürtler AK Partiye; hiç kimseye vermediği ölçüde destek verdiler. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa Anadolu’lu kadroların yer aldığı bir hükümet kurulmuştu. Ne var ki  bu durum çok fazla sürmedi. Tayib Erdoğan’ın etrafında toplanan Balkan kökenliler; AK Partiyi avuçlarının içine alarak; dede ve babalarından yadigar aldıkları tek vatan, tek millet, tek bayrak ve tek dil  gibi ırkçı- milliyetçi formülü; Tayibb Erdoğan’ın gündemine soktular.

 

Tayibb Erdoğan; gittiği her toplantıda Balkan milliyetçilerinin düdüğünü çalmaya başladı. Aşağıda AK Partinin siyaset belirlemesinde etkili olan ve T. Erdoğan’ın dışındaki tüm şahıslar Balkanlardan gelen irkçı-milliyetçiliğin kucağında büyümüşlerdir.

 

 

 Sırasıyla:Tayibb Erdoğan, Fehmi Koru, Bülent Arınç, Hüseyin Gülerce

 

Yukarıda; ilk İttihatçıların ömürlerinin Kürtleri asimile etmeye yetmediğini yazmıştım, ikinci İttihatçılar olarak bilinen Kemalist kadroların ömürlerinin de Kürtleri yok etmeğe yetmediğini gördük. Balkanlardan gelen Üçüncü nesil ittihatçıların ömürleri tek vatan, tek millet, tek bayrak, tek dil formülünü hayata geçirmeye yetip yetmiyeceğini bilemem ama Kürt milletinin hiç kimsenin bir parçası olmadığını göstermek için yüz yıllardır mücadele ettiğini, nice şah, padişah ve sultanları görüp geçirdiğini tarih kitaplarından okudum, biliyorum.

 

29 Ağustos 2012

 

---
Nivîsên din yên nivîskar
30/7/2014  Îcar jî Tirkîye bû alîgirê Filistînê
20/7/2014  Kî serxwebûna Kurdistanê naxwaze?
10/7/2014  Ka Sîyaseta Kurd û Kurdistan?..
30/4/2014  BDP’nin son hamlesi
27/4/2014  Mahsum ağabeyi kaybettik
23/2/2014  Gelo kursên dîktatorîyê jî hene?
5/2/2014  ‘Hizmet’ di xizmeta kî de ye?
25/1/2014  Tirkîye xwe avêt hembêza İranê
30/12/2013  Türkiye’de durum ve Kürtler
20/12/2013  Adalet ve Kalkınmaya giden yol çabuk tıkandı
22/11/2013  Türk Başbakanının boş sözleri..
14/11/2013  Türkiye’nin krizine; Kürtlerin kurtarıcı desteği
9/10/2013  Paketin ortaya çıkardığı yeni fırsatlar
1/10/2013  Paketteki oyun ve Kürtler
11/9/2013  Koruculuk neden kaldırılmıyor ?
2/9/2013  Türkiye’de Yahudi olmak zorlaşacak
19/8/2013  Müsülman Kardeşler ve Kürtler
27/11/2012  Kürtler ve Aleviler olmadan asla
19/11/2012  Filistin’de bayraktarlar değişebilir
12/11/2012  Açlık grevlerinin ortaya çıkardığı gerçekler
2/11/2012  Tayyib Erdoğan; Putin’in izinden mi gidiyor?
25/10/2012  Devletin bekası ve sansür
8/10/2012  Bülent Arınç artık topal ördektir
14/9/2012  Mursi’nin son hamlesi ve Suriye’de durum
29/8/2012  Balkan milliyetçiliği ve Kürtler
25/8/2012  Türkiye’nin şeytanla ittifakı
13/8/2012  Hükümetin saldırıları Türk gazetecilerini korkutuyor
13/8/2012  Hükümetin saldırıları Türk gazetecilerini korkutuyor
6/8/2012  Suriye hamuru daha çok su götürecek
22/6/2012  Müzakere içinde oyun
14/6/2012  Sömürgecilik ve anadilde eğitim
27/5/2012  Roboski’de Kürtler neden yanlız bırakıldı?
20/5/2012  Ahmet Altan’ın nafile beklentisi
11/5/2012  Dil sürçmesi mi yoksa millet meselesi mi?
5/4/2012  AK Parti’nin amacı barış ise ...
29/3/2012  AK Parti’nin, CHP ve MHP’den farkı kalmadı
11/3/2012  Görmek istediğimiz resim
21/2/2012  Totaliter demokrasi ve Kürtler
4/2/2012  AK Parti’nin demokrasi kandırmacası
27/1/2012  BDP’ye saldırmak
13/1/2012  Türk hükümetinin ahlaki çöküşü
3/01/2012  Uludere katliamına nasıl gelindi ?
29/12/2011  AKP’sine ne kadar güvenebiliriz?
22/12/2011  Sultan Süleyman’ın şerefi ve Kürtler