S. Adnan Turan/ tuseyfi@hotmail.com

Arşiv

Çağrı ve davet

DDKD'lilere yapılan ikinci çağrıya binaen çağrıyı yapan arkadaşlarımızın

adresine yolladığım maili Kurdinfo'nun Platform'una göndermemin nedeni konu

ile ilgili olarak düşünen ve yazan insanların düşüncelerinin bilinmesi ve

ona göre düşünce geliştirmek amacını taşıyor.

 

Çağrının kendisi gelecekte gerçekleşebilecek bir olaya işaret ediyor.

Haliyle de ortada duran gerçeklerden “gerçeküstü” sonuçlar çıkarabilmek de

olası.

 

DDKD isminin insanlarda “aidiyet duygusu” oluşturabilmesi için, öncelikle

“anlam duygusu” yaratması gerektiği kanısındayım.

 

Yapılan çağrıya, yurtiçinden önemli sayıda insanın ilgi göstermesine

karşın, yurtdışındakilerin ilgisizliğini anlamak, bilmek hiç de zor değil.

Zaten eylemler, yaşam tarzı ve tercihler insanların kendilerine özgü

düşüncelerine ayna tutuyor. Kelimeler kadar bu durum da kişilerin

hikâyelerini bizlere gösterebiliyor.

 

Zecri davranarak insanları tavır almaya itmek tehlikeli; çünkü “zebunlardan”

efsane yaratma yanlışlığına bizleri tekrar düşürebilir.

 

Avrupa'da yaşayan ve DDKD'nin eski mensuplarının (eski DDKD/DDKD'li

demiyorum, çünkü DDKD eskimiş ve antika müzesine kaldırılmış değildir.)

ilgisizliğine rağmen ilk toplantıyı Avrupa'da yapmak düşüncesini anlamak

benim açımdan mümkün değil. Doğru olan kitlesel katılımı gerçekleştirmektir.

Kitlesel katılımı sağlayabilmek için de toplantıyı Ankara, Diyarbakır,

Mersin vb. bir yerde yapmak gerekir. “Bir elin parmakları kadar az olan”

Avrupa'lı DDKD'linin buralara gelmesi, Türkiye'de yaşayan “önemli sayıda

arkadaşın” Avrupa'ya gitmesinden daha kolaydır. Ayrıca katılımın az

olduğu/olabileceği Avrupa toplantısına “güdümlü” ülkedeki eş güdümlü bir

toplantının ve bu toplantının neticesinde oluşacak bir yapının vesayet

altında olduğu kanısını katılımcılarda daha işin başında uyandırmaz mı?

 

Yapılan çağrıya icabet ettiğimizi beyan edebilmemiz için toplantının nerede

olacağı hakkında net bir bilgiye sahip olmamız gerekiyor. Çağrının bizler

tarafından davet telakki edilebilmesi bence bununla direkt ilgilidir.

 

 

 

Saygılarımla…

 

24 Kasım 2005

 

 

 

“"DDKD'yi “siyasi ölü” olmaktan çıkarabilecek her türden çalışma ve çabayı yürekten destekliyorum"

Bilgili olmak hüner değildir, önemli olan dava adamı olmaktır”

ASLAN KAYA

Böl ve yönet

Uyum ve değişim

Sürü Kültürü

Susmak nedir ki yokluktan başka?

Yazı deyip geçmeme

Özgürlük, özne ve bilinç

DDKD geleneksel kutsalliğin aşilmasidi

”Ama Mandela geçmişinden utanmadı....

DDKD adını kend kullanmak…

“Değerler kavramı günümüzde ağızlara pelesenk olmuş”