S. Adnan Turan/ tuseyfi@hotmail.com

Arşiv

Bazı DDKD/KİP eski mensuplarının, kendilerine statü kazandırma istekleri...

 

İçimizdeki anakronik siyaset baronlarının sitelere taşınan ve adına

“tartışma” denilen ama gerçekte “dalaşma” diye ifade edilebilecek yazılarını okuyorum...

 

İnsan, politik gündemdeki bu hareketlenmeye bakınca, bütün bunların altında,

özellikle yurtdışında yaşayan bazı DDKD/KİP eski mensuplarının, kendilerine

statü kazandırma isteklerinin yattığını düşünüyor. İster istemez düşünüyor

insan. Kendilerinden bağımsız ve kendilerinden habersiz gelişecek bir

oluşumdan korkuyor gibiler. Ve bunu manipüle etmek için gündemi şimdiden

belirlemek istiyorlar... Yapay gündemle öncelikleri değiştirmeye

çabalıyorlar.

 

Hangi gündemle toplanılacağını ve nelerin konuşulacağını önceden belirlemeye

kalkışmak ve bu yönde telkinlerde bulunmak için öncelikle bu sürecin bir

parçası olmak ve ona layık olabilmek gibi kimi objektif kriterler vardır.

Yoksa öneriler sadece eski politikacıların akıllarının bir metaforu olarak

değer bulur.

 

Elbette ki geçmişimizle yüzleşeceğiz… insanlarımızı yüzüstü bırakarak kaçıp

giden, koca bir mirası tüketen ve hiçbir şey olmamış gibi şimdi de

Avrupa”da yaşamaktan kaynaklanan konformist yaşam tarzlarına çeşni olarak

politika katmak isteyenler de birer birer ortaya çıkacaklardır. Ama burada

aslolan önce problem yaratıp, sonrasında da onları çözmek için vakit

harcamamaktır ve buna da kimsenin niyeti yoktur.

 

Hep aynı şeyi duyan insanlar, giderek onun dışında bir doğrunun

bulunabileceğini kabullenmek istemezler. Çünkü kabulleniş yeni arayışların

peşinde koşmamayı getirecektir. Tek doğruya inanan, dünyanın değiştiğini

görmeyen, sadece yaşadığı çevrede eski inandıklarıyla veya bildikleriyle

dünyayı algılamaya devam eden anlayış, yine ‘doğru' bilinenle oyalanmayı

seçmekte; statükocu yapısıyla her türlü yeni fikre kapalı ve kendi

doğrularının mutlakiyetine inanmış bir dünyada varlığını sürdürmeye

çalışmaktadır.

 

Ne var ki, eski hiyerarşi ile yeni yapı içersinde kendi yerlerini almaya

amade insanlar, yelkenlerinin dümenini ancak sanal dünyaya çevirebilirler.

Çünkü realite sandıklarından çok farklı. Sanki mahkeme kurulacak da insanlar

yargılanacak ve bazılarına hapis cezası verilecekmiş gibisinden tavırlarla

konuşanlar, yalnızca kendi işlerini zorlaştırmaktadırlar...

Tedavülden kalkmış cümleleri görünce de insan üzülüyor haliyle...

 

Bununla beraber, siyaset içersinde son 20 yıldır kurulmuş olan tahakküm

nedeniyle yenilik arayışında olan kişilerin de işi zordur.

 

Kısacası süreç, her iki taraf için de çok sabırlı olmayı gerektirecek zor

bir süreçtir. Ancak haklı olan başaracaktır.

 

Adnan Turan, 03 Ocak 2006

 

 

 

 

 

Çağrı ve davet

"DDKD'yi “siyasi ölü” olmaktan çıkarabilecek her türden çalışma ve çabayı yürekten destekliyorum"

Bilgili olmak hüner değildir, önemli olan dava adamı olmaktır”

ASLAN KAYA

Böl ve yönet

Uyum ve değişim

Sürü Kültürü

Susmak nedir ki yokluktan başka?

Yazı deyip geçmeme

Özgürlük, özne ve bilinç

DDKD geleneksel kutsalliğin aşilmasidi

”Ama Mandela geçmişinden utanmadı....

DDKD adını kend kullanmak…

“Değerler kavramı günümüzde ağızlara pelesenk olmuş”