Bazı DDKD/KİP eski mensuplarının, kendilerine statü kazandırma istekleri...
İçimizdeki anakronik siyaset baronlarının sitelere taşınan ve adına
“tartışma” denilen ama gerçekte “dalaşma” diye ifade edilebilecek yazılarını okuyorum...
İnsan, politik gündemdeki bu hareketlenmeye bakınca, bütün bunların altında,
özellikle yurtdışında yaşayan bazı DDKD/KİP eski mensuplarının, kendilerine
statü kazandırma isteklerinin yattığını düşünüyor. İster istemez düşünüyor
insan. Kendilerinden bağımsız ve kendilerinden habersiz gelişecek bir
oluşumdan korkuyor gibiler. Ve bunu manipüle etmek için gündemi şimdiden
belirlemek istiyorlar... Yapay gündemle öncelikleri değiştirmeye
çabalıyorlar.
Hangi gündemle toplanılacağını ve nelerin konuşulacağını önceden belirlemeye
kalkışmak ve bu yönde telkinlerde bulunmak için öncelikle bu sürecin bir
parçası olmak ve ona layık olabilmek gibi kimi objektif kriterler vardır.
Yoksa öneriler sadece eski politikacıların akıllarının bir metaforu olarak
değer bulur.
Elbette ki geçmişimizle yüzleşeceğiz… insanlarımızı yüzüstü bırakarak kaçıp
giden, koca bir mirası tüketen ve hiçbir şey olmamış gibi şimdi de
Avrupa”da yaşamaktan kaynaklanan konformist yaşam tarzlarına çeşni olarak
politika katmak isteyenler de birer birer ortaya çıkacaklardır. Ama burada
aslolan önce problem yaratıp, sonrasında da onları çözmek için vakit
harcamamaktır ve buna da kimsenin niyeti yoktur.
Hep aynı şeyi duyan insanlar, giderek onun dışında bir doğrunun
bulunabileceğini kabullenmek istemezler. Çünkü kabulleniş yeni arayışların
peşinde koşmamayı getirecektir. Tek doğruya inanan, dünyanın değiştiğini
görmeyen, sadece yaşadığı çevrede eski inandıklarıyla veya bildikleriyle
dünyayı algılamaya devam eden anlayış, yine ‘doğru' bilinenle oyalanmayı
seçmekte; statükocu yapısıyla her türlü yeni fikre kapalı ve kendi
doğrularının mutlakiyetine inanmış bir dünyada varlığını sürdürmeye
çalışmaktadır.
Ne var ki, eski hiyerarşi ile yeni yapı içersinde kendi yerlerini almaya
amade insanlar, yelkenlerinin dümenini ancak sanal dünyaya çevirebilirler.
Çünkü realite sandıklarından çok farklı. Sanki mahkeme kurulacak da insanlar
yargılanacak ve bazılarına hapis cezası verilecekmiş gibisinden tavırlarla
konuşanlar, yalnızca kendi işlerini zorlaştırmaktadırlar...
Tedavülden kalkmış cümleleri görünce de insan üzülüyor haliyle...
Bununla beraber, siyaset içersinde son 20 yıldır kurulmuş olan tahakküm
nedeniyle yenilik arayışında olan kişilerin de işi zordur.
Kısacası süreç, her iki taraf için de çok sabırlı olmayı gerektirecek zor
bir süreçtir. Ancak haklı olan başaracaktır.
Adnan Turan, 03 Ocak 2006