İnsan, konuşulan konu hakkında söyleyeceği ya da söyleyebileceği artı bir
şey yoksa susar, bilgisi yoksa susar, ya da konuşulanları çok basit buluyor
ve katılmayı gereksiz ve boş bir iş olarak görüyorsa susar. Bir şey
söylenemeyecek kadar abes durumlar karşısında susar, hayrete düşüren
durumlar karşısında da öyle. Ve karşısındaki asla anlamak istemiyorsa susar
insan, ya da söz bittiğinde, iletişim kesildiğinde susar. Söylenecek söz ya
yalan, ya da karşıdakini kaybetmeye, ya da en azından incitmeye neden olacak
bir şeyse susar. Sonra korktuğu için susar, çekindiği için susar.
Sindirildiyse susar. Yanlış yaptıysa ve suçluysa susar. Doğru olduğuna
inandığı halde, karşısındakine yanlış görünecek olayların açıklanması
sırasında yetersiz kalacağına inanıyorsa susar. İçinden konuşmak gelmiyorsa
susar. Konuyu değiştirmek istediğinde susar. "Umutsuzluk susar. Kaldı ki
susmak bile, eğer gözler konuşursa bir anlam taşır. Gerçek umutsuzluk can
çekişme, mezar ya da uçurumdur." ( Albert Camus)
Duymamış gibi yapar susar, aldırmıyormuş gibi yapar susar, bakışlarına
bir önemsemezlik yerleştirip susar, kızgınlık anında söyleyecek bir söz
bulamadığında susar; sana ne bundan, sen ne hakla sorabilirsin bana böyle
bir şeyi demek istediğinde susar. İncindiğinde de susar insan, hem de en çok
incindiği zaman susar.
Ve tepki olarak susar insan bazen de, öfkeyle susar.
Her susku bir şeyler anlatır. Her sessizliğin bir anlamı vardır. Susar
insan ve susarak bir şeyler söyler, ben susuyorum sen anla demektir
karşıdakine susularak anlatılan bazen, bazen de sana verilecek yanıtım yok
demektir kısaca, ya da seni ilgilendirmez, her işe burnunu sokma demek.
Susmak her zaman kırar insanları. En ağır sözden bile etkilidir bazen, en
acı haberden bile daha üzücü, en keskin eylemden daha delici.
İletişimin tıkandığı noktadır kiminde, tıkanıklığın başlangıcı, sonu
hazırlayıcı nokta.
İnsanlar suskuları çoğalttıkça boyutu artarak aralanır ilişkiler. Sözler
yerini sessizliğe bırakmaya başladığında başlar çürümeye sevgiler, güvenler.
Susulan noktalar ne kadar çoksa, paylaşım da o denli sekteye uğrar ve bir
gün, sessizliğin ortasında tümden yiter sözcükler.
Ne kadar çok karanlık nokta varsa iki insan arasında, o kadar da sorun
var demektir. Başka nedenler aramaya gerek yoktur. Paylaşılmayanlarda
gizlidir neden.
Susmak, vurucu, vurduğunu öldürücü bir eylem biçimidir. Her insan kendi
sözünü söyleme, dünyayı adlandırma hakkını kullanmalıdır. Ve sözün yeni bir
güç kazanmasına katkı sağlamalıdır.