Iki Sait iki Parti
Olayi
Gelawej Internet Sitesi'nde Ferhat
Sagniç'in Ibrahim Güçlü ile yaptigi uzun söyleside Türkiye'de
Kürdistan Demokrat Partisi ve Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi
ile her iki partinin süt düzey yöneticilerinin ölümleri ile ilgili
ilginç açiklamalar var.Bu ilginç açiklamalarin
en ilginç tarafinin ise Ibrahim Güçlü'nün söylesi sirasinda çok
iddiali biçimde ortaya koydugu yanlislardir.
Bu yanlislarin Kürt siyasal tarihinde
yer etmemesi için düzeltilmesi gerektigine inandigim için bu yaziyi
yazmak zorunlulugu duydum. Bu düzeltmeleri yaparken amacim yeni
tartismalar açmak ve polemikler yaratmak degildir. Ayrica polemik
heveslerine de alet olmamak için bu konu ile ilgili olarak yazilacak
yazilara cevap vermek niyetinde de degilim.
Yapilan bu söyleside Ibrahim Güçlü'nün
yaptigi yanlis belirlemeleri söylece siralamak mümkündür:
1 . "Dr. Sait Kirmizitoprak ve
arkadaslarinin, 1970 yilinda, Türkiye KDP'nin konsepti içinde
Güney Kürdistan'a gittikleri ve orada kamplar kurduklari, askeri
ve siyasi egitim yaptiklari bilinmekte."
Ibrahim Güçlü bu belirlemeyi yaparken,
bu belirlemenin yalniz kendisi tarafindan degil, fakat herkes
tarafindan bilinen bir durum oldugunu vurgulamaktadir. Bu vurgu
yapilirken hangi somut verilere dayandigi belli degildir.
Dr. Sait Kirmizitoprak ve arkadaslarinin,
Güney Kürdistan'a gidisi tamamen kendilerinin olusturduklari bir
konseptin sonucudur ve bu hususta Sait Elçi'nin liderligini yaptigi
Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi'nin herhangi bir konsepti yoktur.
Dr. Sivan ve arkadaslarinin Güney Kürdistan'a geçisleri konusunda
Sait Elçinin bireysel inisiyatifini kullanarak onlara yardimci
oldugu bir dogrudur. Ancak bu onun partisinin hazirladigi bir
konseptin sonucu degildir.
Ibrahim Güçlü'nün açiklamalarinda
abartilar da söz konusudur. Dr. Sivan ve arkadaslarinin Güney
Kürdisan'da sadece bir tek kampi oldugu ve o kampta hiçbir askeri
çalisma yapmadiklari bilindigi halde bu vurgunun yapilmasindaki
amacin ne oldugu merak konusudur.
2 . "Dr. Sait Kirmizitoprak ve
arkadaslari, Güney Kürdistan'a gittikleri zaman, yeni bir parti
kurma amacina sahip olmadiklarini, Türkiye KDP ile bütünlesme
sürecini gelistirmek hedefine sahip olduklari da bilinen bir gerçektir."
Ibrahim Güçlü ikinci önemli yanlis
burada yaparken, bu "bilinen bir gerçegin" hangi somut verilere
dayandigi yine açik degildir.
Dr. Sivan, 1968 yilinin Sonbahari'ndan
itibaren bir parti kurmanin hazirligina giristi. Bu nedenle Kuzey
Kürdistan'da pek çok kisi ile iliski kurdu. Bu kisilerle düsünce
alis verisi içinde oldu. Iliski kurdugu kisilerden biri de bendim.
O zaman kurulacak partinin yapisi, karakteri, siyasal çizgisi
konusunda detayli biçimde karsilikli konusmalarimiz oldu. Bu iliskiler
1969 yili boyunca da devam etti . Yani Dr. Sivan ve arkadaslari
Güney Kürdistan'a gittikleri zaman kurulacak parti konusunda artik
net bir fotograf ortaya çikmisti ve hatta bu partinin kurucu isimleri
konusunda da bir belirginlik vardi. Bu partinin kurulmasi fikri
Güney Kürdistan'da olusmadi. Parti fikri bu arkadaslarin Güney
Kürdistan'a gitmelerinden evvel olustugunu, olgunlastigini ve
bunun uygulamaya konmasi asamasina getirilmesi tamamen Kuzey Kürdistan'da
oldugunu tekrar vurgulamakta yarar var.
3 . "Bu nedenle, Güney Kürdistan'da
Dr. Sait Kirmizitoprak ve arkadaslari yeni bir parti kurmaya karar
verdikler zaman, kampta Dr.Saitlerle birlikte olan bir kisim arkadaslar,
kampi ve Güney Kürdistan'i terk etmek ve Avrupa'ya gidip yerlesmek
durumunda kaliyorlar."
Türkiye'de Kürdistan Demokrat Partisi'nin
Güney Kürdistan'daki kampindan ayrilip Avurupa'ya gitmek isteyen
arkadaslarin, böyle bir partinin kurulup kurulmamasi ile ilgili
degildir. Ayrilan bu arkadaslar kurulan Türkiye'de Kürdistan Demokrat
Partisi'inin içinde bir süre çalistiktan sonra, ayrilma arzularini
gösterdiler. Örnegin Reso Zilan, partinin ikinci Merkez Komitesi
toplantisini da gerçeklestirdikten sonra 1970 Agustosu'nun ortalarina
dogru ayrildi. Ibrahim Güçlü'nün ayrilip Avurupa'ya yerlesmek
arzusunda oldugunu söylemek istedigi kisilerden biridir Reso Zilan.
4 . "Bu gelismenin akabinde,
Dr. Sait Kirmizitoprak ve arkadaslari, Türkiye'de KDP'yi kurdular."
Ibrahim Güçlü'nün sözünü ettigi "Bu
gelismeler", yukarida degindigim bazi arkadaslarin Güney Kürdistan'dan
ayrilmasi olayidir. Güçlü'nün iddiasina göre bu arkadaslar Güney
Kürdistan'dan ayrildiktan sonra Türkiye'de Kürdistan Demokrat
Partisi kurulmus oluyor. Sanki ayrilip Avrupa'ya gitmek isteyen
bu arkadaslar partinin kurulmasi önünde bir engelmis gibi gösteriliyor.
Parti 28 - 29 Haziran günleri Ankara' da kuruldu. Bu tarihin seçilmesinin
nedeni ise Seyh Sait Efendi ve arkadaslarinin idam edildikleri
günde yeni bir dogusu simgelemektir. Oysa bu arkadaslar partinin
kurulmasindan yaklasik iki ay sonra ayrilmak durumunda oluyorlar
ve bu iki aylik sürede de parti içinde partili olarak görev
yapiyorlar.
5 . "Partinin ismi de, Dr. Sait
Kirmizitoprak ve arkadaslarinin T-KDP'ye dayanarak ya da onu içine
alarak, yeni bir konsepti de esas olarak bir parti kurduklari
ortada."
Iki partinin isim benzerligine dayanarak
düz bir mantikla iki partinin iç içeligi sonucuna variyor Ibrahim
Güçlü. Veya bu hükmü verdikten sonra, bu isim benzerligini düz
mantik sonucuna dayanak yapiyor. Kendisinin hukuk bilgisine güvendigim
bu arkadasin neden ve nasil böyle bir hataya düstügü hususunda
izah güçlügü bulunmaktadir.
6 . "Bunun yaninda, ortaya çikan
aci olayin kaynaklarindan biri oldugunu tespit ettigim, T-KDP
yöneticilerinden bir kisminin her iki partinin Merkez Komitesi
üyeleri olmalari, Türkiye'de KDP'nin üyelerinin ve bölge temsilcilerinin
ezici çogunlugunun T-KDP üyeleri olmalari da, Türkiye'de KDP örgütlenmesinin
T-KDP'ye dayali, onun içinden çikan bir hizip örgütlenmesi oldugunu
tespit olarak önümüze çikarmaktadir."
Ibrahim Güçlü'nün bu belirlemesini
kabul etmek için, Güçlü'nün her iki partinin bütün organlarindaki
ve kademelerindeki isimleri bilmesi gerektigini de kabul etmek
lazim. Gizli örgütlenmis ve gizli çalismis iki partinin Merkez
ve Bölge Komiteleri ile üyelerini nasil, hangi imkan ve sifatla
bilebildigini merak etmemek mümkün mü? Ancak sunu kesin ve net
söylemek mümkündür ki; Türkiye'de Kürdistan Demokrat Partisi'nin
Merkez Komitesi içinde hiçbir Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi
üyesi yoktu ve olmadi. Bölge Komitesi (ki Ibrahim Güçlü buna "bölge
temsilciligi" diyor. Bu partide böyle bir birimin olmadigini söylemek
gerekir.) içinde "ezici çogunlugu" Ibrahim Güçlü'nün hangi veri
ve yöntemlerle saptamis oldugunu de merak etmemek yine mümkün
degil. Hele Türkiye'de Kürdistan Demokrat Partisi'nin, Türkiye
Kürdistan Demokrat Partisi içinden çikmis bir hizip örgütlenmesi
olarak tanimlamayi Ibrahim Güçlü'nün bilgisizligine vermek mümkün
degildir. Çünkü Kürt siyasi tarihinin son yarim asirlik aktörlerinden
biridir. Böyle bir belirleme acaba beli bir kasta ve amaca mi
yöneliktir? Bu kast ve amaç ne olabilir acaba? Umarim amacini
asan bir açiklamanin yansimasi olsun.
7 . "Sait Elçi, Dr. Sait Kirmizitoprak
ve arkadaslarinin iktidar hirsina ve Sait Kirmizitoprak'in deliligine
kurban olmustur."
Sait Elçi ve arkadaslarinin, sonrasinda
da Dr. Sivan ve arkadaslarinin öldürülmeleri konusunda üç senaryonun
olustugunu belirten Ibrahim Güçlü, üçüncü senaryo olan yukaridaki
alintiya göre düsündügünü ve bu inançta oldugunu belirtiyor. Çok
senaryo üretilebilir, bunlardan birini bir kisinin anlamli bulmasi
ve inanmasi da mümkün. Ancak Ibrahim Güçlü nedense insan kisiligine
tecavüz olusturan ve saygi sinirlarini asan bir senaryoya inaniyor.
Veya bu senaryoyu bu karakterle lanse ediyor. Bu husus düsündürücüdür.
8 . "1980'lerin ortalarinda, Necmettin
Büyükkaya ile birlikte oldugum zaman, Türkiye'de KDP'nin arsivi
Necmettein Büyükkaya'ya teslim edildi."
Necmettin Büyükkaya ile tanisikligim
ve arkadasligim 40 yil öncesine dayanir. Onu rahmetle aniyorum.
Necmettin Büyükkaya Güney Kürdistan'a gittikten sonra Türkiye'de
Kürdistan Demokrat Partisi'nin oradaki kampinda parti üyesi oldu.
Partinin herhangi bir komitesinin üyesi degildi. Düz bir partili
üye idi. Dr. Sivan ve arkadaslarinin öldürülmelerinden yillar
sonra "1980'lerin ortalarinda" Parti'nin "arsivi" Necmettin Büyükkaya'ya
teslim ediliyor. Neden Necmettin Büyükkaya? O dönemde partinin
Merkez Komitesi üyelerinin çogunlugu henüz hayatta ve, hatta Türkiye'de
Kürdistan Demokrat Partisi'nin devami niteligindeki bir siyasal
yapida aktif siyasetin içindeydiler ve bunlarin bir kismi Türkiye'nin
disindaydilar. Nedense onlardan birine bu arsiv verilmiyor? Bu
arsivden partiyle hiç ilgisi olmayan Ibrahim Güçlü haberdar oluyor
da neden parti yöneticiligi yapmis kisilerden bu bilgiler esirgeniyor?
Kaldi ki "arsiv" denilen sey birkaç yazili belgeden ibaret. Oysaki
partinin çok zengin bir arsivi vardi ve bunun hala nerede oldugu
bilinmiyor. Öregin Türkiye'de Kürdistan Demokrat Parti'nin Merkez
Komitesinin bütün toplantilarindaki konusmalar mota mot tutanaga
geçirilmisti. Bu tutanaklar nerede? Neden bunlar verilmiyor? Bu
soru isaretlerinin de cevaplanmasi gerekir.
Yukarida da belirttigim gibi, amacim
bir polemik yaratmak degil, Sadece Kürt siyaseti içinde çok uzun
yillarini ve büyük emeklerini vermis olan Ibrahim Güçlü'nün beyanlarindaki
bu önemli yanlislarin dogru biçimde tarihe not düsülmesi amaciyla
bu açiklamayi yapmak gerekli oldu.
21.03.05