Osman Aydin

Arsiv

 

Bir anımsama

Kürt İnfo'da İbrahim Kürekan imzası ile yayınlanan Ferit Uzun'un ölümü/öldürülmesi yıldönümü nedeni ile ilgili yazıyı okurken, şimdiye kadar kamuoyu ile paylaşmadığım, ancak bazı arkadaşlarım tarafından bilinen bir olayı kamuoyu ile paylaşmayı gerekli buldum.

 

Ferit Uzun ile bir arkadaşlığım olmadığı için yakınen tanımazdım. Bir kere Ankara'da bir vesile ile yanı ortamda bulunmuş ve tanışmıştık. Onu bütün yüreğimle selamıyorum, ailesinin ve tüm sevenlerinin üzüntülerine katıldığımı belirtmek istiyorum.

 

Sayın Kürekan'ın yazısı ile anımsadığım ve kamuoyu ile paylaşmak istediğim olay şu:

 

Kasım 1978 in ilk günlerinden birinde Kesire Yıldırım (Apo'nun eski eşi) iki arkadaşı ile birlikte, Karakoçan'daki evime geldiler. Kürt sorunu üzerindeki düşncelerimi öğrenmek istiyorlardı. Bazı konularda tartıştık, karşılıklı görüşlerimizi birbirimize aktardık. Konuşmanın sonuna doğru Kesire Yıldırım kendileri ile çalışmamı önerdi. O zaman APOCU diye isimlendirilen bu siyasi anlayışla birlikte olmayacağımı ve bunun nedenlerini açıkça belirttim. Kalkacakları sırada Kesire Yıldırım, “Bu konuyu düşünmemi” isterken sesinde açık bir tehdit tonlaması vardı. Kısa bir süre sonra Ferit Uzun ile ilgili üzücü haberi aldım. Olayın kim tarafından, niçin gerçekleştirldiğini öğrenmeye çalışıyordum. 28 Kasım 1978 günü (PKK nın kurulduğunun ertesi günü) gece saat 22.00 sıralarında kapımın zili çaldı. Kapıyı açtığımda kimse yoktu, ancak kapının altından içeriye bir bildiri atılmıştı. “UKOCULAR” imzasını taşıyan bildiride özetle, Ferit Uzunun'un DDKD liler tarafından öldürüldüğü ve bu yurtseverin kanının yerde bırakılmayacağı beyan ediliyordu. O gece önlem olarak yatak odamızda yatmadık ve çocukalırımızı da yanımıza aldık. Gece 02.00 cıvarıda büyük bir patlama ile uyandık. Yatak odamızın balkonuna bomba atlımştı. Can kaybi yoktu, ancak hasar önemliydi.

 

Ertesi gün olay ile ilgili olarak Karakaçan Emniyet Amirliği bilgime başvurmak için beni emniyete çağırdı. Gittiğimde o bildirden bir tanesini de Emniyet Amirinin masasında gördüm. İlginçtir o bildiri ne o gece, ne de sonrasında başka bir yerde görülmedi. Takriben dört ay sonra yine evime bomba atıldı. Bu kez polisin gözetimi altında bombanın atıldığı bütün kanıtları ile ortadaydı. Her iki olayda da polis hem olay hakkında, hem de olayı gerçekleştiren kişilerin kimlikleri konusunda önceden bilgi sahibi idi.

 

Sayın Kürekan, Ferit Uzun'un öldürülmesi olayı ile ilgili olarak, Çetin Güngör'den “bir taşla iki kuş vuruldu” açıklamasını aktarmaktadır. Aslında PKK bu olayda bir taşla birkaç kuş birden vurmak istedi.

 

Sayın Kürekan'ın yazısı bana bu olayı anımsattı ve kamuoyu ile bu bilgiyi paylaşmama vesile oldu.

28.11.2005