Kendimi de kınıyorum
Son aylarda Güney Kürdistan'da Yezidi Kürtlere yönelik veya onlar bahane edilerek yaratılan olaylar karşısında pek çok Yezidi Kürt aydını ve kuruluşu olayları açıklayan, kınayan bildiriler ve yazılarla görüşlerini ve istemlerini dile getirdiler.
Yezidi Kürtlere yapılanar karşısında Yezidi Kürtlerin seslerini yükseltmeleri, bu kabul edilemez olayları protesto etmeleri onlar için doğal bir tavır ve haktır. Ama önemli olan bu değildir. Önemli olan ister inançlı, ister geleneksel anlamda müslüman Kürt aydınlarının bu husustaki tavır ve duruşlarıdır.
Müslüman Kürt aydın kesminin Yezidilere ve Yezidi inancına yönelik her türlü saldırı karşısında anında ve kararlı bir karşı duruşu sergilememenin mazereti olamaz. Salt demokrat kaygılardan değil, Kürt Kültürünün kök inancını korumak bağlamında da her müslüman Kürt aydını, Kürt siyasal ve sosyal kuruluşu bu hususta çok net, kararlı, duyarlı ve dirençli olmak zorundadır.
Bu zorunluluk gerektiği gibi yerine getirilmemiştir. Bu nedenle kendim de dahil müslüman kökenli Kürt aydınlarının ve kurumlarının bu husustaki çekingenliğini ve tavırsızlığını kınıyorum.
3.05.2007