Azad BISENG

Arşiv

DDKD'nin profesyonel etiği

Artan kurum ve taşaron organizasyonların, Kürt toplumunun ulusal değerlerini ve sosyoekonomisini pervasızca kullanıp, halkımızın içine düşürüldüğü siyasal, politik, sosyal, psikolojik bataklığa, profesiyonel etiğin ve morelin tekrardan demotife olan asil beyin örgütlenmesini harekete geçirip, halkımızın duygularını ve ülkesini esir alan bu maskülen, totaliter ve kutarıcı mantığından bağımsızlastırıp, yaşadıklarını tarih bilinciylen sorgulayan bilen, içinde bulunduğu ve düşürüldüğü kaosu, Şemzinanları analiz edebilen, aleyhine dönen saati ve süreci tersine cevirebilen, başkalarına malzeme, prodükt ve obje olmaktan çıkabilen ve hedefe artık yürüyebilen bir mantıklan, örgütlenme ve kurumlaşmaya gidilmeli.

 

DDKD'nın rasyonel bir şekilde ve kısa bir süre icerisinde toparlanıp, Kürdistan'daki altüst olan sosyal, siyasal ve ekonomi milieunun gerek organizasyon ve netwerk sistemiylen ve gerekse sosyal ve siyasal pratiğiylen, sosyal birey sorumluluk bilinciylen ülkemizi yeniden inşaya ve yapılandırmaya giden bir örgütlenmeyle, halkımızın hizmetinde, yanında ve hakkını, kaderini, tarihini ve özgürlüğünü hic bir şekilde kendisinden yabancılaşmış, başkasının karmaşıklaşmış ruhani müritliği, bulanık gündem, baskıcı, sömürücü ve politikasına gelmeyip, kendi geleceğini kendisi kurabilen, kararverebilen, kendi sorununu kendisi formüle edebilen, sosyal ve siyasal bicimlenip, ekonomisini, kendi kurumlarını, organizasyonlarını, systemini ve devletini kurabilen, üretebilen, demokrasiye model olabilecek, pluralist, postmodern ve cağdaş toplumların düzeyine getirilinecek teknoloji ve global netwerk gücüyle, dünya halkarıyla aynı eşitliği, özgürlüğü ve bağımsızlığına götürebilecek bir DDKD'ile kucaklaşmalı halkımız ve ülkemiz.

 

Bu yüzden yapısal olarak genel karşılıklı ilişkilerlen, sisteme bağımlı bölümlerin ve departmanların merkezi bir kordinasyonlan örgütlenmeye giderken, işlevsel hale gelip, sağlıklı, standart ve kabullendilebilinir bir oluşum için bazı bölüm ve departmanların reorganizden geçmesi kaçınılmazdır. Bunun bir koşuluda karşılıklı entegrasyondur.

 

Karşılıklı entegrasyona giderken de almış olduğumuz DR. ŞIVAN kültürüyle şekillenmiş şahsiyet, kişilik, davranış, sosyal, moral ve politik yapılanmayla, ulusal davayı hedef alan bir motivasyonlan, kimliğinde sivilleşmiş, Kürt halkının genel çıkarlarını ve evrensel haklarını ezdirtmeden, ülkemizi ve halkımızı kaostan kurtarıp istikrara, endustrisini modernleştiren, devigenlik(mobilite) ve demografik gelişmeleri globalleştiren bir örgütlenmeylen ya kontrol, yetki, güc ve çatışarak, ya da legal bir şekilde kurumlaşıp, düzenleyip, kordine edip partileşerek, ve ya genel çikarlara entegre olup içerden devrime gidip, hierarşik merkeziyetli(fransa) veya egalitair merkeziyetli(Engeland), ya da federatif egalitair(hollanda), yada legal merkeziyetli(almanya) veya Anglo-saxon, Skandinavian, brussel federatifli bir modele veya Kürt halkının kendisinin seçtiği bir modele gidilinerek, halkımızın menfatini, emniyetini, güvenliğini, sosyal güvenliğini, evrensel aranjmanları ve işlevselliğini her konuda ethik ve sigorta mantığıylan garantiliyen ve koruyabilen, eşit şanslar sunan ve sosyal entegrasyonu sağlayan, gelişen, katılımcı, cok kültürlü bir demokrasi anlayışlan iş dünyasını, organizasyon anlayışını, ekonomisini ve parlementer sistemini transparantlaştıran bir Post DDKD oluşumuna Şırnak'tan, Hakkari'den, Van'dan, Ağrı'dan, Elazığ'dan, Maraş, Adıyaman, Batman, Siirt, Bitlis,Mardin, Malatya, Urfa, Kars, Muş, Antep, Bingol, Erzurum ve Amed'ten evet diyoruz

 

26-11-2005

Post DDKD mi?