Azad BISENG

Arşiv

bisengewrokurd@hotmail.com

Kürt Politikasındaki Pre-Refleksiyon tartişmalari üzerine

Son zamanlardaki bazen insanı sarsan, üzen ve bazende thanos duygularını yumruklarıyla eleştiren duygu boşalımına, düşünmeksizin özdevimsel karşı davranışta bulunma gereksinimi ve tepisinden çok, ısrarla ülkemizi her açıdan karanlıklaştıran olguları, kaosu, olası provakasyonları ve Kuzey'li halkımızın aleyhine gelisebilecek bir kültürü, terbiyeyi ve politikasını reddetmek gerekir.

 

Ve zihnimize bin yıldır musallat olan aman kızdırmayalım, eleştirmeyelim, kollektif çıkarlar sözkonusu, diye diye kendine özgüveni yitirmiş bir bireyin ve toplumun tepkisi daha çok korkusundan dolayı artık sembolik ritueller şeklinde ‘ Diş gösterme ve sıkarlar gibi' ancak hayatı kendisine ve toplumuna nevrozlaştırır.

 

Bu yüzden yapılan tartışmalar daha çok içgüdüsel tepkiden belirlenen, nesnenin etkili özellikllerini oluşturan bütünlüğü ve aynı durumlarda değişken olan genellemenin farkına varılmadan, somutlaştırmadan yadsınmanın yanılgısıylan eleştiri mekanizmasi stratejisi geliştirilmektedir.

 

Maalesef Kürt sitelerindeki tartışmalara baktığımızda, bilinçaltına yerleşmiş taktik davranışları ve tarihi disposizyonlarına kenetlendirerek sosyal, toplumsal, politik ve ulusal gerçeklikleri su yüzüne çıkarılma alışılmışlığı var. Bu ancak aktörlerin kendi pozisyonlarını iyileştirmek ve garantileşme refleksiyon stratejisidir.

 

Bu Kürt politikasındaki bilinçaltına yerleşmiş refleksiyonun maskesi düşürülüp, daha bilinçli bir stratejiyle pre- refleksiyon davranış şeklini aşarak savunma ve eleştirme mechanismasi rasyonelleştirilmeli.

 

O yüzden mikro- düzeyde KIMLIK ve meso- düzeyde Moral değeryargılarında, etiğinde, ahlakında, terbiyesinde ve felsefesinde sivilleşmiş DDKD'nin makro alanında sivilizasyon sürecini funksiyonlaştıramayan ve sistem olmasını engelleyen faktörler üzerinde tartışalım, değerlendirelim ve bir fikir perspektifi geliştirelim.

 

DDKD derken, tabiki bilinçaltına yerleşmiş bir DDKD biyografisinden çok, SU AN, SIMDI ve GELECEK tartısılmalı.

 

Munir ve Sabit Anık'ların, Abdullah Bilir'lerin, Necmettinler'in, Brusk'ların, Ceko'ların, Halil'lerin, Cemal'lerin, Oruc'ların, Madak'ların, Metin Ozdemir'lerin, Mustafa Tangüner'lerin, Eyyub Kemal Adsizlarin, Ismail Hakki'larin, Ibrahim Kiliclarin, Mehmet Karaca'larin ve daha yuzlerce şehidimiz, babam ve binlerce arkadaşlarının yarattığı bu kutsal değerler üzerine kurumlaşamamanın, macro düzeyde sivilleşememenin, kendi systemini kuramamasının pre- refleksiyonu gösterip, tartışalım ve yoğunlaşalım.

 

Halkımızın içine girdiği ‘ güya kurtarılacak' subjektif histerik girdabından ve ‘kollektif ayin' desindeki ilizyon ve halisnasyonunu nasıl objekleştiririz denklemleri üzerine düşünelim.

 

Globalizm sürecindeki Kürt Nasyonalizmin bu gününü, yarınını tartışalım.

 

Kürt politikasındaki suni gündeminden çok, gerçek performansımızı, sosyal, politik, idari, yöneticilik, iş, akademik, ekonomik, eğitim netwerklerimizi, kurumlaşmayı, partileşmeyi ve funksiyonel alanda sivilleşmemizi, kimliğimizi, morel etiğimizi, felsefemizi, perspektifimizi tartışıp, kendimizi artık aday göstermeliyiz ulusal Kürt davası icin.

 

Kısacası ironik ve hatta sinist tartışmalar insanlar arasındaki güveni sarsarken, DDKD'nin önüne koyduğu hedefinden, motivasyon ve gerçek tecrübeyi maskeleştirip, geleceğe yürüyen DDKD transformasyonunu engelleme refleksiyonları bırakılmalı.

 

Not:

Sakir hocanın, o günün sıcaklıına dönmüş gibi DDKD'yi bize tekrar hissettiren röportajı, Sait hocanın güney tc ve Güney – Kuzey ilişkisinin geçmişi ve geleceği ile ilgili perspektifindeki berraklığı ve ufku, özellikle mesleğimizdeki ‘Judo' tekniğini problemliye karşi davranisini anlamasi icin, bazen ayni davraniş şeklini sergiliyerek, bazen de problemli davranişi kendisine gözlemletirerek, bazen de farkli bir davraniş şeklini kendisini örnek alarak problemi netleştirmeye ve analizi bence son derece profesionel ve bilimsel perspektif sunmaktadir yazilarilariylan. Nezire Cibo yoldaşın ‘Kahpe bir cinayet hikâyesi' nin” hatırlattığı kahpe bir cinayet devrimci ve yurtsever davranışı ve Murad Ciwan ile Aziz ve daha nice hocaların ic bultendeki RojaMedya'da gençlerin ‘ dişlerini gösteren densizlerin dişçisi olmaya hazırız' tartışmasını soğukkanlı bir şekilde kapatmaya çalışmalarına teşekkür ederken, ayrica DR. Sivan'ın çelik tavrını hiçkimse yoldaşlarımızdan esirgeyemez hatirlatmasini isterim.

 

23.12.2005