Azad BISENG

Arşiv

bisengewrokurd@hotmail.com

 

Devlet terörü, şiddet ve katliam denemeleri

Uygar bir dünyada yaşadigimizi hep düşünürüz. Koşullar elverdikçe istediklerimizi hep belirli bir davraniş ölçüsüyle belirlemeye çalışıriz. Koşullar degişiverdiğinde, daha önce belirlenmiş geçerli ölçüler hizli bir şekilde birakiliverilir, bunu özellikle bilinçli bir şekilde yönlendiren gurup, örgüt veya devlet olunca, sivil ve uygar yaşam melankolikleştirilir.

 

Belirli davraniş ölçüsüyle şekillenen yapısal ilkeler, her toplumda farklılıklar gösterirken, Ortadogu'da ve ülkemizde maalesef halen, farklılıklar, alternatiflik ve varolma anlayışiı başkasını ezerek, öldürerek, yokederek kendisini yaşatmaya çalışan Türk bireyi, guruplari, sistemi, devleti ve işbirlikçileri Mezopotamya ve Med uygarliklari üzerine kurulu Kürt medeniyeti üzerindeki hegomanyasini sürdürme çabasi, bin yıldır alışılageldiği barbar anlayışı tüm hüneriyle dün Şirnak, Cizre, Lice, Kulp'ta ve bu gün de medeniyetlerin, tarihin, kültürün ve demokrasinin beşigi olan Amed' te de kendisini gösterdi. Artik kendisini yıkıma bile götürürse, Türkün Kürt medeniyetiyle sivilleşmeyecegi apacik ortada.

 

Desivilazyon ve barbarlik sürecini 16. yüzyilda geride birakan ve şimdiye dek sivileşme sürecini gerek kendi toplumu içerisinde veya komşu toplumlarla ilişkilerinde porblemsiz ve şiddetsiz geçiren toplumlar veya devletler askeri olarak TC eskeri devletinden çok daha güçsüz olduklari için mi şiddet kullanmiyorlar, yoksa bariş, özgürlük, eşitlik, adalet, zenginlik, refah, eşit paylaşim, uygarlik ve neturalpolitik hiç mi Ortadoğu'da yaşayan halklarin nasibi olmiyacak. Hep bilekleri, silahlari, bombalari konuşturup, çoçuklari, kadinlari ve zavalli fakir fukarayi öldürüp, öldürterek mi maskulen gücümüzü kan doymayan efendilerimize kanitlayacagiz.

 

Dünya kendini teknolojiye sağlik, bilim, ekonomi ve uzaya monitorlarken, sizlerin morel zihin çöküşüyle kendini bir daha aşağilayan, barbarlaşip ülkemi cehenneme çeviren ve çevirtirten mantigin kurtuluşu da sözkonusu olamaz diye düşünüyorum.

 

Kısacasi; Kürt uygarliğini şiddet monopolisine mahkum eden devlet ve nasyonalist güdümlü ve birbirleriyle rekabet içerisinde olan grup, çete, taşeron, örgüt ve şirketlerinin halkimiza yaşatilan kaos ve drama gelgitinde, şiddeti rasyonelleştirme çabalari, Kürdün sivilleşmesini, uygarlaşmasini önliyemeyecektir. Kürdün varolma mantiği ve ulusal davraniş ilkesini kendi uygar dinamiği belirleyecek, kimsenin son çare (ultima ratio) politikasi, aşirisi, denek tahtasi olmiyacak, imha edilmesine izin vermeyecek.

 

31 mart 2006