Yersiz bir korku
Bir çağrının Kürt toplumundaki yankısının böyle olabileceğine belki ihtimal bile verilmiyordu. Ama gelin görün ki, çağrı yapıldıktan sonra tahminlerin büyük bir bölümü boşa çıktı. Çünkü bu çağrı alternatife susamış kitleyi öyle bir sardı ki, çağrı sahipleri de şaşırdı kaldı. Bu çağrı DDKD'lileri biraraya getirme çağrısıydı; önyagısız, ön koşulsuz. DDKD'lileri biraraya getirme çabaları çok olumlu tepkiler aldı. Çağrı sahiplerinin deyimiyle, közün üzerindeki küller üflenmiş oldu. Hedef kitleyi bir heyecan sardı.
Bunların tümü olumlu. Bu çağrının vesile olduğu girişimlerin, halkımızı aydınlıklara taşıyabilecek yolları olanaklı kılması elbette temennimiz. Bunu ilk andan itibaren destekleyenlerden biriyim. Bu nedenle çabalarımızın meyvelerini toplamak ta arzumuz.
Ama çağrının yankı bulması ile birlikte kimi çevreleri bir korku sardığını da hayretle gözlüyorum. Özellikle DDKD'ye karşı öteden beri bir allerjileri olanlar, bu girişimin ulusal demokratik güçleri kapsayacak bir platforma engel olabileceğini iddia edebiliyorlar. Çağrının tam da ulusal demokratik birlik çabalarının yoğunlaştığı bir döneme rastlamasını da buna gerekçe gösteriyorlar. Bunun gerçek dışı olduğunu tartışmaya bile gerek görmüyorum. Çünkü DDKD gibi eğilimler örgütlenip güç oldukça geniş birliklere katkıda bulunacaktır. Çünkü DDKD potansiyeli ulusal demokratik Kürt potansiyelinin bir parçasıdır. Bu nedenle lütfen karşı karşıya gelemeyecek olguları karşı karşıya getirmekten vaz geçin.
Niye ulusal demokratik çabalar ile DDKD ve benzeri eğilimleri biraraya getirme çabaları birbirlerini beslemesin? Ülkemizin diğer parçalarındaki örgütlenmeler ulusal demokratik birliğe engel mi? Yoksa, bu tür örgütlenmeler olmadan örneğin Güneyde ulusal birlik başarılı olabilir miydi? Bu örnekleri artırabilirim. İddialara da daha kapsamlı cevaplar verebilirim. Ama ben bu kısa yazımda, yersiz bir korkuya dikkat çekmek istedim. Aslında bu korkunun alternatif arama girşimlerini olumsuz etkileyeceğini belirtmek istiyorum.
7.04.2006
|