Suleyman Badilli

Arşiv

Ulusal çıkarlarla bağdaşan tutum

DDKD'lilerin biraraya gelmesine ilişkin çağrının kimseyi korkutmaması gerektiğini bir önceki yazımda dile getirmiştim. Kimsenin kuşkusu olmasın; DDKD'liler, ya da bu adı hala kendileri için bir aidiyet olarak görenler, geç te olsa, biraraya gelecekler. Bu konuyu elbette herkes farklı yorumlayabilir. Herkesin farklı beklentileri de olacaktır. Bunun her türlü beklentiye açık olduğu da ortada. Ama biraraya gelecek olanların sadece bir beklentiyi dışlayabilecek kadar siyasi olgunluğa ve deneyime sahip oldukları da muhakkaktır. Bu da, 1977'lerin DDKD'sini tekrar kurma beklentisidir.

Bu konuda kuşkusu olanların da kendi içinde farklılıklar gösterdiği açıktır.

Kimileri eğer böyle bir şey varsa, ki bu konuda kuşkularını da saklamıyorlar, bunun gerçekçi olmayacağını samimi bir biçimde dile getiriyorlar. Bu gruba hem DDKD geleneği ile uzaktan yakından bir bağlantısı olmayan kişiler hem de kendini bu geleneğe ait görüp bu girişime bizzat destek verdiğini açıklamakla birlikte böyle bir eğilimin sakıncalı olacağına dikkat çekenler giriyor.

Başka bir grup ise, bu kuşkuları bilinçlice, çok açık bir çekememezlik örneği sergileyerek biraraya gelme girşimlerinin başarısız olmasını istemektedir. Bana göre bu ikinci grupta yer alanlar, DDKD'lilerin biraraya gelerek, DDKD kimliğini taşıyan potansiyelin ulusal demokratik mücadelede yeniden değerlendirilmesi çabalarına gölge düşürmek istiyorlar. Ve üstelik bunu ulusal çıkarları temel alarak yaptıklarını iddia ediyorlar! Sanki DDKD potansiyelinin 30 yıllık deneyim ve bilgi birikiminin ışığında yeniden değerlendirilmesi, ulusal çıkarlara aykırıymış gibi! Sanki bu gelenek ulusal potansiyelin bir parçası değilmiş gibi. Ve sanki DDKD geleneğinin kendi iradesiyle tesbit edeceği yeni bir yapı biçiminde ortaya çıkması, ulusal güçleri bölecekmiş gibi...

Ulusal çıkarları gözetenlerin ülkemizde ulusal demokratik saflarda yeri olabilecek her eğilimin kendini örgütleyerek güçlü olmasını istememesi, ona ilgisiz kalması doğal karşılanabilir mi? Bu hassas süreçte, herkesin daha bir sağduyulu davranması gerekiyor. Neyin ulusal çıkarlarla bağdaştığını ve neyin bu ulusal çıkarları baltaladığını iyi tesbit etmek gerekiyor. Bu dönemde niyetleri ikinci plana atmak zorundayız. Ve her eğilimin kendini örgütleme çabalarına daha bir hoşgörülü yaklaşarak, ulusal demokratik muhalefetin parçaları olan yapıların güçlenmesine sevinmeliyiz. İşte bu yaklaşım öne çıkarılmalı.Bu tutum ulusal çıkarlarla bağdaşır.

14.04.2006