Ben geçmişi özlüyorum
Bana muhafazakar diyebilirsiniz. Bana hala geçmişte yaşayan biri gözüyle
bakabilirsiniz. Ya da beni, duygularına esir düşmüş, nostaljik bir denizde kulaç
atmaya çalışan biri olarak da görebilirsiniz. Ama yine de geçmişe olan özlemimden
uzaklaştıramazsınız. Geçmişin sıcak, güvenli ve dost havasından; arkadaşlığın,
yoldaşlığın, ortak bir davaya adamışlığın mutlu ortamından alıp, umudun mumla
arandığı, inancın büyük yaralar aldığı, toplumsal hafızanın delik deşik edildiği ve değerlerin dejenere olduğu bir alana götüremezsiniz. Gitmek istemiyorum oralara.
Geçmişi aşan bir ortam mı yaratabildik ki, benden onu bırakmamı istiyorlar?
Geçmişimi özlüyorum. Kuşağımı özlüyorum. Topluma hala ışık olabilecek, onu aydınlık yarınlara taşıyabilecek kuşağımı. Yarattığımız değerleri, sadakat ve güveni
arıyorum. Bir inkara direniyorum. Bir toplumsal körlüğe isyan ediyorum. Bizi yok etmekten başka bir işlevi olmayan bir sürece dur demek istiyorum.
Değerlerime yeniden sarılmak istiyorum. Kuşağımı yeniden birarada görmek istiyorum.
Bilgi, birikim ve tecrübelerini, bizi aşmaları için yeni kuşaklara aktarmayı bir
daha denemek istiyorum. Zamanları birbirinden koparan, kuşakları birbirinden uzaklaştıran ve sevdamıza ihanet eden özelliklerden toplumu arındırmak için.
Bugünü yeniden kurmak için. Geleceğe daha güvenli uzanmak için. Yeni kuşaklara karşı, geç te olsa, sorumluluklarımızı yerine getirebilmek için.
Evet ben geçmişi özlüyorum. Sizi özlüyorum. Gelin, mutluluğumuza giden yolu hep birlikte döşemeyi bir daha deneyelim.
Elinizdekilerle yetinmeyin!
9.05.2006
|