Bülent Tekin

Arşiv

btekin1954@mynet.com 

Koyun koyuna sev(da)

  

Başbakan ülkeyi bir aşireti yönetir gibi yönetmeye başladı. Bu ülkenin başka hiçbir sorunu yokmuş gibi, gel sen Denizli'nin bir köyünde, ılıcalarda tatil yap. Kaplıcaların tozlu, çamurlu yollarında rahat rahat, güle oynaya, arada sırada kameralara konuşmak. Oysa İsrail uçakları Şanlıurfa'dan, Gaziantep'ten, Hatay'dan geçerek ve-kim bilir?-hatıra olsun diye de yakıt tanklarını bırakarak bu ülke hava sahasında seyahat etmişlerdi. Başka nasıl söyleyebilirim, komşumuz Suriye'yi bombalayarak kaçan İsrail uçaklarının ayırdında olmadık. Belki de köylülerimiz yakıt tanklarını bulmasaydı hiç haberimiz olmayacaktı. Bu skandal çarçabuk kapatıldı. Bu olayın hesabı sorulmadı, sorul(a)mayacak. Biz ancak garibanlarla, kimsesizlere, baldırı çıplaklara efelenebiliriz! Biz ancak öylelerinin ensesine bir şaplak patlatırız. Medya da bu olayın üzerine gidemedi. Çünkü bu ülkede çerden çöpten yazarlar yetişmesini istiyorlar. Çünkü bağımsızlık ve antiemperyalist ruhunu toprağa gömmek gerekir bu ülke insanının. Böylesi-belki de-daha çok işine gelir bir kısım medya patronunun.

  

Kimsenin bu ülkeyi aşiret yönetir gibi yönetme hakkı yoktur. Başbakanın-bu kadar sorun varken-Denizli'nin bir köyünde bir haftalığına kaybolma hakkı yoktur. Usuma, İdi Amin'in Afrika çöllerindeki bir köye, yanına dört beş kız alarak gittiği yıllar geldi. İdi Amin o tip köylerde bir ay kalırdı ve ülke tamtakır yönetilirdi(!) Tüm dünya medyası İdi Amin bir aydır kayboldu derdi. Bunu yaptıran İdi Amin'in silahlı gücüydü. %47'lik oy-benzetmiyorum ya!-öylesi bir güç olamaz. Kimse bu oya güvenerek aklına geldiğini yapamaz. Çünkü biz Anadolu topraklarında, eziyet ve yoklukta bile koyun koyuna yatarak kardeşliği inşa edenlerdeniz.

  

Sipariş üzerine anayasa hazırlanabilir mi? Yani sözde araştırmayı yapan kişilerin kafasını-en azından 12 Eylül anayasası açısından-kurcalayan bir sorun var mı? Onlar nasıl bir kaygıyla bu işe giriştiler? Yoksa yaptıkları salt sipariş mi? AKP'nin haremlik selamlık Sapanca kamplarıyla ne tip bir dürtüyle inceleme yaptılar? Eğer sizi manevi kaygılarla 12 Eylül'den ayıran bir sorun yoksa, siz, size sipariş verenlerin beğenisini alabilecek bir metin hazırlayabilirsiniz ancak! Böylesi bir ısmarlama metin olsa olsa ısmarlayanların niyet ve düşünceleri doğrultusunda olur. Böylesi bir çalışmada bilim aranmaz. Bu daha çok pragmatik bir tavırla sipariş verenlerin ideolojik metni olabilir. Görünen o ki, 12 Eylül'le bir hesaplaşma içinde olamayacak –dinci partilerin başarısında 12 Eylül'ün rolü yadsınmadan-AKP'nin türban namusumdur gibi bir anlayışla kendi düşüncelerini kotaracağı bir anayasa peşinde olacağıdır. Ve AKP kendi ideolojisini yeni anayasaya koydurarak hayal ettiği düzeni pekiştirme yolundadır. Din siyasete ve yaşama daha çok sokturulacaktır. Belki yeni anayasada demokratik ve çağdaş ilkeler de yer alabilir. Ama 12 Eylül'le hesaplaşamayan AKP'nin yeni anayasası yeni ve demokratik(!) te olsa ülkemiz sorunlarını çözemeyeceği düşüncesindeyim. Üstelik bu ısmarlamada Brüksel ve Kopenhag'ın da olması olayı daha da ilginç kılmaktadır. Ve en acısı, bu toprakların da bir anayasası olmalı, özgürlükçü, insan haklarına saygılı ve modern. Ve bu toprakların da en az Brüksel kadar insani düşündüğüne inanıyorum-her ne kadar bu toprakları tarumar etmişsek bile.

  

İyi ki de bizi bir arada tutan ilahivari tutkalın şiirler, romanlar, halaylar, horonlar, dinler, ırklar olduğunu bize henüz unutturamadılar. Bu topraklarda yaşamaya bir tek görüşün ve ırkın yaşamaya hakkı olduğunu Ali kıran baş kesen örneği savunanların palazlandırılmalarına karşın. Ozan Arif'in şiiri ve İsmail Türüt'ün seslendirmesi büyük tepki topladı bu sözlerimize örnek olarak. Çünkü hiç kimse bu topraklarda faşist katillere methiye düzülmesine yüksek sesle destek veremedi. Çünkü bu topraklara papaz kızı Aslı ile Müslüman Kerem'in külleri karışmıştır. Çünkü bu topraklar Türk, Kürt, Ermeni, Rum, Arap, Laz, Çerkez'le güzeldir. Ve bu ilahi tutkal-belki de-bu insanları koyun koyuna bugünlere getirdi.

 

Bülent tekin
1954 yılında Mardin'in Derik ilçesinde doğdu. İDMMA(Galatasaray) Kimya Mühendisliği ve ODTÜ(Gaziantep Kampusu) İnşaat Mühendisliği mezunudur. Edebiyatçılar Derneği, BESAM, TYS ve PEN üyesidir. Halen Gırgır Dergisinde yazmaktadır. Yayımlanmış eserleri: Kızıldan Sarıya(şiir), Tarih Tarih Olsun(şiir), Sevdanla Yaşayacaksan(şiir), Kral Situ'nun Hikâyesi(roman), Barışla Güzeldir Sevdam(şiir), Feyyo'nun Felsefesi(roman), Ölümü Vurmak Güneşi Öpmek(şiir), Bir Türkiye Çıkmazı(deneme).