…..Ve ağladıkça güzelleşiyordu
Artık içindeki hengame onu sıkıştırıyordu ve en sonunda ağlıyordu...ağladıkça rahatlıyor ve kendini daha iyi hissediyordu.. .gözlerinde beliren acı dolu yıldızlar azalıyordu...
Hala ağlıyordu... başı önünde utanıyordu da... çünkü bu acılara sebep olanı tanımadığı için kendini affedemiyordu... utancının sebebi buydu... yani tanıyamamaydı...
Önce kendine bağlıyor, sonrasında sadık bir mürit ediyordu...ve sonrasında bitmek bilmeyen acılar yaşatıyordu... Acı veren hep kendini tekrarlıyordu...acının duyumsamalarıyla besleniyordu… besbelli acının ustasıydı... ve onu bilemediği için ağlamak kalıyordu...
Ağlıyordu ve kurtuluyordu kendisi olmayan kötü etkiden...ve lanet tutkudan...evet artık lanetliyordu tutkusu sandığı duyguyu....çünkü onun tutkusu böyle değildi....bu hiç değildi....
Ağlıyor ağladıkça özgürleşiyordu.... gözyaşları damla damla haykırıyordu...haykıran damlalar içini döküyordu... içine çöreklenen acıyı akıtıyordu gözyaşlarında...
kendine dönüyordu işte...yalnızda olsa gerçekleri görüp, bunun için yaşayabilmek, varlığının sebebi duygularını tenine içkinleştirip güzelleşeceğini biliyordu artık....
ağlıyordu ve güzelleştiğini biliyordu....çünkü küskünü olduğu kendini sevmeye başlıyordu...ağlıyordu ve kurtuluyordu içindeki yabancıdan...kaybolan gülüşünü buluyordu böylece... ağlıyordu esaretini yerlere çarpa çarpa ağlıyordu…ağlıyordu daha önce ağlamadığı için...içine sinen kiri temizlemek için ağlıyordu...bir daha kirlenmemek için ağlıyordu...ve ağladıkça güzelleşiyordu...
13.05.2006
|