Yilmaz Gülserin

Arşiv

Devrimci Demokrat gelenekteki dostlara bir çağri

Kürd siyasi mücadeledinde çok belirğin bir yeri olan

devrimci demokrat geleneğin ideolojik ve pratik geçmişi kürd siyasi tarih

siüreçinin önemli bir kilometre taşıdır. Bizler bu tarihi süreçin hem canlı

tanığı hemde ayaklı birer kütüphanesiyiz.Bu süreçin derin bir analizinin

yapılması gerekmektedir.Bu değerlendirmede tek başına herhanği bir siyasi

hareketle sınırlı olamaz.Bunu yapacak olanlar,proğram ve tüzüklerini kürd

halkına açan ve bu sorunu çözme iddiasında bulunan bütün hareketlerin

üzerinde tarihi bir borç olarak durmaktadır.

 

Geçmiş mücadele süreçlerinin analizini yapmak kürd siyasi

tarihinde geleneksel bir miras olarak bulunmamaktadır.Hatta içinde bulunulan

süreçin analizini yapmak gibi bir alışkanlığı hiçde görmemekteyiz.Kürd

siyasal tarihinin en temel eksikliklerinden biri de bence budur.

 

1960-1980 süreçinin kürd siyasal mücadele tarihinde çok

önemli bir yeri vardır.Kürdler bu süreçi siyasal ve politik olarak iyi

değerlendirdiler.Özellikle 1971 yılından sonra bu süreç kürdlerin politze

olma süreçleridir.1970-1980 süreçi kürdler için bir rönesans yani okuma ve

bilğilenme çağı anlamında ele almalıyız.Bu zaman süreçi içinde kendini kürd

dahi kabul etmeyen bir çok kitlelere ulaşılarak kürdlerin daha fazla

asimilasyon olmasına ciddi anlamda en büyük ve kararlı duruşlardan

biridir. Kürdleri üstü beton ile örtülerek gömülmüş mezardan bu okuma ve aydınlanma süreçi çıkardı.1984 süreçi bu dönemin mirasi üzerine oturdu.

Bu süreçin oluşmasında geçmiş siyasi hareketlerin emekleri

inkar edilemez.Her hareket kendi proğram ve tüzüğüne göre bir mücadele

biçimi ortaya koymuştu.Hepimizin doğru,yanlış ve eksiklikleri vardı.olmasıda

çok doğaldır.Ama doğal olmayan ise kendi kendimizi tahlilden

geçirmeyişimizdi.

 

Bunu yapmamakla enfazla zararı da hitap ettiğimiz halkımıza verdik.

Bunları yazmak ve tartışmak bundan sonraki süreçte daha az

hata yapmamızıda beraberinde getirecektir.

Son dönemlerde bütün geçmiş siyasi aidiyetler bir toparlanma

ve birlik için çalışma süreçi başlattılar.Bu yeni bir süreçinde başlanğıcıdır ve olumdur.Bu süreçi iyi değerlrndirmemiz lazımdır.Fakat genel olarak bazı aidiyetler ve şahsiyetler

hala eski alışkanlıklarından arınmamışlardır.Dünyayı otuz beş yıl

önce yazılan proğram ve tüzüklerle tahlil etmeye çalışıyorlar.Geçmiş süreç

tarihe mal olmuş bir süreç olarak yerini almış bulunmaktadır.Bu süreçten kimler hanği dersleri çıkardı ona bakmak lazımdır.Bize bunlar lazımdır.Geçmişte kişisel veya politik

dargınlıklar ve ayrılıkların hesabı üzerine hesap yapmak ne kendimize ne de

davamıza hiç bir yararı yoktur.Biz geçmişte olanların üzerini örtüp kapatıp

hiç konuşmayalım demiyoruz,aksine tartışıp bu hata ve yanlışlardan dersler

çıkarıp süreçe daha olumlu katkılarda bulunalım diyoruz.Geçmişteki

olumsuzlukların olması bizlerin büğün birlikte ve beraber yürümemize engel

değildir.

 

Devrimci demokrat gelenekten gelen dostlarımızıda bir an önce

bu birlik ve beraberlik süreçi içinde görmek istiyoruz.Bir an önce kendi

aralarındaki bütün sorunların çözümü yeni süreçe aktif bir şekilde katılımın

sağlanması için günümüz dünyasının şartlarına denk düşen siyasi,ekonomik ve

sosyal perspektifler geliştirerek aktif bir rol almalarını bekliyoruz.

 

Bu anlamda yanlızca devrimci demokrat gelenekten bu tavrı

beklemiyoruz.Bütün geçmiş aidiyet ve şahsiyetlerinde bu birlik süreçine

katılmalarını öneri ve yeni yeni perspektiflerinin süreçe dahil olması

gerekmektedir.En geniş bir kürd ulusal birlik ve kurumlarının yaratılması

için tüm samimi kesimlere görev düşmektedir ve onları bu onurlu süreçte

görmek istiyoruz.

 

İdeolojik ve politik farklılık ve ayrılıklarımız halkımızın

güzelik ve renkleridir.Farklılık ve ayrılıklarımızı derinleştirmek yerine

sadeleştirmeliyiz.Sadeşleştirilen ayrılıkların çözümüde kolay olur.

 

 

Saygilarimla

13/06/2006