Hadi Gümüş

Arşiv

Milliyetçilik mi ırkçılık mı ?

 

Günümüzde abartılmaya çalışılan milliyetçiliğin, balans ayarı olmadığı için ırkçılığa doğru yol almaya başladığı bir gerçektir.

 

Çünkü, ırka dayalı milliyetçilik günümüzde (ulus-devletlerde) artık miadı geçmiş ilaca benzemektedir, hiç kimseye şifa dağıtmadığı gibi bunları kullanan herkesi de zehirlemektedir. Dünyada artık, millete dayalı milliyetçiliğin,ülke milliyetçiliği olarak kendini ifade etme amacı güdülmektedir.örneğin; ulusların ulusu olarak adlandırılan İspanya gibi.

 

Bu anlayışla,Türkiye'de her kim,ben milliyetçiyim diyorsa, öncelikle, nüfusunun % 40 açlık ve yoksulluk sınırında yaşamak zorunda bırakılan ve GSMHnın 5.000 $ altında olduğu insanlarımızın sorunlarını çözmeye yönelik çaba sarf etmesi gerekmektedir.Yoksa milliyetçilik üstün ırk, üstün millet olma anlayışı ve kendisi gibi düşünmeyenleri yok etme anlayışı olmamalıdır.Yazımın başlığını da bu nedenle ‘Milliyetçilik mi Irkçılık mı?'diye belirledim.

 

Türkiye muzla buzun aynı mevsimde bulunduğu bir coğrafyadır.Kültürlerin inançların ve milletlerin ayrıca cenneti olabilecek bir ülkedir.

 

Gelin bu cenneti herkesle paylaşmanın en büyük meziyet olacağı anlayışı ile milliyetçilik yapalım.Her vatandaşımıza iç huzur ve refah sağlatarak önce komşularımızla sonra tüm dünya vatandaşlarıyla barışıp güven duyalım ve güven verelim. Aksine ‘Kahpe Yunan, Hain Kürtler, Sapık Ermeniler, Küstah Fransızlar, İkiyüzlü Almanlar' diye düşünürsek milliyetçi değil ırkçı oluruz.

 

Bu yazımı bu cenneti paylaşma ve cennette eşit yaşamayı herkes için tahammül edilir hale getirmek için çaba sarf eden TC vatandaşı değerli Ermeni yazar ve gazeteci Hrant Dink'in cenazesinde bir araya gelen ve acıları paylaşan duygulu kitleye ve atılan sloganlara gösterilen ırkçı tepkiler üzerine kaleme aldım.

 

-Hrant Dink mağdur edilmiş ve yaşamına kast edildiği için hepimiz bir ağızdan Hrant Dink'iz dedik.

 

-Hrant Dink ermeni olduğu ve bu nedenle katledildiğinden dolayı hepimiz ermeni'yiz dedik.

 

Kısacası acıları acı çekenlere birlikte paylaştık ki,bu tavırda,Türkiye halklarının Dünya'ya karşı sergilendiği en duygulu ve en medeni bir tavırdır.

Bu tavrımızla da bu coğrafyada her kim kimliğinden ve düşüncesinden dolayı mağdur edilir ve katledilirse, işte bizler, oyuz ve onun yanında olacağız mesajını verdik.

 

Ancak bu anlamlı ve duygulu tavır a karşı gelin görün ki Dink'in katil zanlısı Ogün Samast yakalandığı zaman bazı resmi görevlilerin sergilendiği üzücü tavırlarla bir kez daha üzüldük ve sarsıldık, (Bazı polislerin ve askerlerin katil zanlısı ile bu katilliği övücü gösteren boy boy fotoğraflar.)

Hrant Dink'in şahsında cenazesinde birliğin beraberliğin sergilenmesine karşı yolunu şaşırmış ve milliyetçilik maskesine bürünmüş ırkçılarda sanki misilleme yaparcasına

-Hepimiz Türküz

-Hepimiz Ogün'üz

diye karşı gösteriler düzenlediler. Sanki kitle Türklüğe ve Türk'e karşıymışçasına tavır sergilediler.Evet hepimiz Türk'te olabiliriz ama (Ogün Samast) katil asla olamayız. Ve olmamalıyız.

 

Biz Dink'in düşüncelerine ve gerçek demokrasi mücadelesine saygı duyduk,oysa onlar Ogün Samast'ın kanlı eline sahip çıktılar. Biz Dink'in barış kokan mürekkebine ve satın alınamayan kalemine sahip çıkarken onlar ise Ogün'ün ölüm saçan silahına ve vahşi eylemine sahip çıktılar.Tüm bunlara rağmen çok acıdır ki hiçbir Cumhuriyet Başsavcısı da suç ve suçluyu övmekten (Ogün ve cinayeti) kimse hakkında adli bir soruşturma açma gereği bile duymadılar veya cesaret edemediler,gelin sapla samanı artık birbirinden ayıralım,kimi neden ve nasıl öveceğimizi,kınayacağımızıda artık öğrenelim.

 

Türk, Kürt, Ermeni, Çerkez, Rum, Arap… olalım. Hepimiz farklıyız ama birbirimizden ayrıcalıklı ve üstün değiliz.

 

Farklılık üstünlük değil, eşitlikte güzelliktir.Çünkü;insanların ortak noktaları farklılıklarıdır, meziyetleri ise bu farklılıklarla yaşamasını istemek ve becere bilmektir. Mensubiyetimiz ne olursa olsun unutmayalım ki suçlu siyahlar ve beyazlarda aynı cehennemde yanacaklar.

Gün, artık ırkımızla değil,aklımızla öğünme günü olmalıdır.

1.04.2007

ÖTEKİ

HADİ GÜMÜŞ