Mustafa Kalpak / kalpak@spray.se

Arşiv

Anayasa ve Toplum Sözleşmesi

Anayasa, bir devletin yapısını,yönetim organların örgütlenişini, bunların işleyişlerini, etkinlik alanlarını ve yetkilerini, vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini belirleyen ve yasaların da buna uymaya zorlandığı kuralların topladığı bir hukuksal belgedir.

 

Latince' de " constitutio " kelimesi anayasa olarak kullanılmıştır Avrupa'da. parçaların bir araya getirilip fiziki bir bütünlük oluşturma anlamındadır.

 

17-18. yüzyılda ''Toplum sözleşmesi teorisi '' Rousseau, Hobbes, locke, Spinoza, Gassendi aydınları tarafından savunulmuştur.

 

1) Burjuvazi, aristokrasi ve mutlakiyetin (kralık rejimi) arasında ''Kuvvetler Ayrılığı '' ile ‘'güç sınırlandırılması''na dayanılarak üçlü bir ittifakın , devlete egemen olmasıdır.

( Meşruti monarşi, kralık idaresi altında bir parlamento, Montesquieu). Kralın yetkileri sınırlandırılmış bir yönetim. Bazıları burjuva ve burjuvalaşmış aristokrasi arasında bir ittifak'ı kralığın yönetimine karşı daha yerinde bulmuştur. (John Locke) .

 

2) Yurtaşlık bilinci ile devlete egemen olma gibi halkçılık anlayış (genel irade bütünlüğü içinde) toplumsal bir sözleşmeyi daha üstün kılacağı görüş. (Rousseau).

 

a) ABD' kuruluşunda bireyler bir araya gelip kendi aralarında direk bir ‘' Toplumsal Sözleşme''yapmışlardır. Başka bir deyiş ile devlet ve anaysa sözleşme yolu ile ortaya çıkmıştır. ..

16.yüzyılda Amerika'da, birçok göçmen grupları bir araya gelerek '' Toplum sözleşme'' hazırlamışlardır. İlk önce1620 de 150 kişilik Britanya'lı puritan hıristiyan topluluk, bir toplum sözleşmesi çin bir araya gelirler. (New England).

Onüç Koloninin'nin ' Toplum Sözleşmeleri '' ile ABD anaysal demokrasisinin temeleri atılır. 1776 da Beşli bir Komite Büyük Britanya Kralığı'ndan ayrılmak için, Amerikan Bağımsızlık Bildirge'sini hazırlarlar.

 

‘'Toplusal Sözleşme'' devlet iktidarı elinde tutanların istekleri için değil, hukukun egemen olmasını tesis etmek içindir ..

 

b) Klasik -kanlı devrimlerin sahne olduğu ülkelerin siyasi tarihlerine baktığımızda anayasaların yapıldığını görüyoruz.. Bunlara devrim anayasaları da denmiştir. Devrimci güç, güç birliği iradesi ve meclis üstünlüğüne dayanan bir devrimci yönetim ile halkı yanına alarak ya da onunla ittifak sağlayarak devleti yeniden örgütlemesi için yeni anayasa yapmıştır.

 

Fransa da parlementonun 3. gücünü teşkil eden burjuva kanadı parlamentoyu terkederek ulusal meclisi ilan eder (1789) Fransız Ulusal Meclisi tarafından, Fransa İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi ilan edilir.(‘Bildiri; insanların eşit doğduğunu ve eşit yaşamaları gerektiğini, insanların zulme karşı direnme hakkı olduğunu, her türlü egemenliğin millete dayalı olduğunu ve mutlak egemenliğin bir kişi ya da grubun elinde bulunamayacağını, devleti idare edenlerin esas olarak millete karşı sorumlu olduğunu, hiç kimsenin dini ve sosyal inançları yüzünden kınanamayacağını belirtiyordu.) ‘' Tiranlığa karşı özgürlüğün despotluğu'' (Robespiere) için tüm yetkiler devrim meclisinde toplanmıştır ‘'Demokratik diktatörlük'' diye anılan bir ‘'Kamu Kurtuluşu Komitesi ‘' (yürütme') atanmıştır. Jakobenler ‘ sans culottes',baldırı çıplak şehir emekçilerin desteği ile bir ittifak bütünlüğü sağlamaya çalışır..

 

1794 te bu iktidar darbe sonucunda yıkılır. Napolyonun başa geçmesi ile devrim 1799 da kesin son bulur. Devrimin ilkeleri ise yaşamaya devam eder.

 

c) Marksist devlet anlayışı, devleti kuvvetler ve görevler ayrılığı sözleşmesine göre ayırmaz. Özgürlükler, toplumsal devrimler ile yapılacak yapısal değişiklikler ile üretimin adil dağıtılması ve bir de sınıf egemenliğinin (işçi sınıfı) bütünlüğüne dayandırır. Devlet ekonomiye egemen sınıfın elindedir. Onun siyasal organizasyonudur. Sınıflı toplumlarda egemen sınıfın sömürücü ve baskı gücüdür. Bunu başkala sınıflar ile paylaşmaz . Bir iktidar bütünlüğü sözkonusudur. Bireyin özgürleştirilmesi devlet gücünün işidir.

 

Rusya'da , Sovyet Devrimi sonucunda yapılan Sovyetlerin 2. Bütün Rusya Kongresinde bolşevikler Halk komiserliği Konseyini ( yürütmeyi) eline geçirerek işçi sınıfı diktatoryasını kurarlar. Diktarörlüğün bir sınıflar ittifakına dayanıp dayanmıyacağı tartışmaları olmuş,sonuçta devrimin ancak köylüler ile anlaşarak kurtarabileceği anlayışı kabul edilmiştir. Sosyalizmin kuruluşuna kadar sınıf mücadelesi, burjuvazinin direnişini kırmak ve iktidarı yenilmez hale getirmek için aydınlar, köylüler, askerler ve küçük burjuvazi ile ittifak görüşü benimsenir. Devrim için diğer önemli bir ittifak güçte ‘' halklar hapishanesi'' durumunda bulunan Çarlık Rusya'sındaki ezilen halklardır . İşçi sınıfı ile ezilen halklar da bu ittifakın bir diğer kanadıdır. İç savaş olur ama devrim iktidarı yıkılmaz.

 

Sonuç: Anaysalar toplumdaki güçler (sınıflar)arasında direk bir ittifak sonucunda ortaya çıkmıştır.. 2.Anayasalar toplumda bir gücün veya bir sınıfın ürünü olarak ancak toplumda diğer güçler ile zımen ya da direk ittifak kurarak veya desteğini alarak ortaya çıkmıştır.

3. Bireyler arasında önce direk başlayan yerinden bir tolumsal anlaşma ile sonra bireyler arasında zımnen yapılan genel bir toplumsal anlaşma ile anayasa ve devlet kökenin ortaya

çıkması.

 

Fransız devrimi: a) Egemenliğin imtiyazlardan dolayı kazanılamıyacağı bunun ancak vatandaşların politik eşitliği ile mümkün olacağı b) Eşitlik, özgürlük ve kardeşlik formülasyonunun öne çıkarmasıdır.

.

Rus Devrimi: Toplumda sosyal eşitsizliğe karşı sosyal bir mücadele vardır. b) Tek bir devlet içinde tarihi,etnik, coğrafik idari sınırlar yaratılarak bir arada yaşamnın mümkün olduğunu göstermiştir. Sovyet anayasası azınlıkları korumuş, 15 etnik ulus cumhuriyetini yaratmıştır kendi içinde.Ayrıca bu cumhuriyetlerin anayasal bir hak olarak ayrılmaları da hukuken kabul edilmiştir. 1991 den sonra bu cumhuriyetler ayrılarak bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir.

 

ABD Bağımsızlık Bildirisi: Bütün insanların özgür ve eşit olduğunu , insanların doğuştan gelen ve kaybetme ihtimali olmayan, hükümetler veya devletler tarafından bağışlanmamış ve onların keyfine tabii olmayan haklara sahip olduğunu göstermiştir.

 

Mustafa Kalpak,

Ekim 07