Sevgili Nezîrê Cibo'ya saygilar
Neziré Cibo nun PKK ve imralı konuğu ile ilgili kaydadeğer yorumlarına bakmakta fayda vardır. Bir çoğumuzun, rojamedya aracılığı ile aldığı maili yorumlarken, Kürdistanda PKK eli ile yapılan tahribatlar, dejenerasyon ve hedefsizleştirme son olarakta örgütsüzleştirme olmamış gibi, konuya 1978-1979 yılları koşullarında değerlendirdiği izlenimini yaratmaktadır.
Güney Kürdistandaki güçlerin düşman kardeşler değillermiydi saptamasınıda, bu günlerde birleşme kararlarının kuzey kürtlerine örnek olmasını dileme gibi iyi niyetinide belirtmektedir.
Sevgili Nezir ; PKK nın Kürdistanda yaptıklarını çok iyi bildiğin anlaşılmaktadır, dolayısıyla burada yeniden sıralamaya gerek görmüyorum. Ancak İmrali konuğunun ANKARA dan çıkışından ANKARA ya dönüşüne kadarki sürecin Kürt ve Kürdistan mücadelesine yaşattıklarına bakıldığında bırakın yurt severlik duygusunu, bunu kürt düşmanları bile bu kadarını yapabileceklerini düşünemediklerini o dönemin bazı General ve devlet bürokratlarının anılarından okuyoruz.
Bu tür yorumların Kürt medyasında sık yer aldığını ve alışıldığını, ama kendi adınıza alışamadığınızı söylüyorsunuz. Bu tür yorumlara alışmanız gerek, geçmişte bir muamma olan PKK nin işbirlikçi yanı ancak politik kadroların bilgisinde iken şimdi ayyuka çıkmış, kitleler söylemeye başladı ve söylemeye devam da edecek.
Ayrıca söz konusu mail i yorumlarken ; Geleneksel esneklikten uzak, kendisi gibi düşünmeyen herkesi düşman sayan anlayıştan söz ediyorsunuz. Buna da el insaf denir. PKK dışında kendisinden olmayanı düşman sayan, ima yolu ile bile olsa bir tek ifade varmıdır?
Bir işareti ile kitleleri harekete geçirdiğinden söz ediyorsunuz, doğru. Ama bunu söylerken neyi ispatlamaya çalışıyorsunuz? Kitleleri harekete geçirmek eğer haklılığın ölçüsü ise; Hitler, Mussollini, Franco, Stalin Vb. Diktatörlerin durumlarını yeniden yorumlamak gerekmez mi?
PKK ile ilgili eleştirileri, hala şehit vermiş, halk desteğine sahip gibi gerekçeler ile duygu boyutundan çıkarmazsak kürt halkının çıkarlarına uygun politakaların üretilmesini engellemiş olmazmıyız.Kaldıki PKK ile ilgili tespitler yapılırken, PKK ye destek veren,canını feda edecek kadar özverili savaşan insanlara kimsenin bir tek eleştiri yönlendirdiğine tanık olmadık, eleştirilerin örgütsel yapıya ve felsefelerine olduğunu görmek gerek.Açıkçası, Kürt aydın, yurtseverlerinin hala Abdullah Öcalanı (ki Öcalan demek PKK demektir) yurtsever olarak değerlendirmesini anlamakta zorluk çekiyorum.
13.01.2006 |