Neyin bölünmesinden endişeleniyoruz?
Bilindiği gibi aylardan beridir DDKD lilere yapılan çağrı konusunda yazılıp çizilmektedir. Şimdiye kadar yazılanlarının hiçbirininde yabana atılmaması gerektiği düşüncesindeyim. Her biri kendibaşına bir katkı sunmuştur, yol göstermiştir. Ancak çağrının yapıldığı ilk günden itibaren yapılan yorumların, bir kısmı biraz önyargı, biraz temenni, yada yapıcı eleştiri, bir kısmı biraz, yeniden bölünme fobisi olmakla beraber yönlendirici olduğu konusundada bir şüphe yok, Ancak Özellikle 25 HAZİRAN da Diyarbakırda yapılan toplantıdan çıkan net bir sonuç var ve bu sonuca bakarak, önyargı, temenni ve fobilerimizin tümünü bir tarafa atmamız gerek.
Bir defa neyin bölünmesinden endişeleniyoruz, Kuzey Kürdistanda sağlıklı politika yapan örgütlü güç varda onun bölünmesinden, güç kayıbındanmı endişeleniyoruz? Endişelenmemiz gereken, bölünme değil, Türkiyelileşme anlayışının Kuzey kürtlerinde kök salıyor olmasıdır, bu öyle bir tehlikedirki, şu an Turkiyelileşme sürecine girmiş olan özellikle 80 kuşağına, Kürdistani olma konusunda politikalar üretilmezse geri dönüşü mümkün olmayan bir noktaya doğru ilerleyen ve Kürdistani değerlerin yok olma sürecine doğru sürükleyen bir tehlikedir.İşte başkalaşma budur ve daha tehlikelisi kapıdadır,yoksa geçmişin DDKD lilerinden birinin böyle düşünüyor olmasını garipsemekte değil.
Her şeyden önce o fraksiyonel bölünme fobisi içinde olan insanlarımız için önemli bir mesaj çıktı ;
Bölünme değil kucaklama, ortak akil arama....
Söz konusu toplantıya konuşmacı olarak katılan her kesin istisnasız ulusal çıkarların ön plana çıkarılması gerekliliği konusundaki söylemleri,Güney Kürdistanın federatif yapısına sahip çıkılması gerekliliği ve Kürdistani olan her kişi, kurum ile Kürdistan ortak paydasında buluşulabileceği belirlemeleri ön yargıların bir tarafa atılmasına yeterlidir. Tabiidirki, aidiyet duygusu ile, DDKD adı hepimizde bir heyecan uyandırmıştır, uyandırmalıydı da...ama bu heyecanı kimsenin dargrupçu örgütlenme tehlikesi olarak yorumlamaması gerektiğini toplantı atmosferi göstermiştir. Özellikle toplantıya katılan gençliğin heyecanını kırmaya hiç birimizin hakkı olmadığı gibi, yardımcı olamak, rehber olmak ve çalışmalarına destek sunmak gibi bir sorumluluğumuzun olduğunuda unutmamalıyız
Herkesin ortak düşüncesi olan KÜRDİSTANDA KÜRDİSTANİ BİR SİYASET yapılması gerekliliğine olan inanç burdada ortaya çıkmıştır ve bunun gerekliliği doğrultusunda çalışmaların yapılacağı sonucu çıkmıştır. Bu toplantı, ne siyasi bir projeye kadro, ne de kadrolara siyasi proje arayışı oldu, sadece ve sadece Kürdistanın siyasi bir projeye ihtiyacının olduğu ve bu projenin tüm Kürdistani güçlerinde kapsaması gerekliliğini ortaya koyan bir toplantı oldu. Dolayısıyla toplantıya katkı sunan herkesin kutlanması ve çalışmalarına destek olunması gerekmektedir diye düşünüyorum.
1.07.2006
|
|