Eleştiri dozunu aşmamalı
2-3 Eylül 2006 günlerinde Devrimci Demokratların yaptığı toplantı konusunda yapılması gereken eleştirilerin, olması gereken eleştirilerin ötesine gidildiği ve bu tür eleştirilerin geleceğe hiçbir katkısı olmayacağı bilindiği halde yapıldığını görmekteyiz.
Toplantının eleştiri konusu; metod, yer, zaman, biçim, içerik, hedef, yöntem, anlayış, dil üzerinde yoğunlaşacağını bekliyordum.Birkaç arkadaşın dil konusunda yaptığı eleştirinin dışında, katkı sunacak bir eleştiri göremememizin nedenini araştırıp eleştirseydik daha sağlıklı sonuçlara gitme şansını yaratmazmıydık.
Bu toplantının hiç mi olumlu yanı yoktu, bu toplantıyı organize edenlerden, toplantı süresince konuşmacıların ve katılım gösterenlerin hiçmi olumlu yanları yoktu da , sadece eksik ve kendilerince yanlış değerlendirilen konular dillendirilmektedir. M.Ali YILDIRIMIN değindiği gibi, organizasyonda bunca emek harcayan insanların emeği neden yok sayılarak değerlendirmeler yapılmaktadır.
Bu soruların cevapları ile konuya bakıldığında; hala bardağın boş tarafına baktığımız, ön yargılarımızdan kurtulamadığımız gerçeği ile karşılaşıyoruzki, bu da 26 yıllık zamanın heba edildiği anlamı çıkmaktadır.
Düşüncelelerinden, yorum ve tesbitlerinden sürekli yararlandığım ve Kürdistanın emektar kadrolarından sayın Sait AYDOĞMUŞun değerlendirmeden öte eleştiri ve karşı duruş biçimini ifade etmesinide maalesef bu anlayışta görüyorum.
PKK Teslimiyetçi olmasaydı (zaten provakatif değilmiydi) Devrimci Demokratlar harekete geçmeyecekmiş gibi bir yaklaşım, toplantıya eski genel sekreterin katılmasından dolayı gösterilen reaksiyonun dozu ve arkasından DDKD lilerin heba edilmek istendiği yorumu, gerçekleri ne kadar yansıtabilir.
Devrimci Demokratlar örgütlü olmadan da her platformda varlık göstermiş ve tavırları ile Kürdistan siyasi arenasında hatırı sayılır durumda olmuşlardır ve Kürdistanda nesnel koşullara uygun ülkesine ve halkına olan sorumluluk gereği siyasi arenada yerini alma çalışmasına girmişlerdir.
Devrimci Demokratlar eski, yeni ayırımı yapmaksızın çalışmak isteyen her kürdistani kişi ile ilişki geliştirme eğilimi göstermiştir, eski genel sekreterin misafir olarak katılmasını komplo teorileri üretilerek yorumlanması, diğer MK üyelerinin katılmasıda başkalarınca farklı yorumlara sebep olabileceği dikkate alınmasını gerekmez mi?
DDKD lilerin potansiyelinin yeniden heba edilmesi yaklaşımını, ben eski DDKD üyelerinden biri olarak, bana yapılmış hakaret olarak yorumluyor, ne ben ne de DDKD li arkadaşlarım Apocu mantık ile liderlerimize tapmadık, tapmayacağızda, mürit asla olmadık ve DDKD liler mürit anlıyışı ile hareket etmeyecek kadar donanımlı idi, donanımlıdır.....
Kürdistanda DDKD liler 1980 yılında yaşatılan ve görünürde FAŞİST CUNTA ile SÖMÜRGECİ MİLİTARİST CUNTA tartışmaları ile başlayan gruplaşmaları, birilerinin peşine takılarak tavır belirleme dönemini çoktaaaaan aştığını son bir yıllık çalışmaları ile göstermişlerdir, hesaplaşma ile ne sayın Ömer ÇETİNden, ne sayın Murad CIWAN dan ve ne de başta MK olmak üzere tüm birimlerde çalışanlardan intikam almaya niyetimiz olmamalı. LÜTFEN sadece yönetici kadroyu sorumlu tutarak bizleri sürü yerine koymayınız, yapılması gerekenler yapılmadıysa neler yapılması gerektiğini tartışıp duruşumuzu netleştirmeliyiz.
Yapılması gereken sadece yönetici kadroyu sorumlu tutmak ve hesaplaşmak değil, yaptıklarından ders çıkararak yolumuza devam etmektir. Son çalışmalar budur, böyle bilinmesinde fayda var.....
27.09.2006
|