Muzaffer Tekes

Arşiv

Ulusal uzlaşma ve DDG

Son dönemlerde DDG lilerin hızlı ve yoğun olarak yeniden örgütlü
olarak siyaset sahnesine inmesiyle birlikte, açık, meşru ve Kurdi bir mücadele
tarzını hedeflemeleri toplumumuzda büyük bir heyecanla izlenmektedir. Kendi
iç örgütlenmeleriyle uğraşan DDG liler biryandan da Kurdistan devriminin
olmazsa olmazı olan ulusal uzlaşma (Tüm Kürt birey ve siyasal yapıların bir
arada olma zorunluluğu ) konusunda ne düşünüldüğü konularındaki sorularla
karşılaşıyorlar. Elbette böyle onurlu ve örgütlü geçmişi olan Kurdistan
ulusal kurtuluş mücadelesi tarihinde önemli bir yer kaplayan, bir geleneğin
bu konuda da ciddi bir politik proje ortaya koyma ve ulusal olan yapı ve
bireyleri bir araya getirme, onlarla  ulusal bir mütakabat sağlama
zorunluluğu vardır.
          

DDG liler bu ulusal uzlaşma konularında oldukça da
deneyimlidirler. Geçmiş dönemlerde bir çok kez bu konuda çalışmalar
yapılmış, farklı birliktelikler sağlanmış olmasına karşın, bu
birlikteliklerin devam etmesi yine dönemin koşulları ve farklı gerekçelerden
dolayı yaşam şansı bulamamıştır. Her olguyu kendi sürecinde
değerlendirdiğimizde, bu birlikteliklerin neden devam etmediğini de kavramış
oluruz. Bu gün bunun koşullarının olgunlaştığını, böylesi ulusal
birlikteliklerin kaçınılmaz olduğunu ve yaşam şansı bulacağı
gözlemlenmektedir. DDG liler, kendi içsel örgütlenmelerini tamamlayıp bu
konuda da gerekli koşulları yaratma öncülüğünü yapmalıdırlar.”Benim
olsun,küçük olsun” gibi ülke gerçeklerinden uzak sekter, marjinal tavırların
hiç kimseye bir yarar getirmediği gibi, Kurdistan devriminin kazanımlarınıda
sekteye uğratmıştır. Kurdi olan ve yüreğini bu halk ve ülke gerçekliği için
ortaya koyan herkesin, her siyasal yapının böyle düşünmesi geleceğimize
yönelik atılmış önemli bir adım olacaktır.
      

Oluşturulacak bu konseptin her bireyi, her örgütsel yapıyı kapsama
açıklığı olmalıdır. 1970 lerde değiliz. Aramızda öyle örgütsel ve ideolojik
argümanlar kalmadı. Kürt sorunu bu gün dünyanın gündemine oturmuş durumdave
herkes kendince çözüm arayışındadır. Ortadoğudaki yeniden şekillenme Kürtler
için büyük bir mevzi ve kazanım alanına dönüştürülmesi olasıdır. Mevcut
egemen, siyasal yapıların sistem içi çözüm arayışları, içi boşaltılmış
Kurdistan söylemlerinin yerine çağın ve ülkemizin gerçekleriyle bağdaşan
politikalar yaşama geçirme zorunluluğu kendisini dayatmıştır.
         

Kürtler ortadoğudaki yeniden şekillenme projesinin kendi
yararlarına çevirebilme gücü ve becerisine sahip olmalıdırlar. Büyük Ortadoğu
projesini, ortak akıl bileşeniyle değerlendirip, kendi lehlerine çevirmek
zorundadırlar. Burada dikkat edilmesi gereken konu, dış
faktörleri, değerlendirip kendi aslı unsurlarını yaşama geçirme, kendi
özgücünü oluşturma, tarihsel mücadele sürecini değerlendirip, elde ettiği
kazanımlarını bir çırpıda dağıtmamalıdır. Tüm bu gelişmeleri yakalamakta
yaşadığımız coğrafyada başdödürücü bir hızla değişen siyasal sürece aktif
olarak katılmaktan geçtiği gerçeğini bilince çıkarmak, bu realiteyi
özümsemekten geçtiğini kabullenmektir. Siyasal sürece müdahale etmekte, sözkonusu bu ulusal güçlerin aslı görevi olmalıdır. Güneyin kazanımlarını
korumak ve geliştirmek, her kürdün namus borcu olmalıdır. Kürtler
yakaladıkları bu süreci iyi değerlendirmeli, kazanımlarını pekiştirip
bağımsızlığa doğru götürmelidirler.
    

DDG liler 2 ve 3 Eylül Toplantısında böylesi gelecek vadeden ve
ülkemizin mevcut koşullarını değerlendirip, ciddi bir hareketlilik yaratma
yönünde adımlar atmalıdırlar.
       

21/08/2006 AMED