Osman
Aydın veya
Kürtçe düşünen
Kürt Aydını
İkinci
kitabının eleştirisi
:Osman Aydın’ın ikinci kitabı ”Kürdistan’ın Demografisi ve Kürdistan’da
Nüfus Hareketleri” APEC Yayınları arasında 2004’te yayınlandı.
***
Osman
Aydın’ın bu çalışması bir Kürd’ün yaptığı ilk çalışma
sayılır. Yazar bir çorak tarlayı işleyerek, Kürt nüfus göçü
üzerine yeni sorular soruyor ve onlara verililere dayanarak bilimsel
cevaplar veriyor. Aynı şey ”Kürt kimdir?” ve ”Kürdistan
neresidir?” sorularına verdiği orijinal ve bilimsel cevapları için
de geçerlidir. Ayrıca kitabın son bölümünde ”Kürdistan’da
nüfus hareketleri (göç)” bölümünün politik sonuçları, politik
şans ve risklerini tartışıyor ve bir bilim adamı olarak öneriler
yapıyor.
Örneğin
Kürt kimdir ve Kürdistan neresidir sorularına verdiği cevapta, Kürdistan
kavramını bir bilim adamı edasıyla işliyor ve ”Türkiye” kavramının
olmadığı yüzyıllar öncesinde ”Kürdistan” kavramın Kürtlerin
bugün üzerinde yaşadığı coğrafyaya verilen isim olduğunu
belirtiyor. ”Türkiye” üst kimliğinin tarihsel olarak Kürtleri
içermediği ve çok yeni bir kavram olduğu görülüyor. Osmanlılar,
Ruslar ve Avrupalılar arasında Kürdistan kavramı daha 15. yüzyıldan
beri Kürtlerin üzerinde yaşadığı coğrafyaya verilen isimdir.
Hatta 16. yüzyılda Avrupa’da yapılan haritalarda Kürdistan isimi
geçer.
Zaten
bilimsel bir çalışmanın temelli bir görevi daha önce sorulmayan
soruları sorarak onlara cevaplar aramak değil mi? Osman Aydın, ”Kürdistan’ın
Demografisi ve Kürdistan’da Nüfus Hareketleri” çalışmasını Kürtlere
ilişkin – Kuzey Kürdistan’da – ilk bilimsel denemedir. Yazar
Osman Aydın da çalışmasının önsözünde söylediği gibi, ”Kürtler
ile ilgili bu tür çalışmalar için bir başlangıç”tır.
***
Ben
biliyorum: Kitapta verilen ve işlenen verileri toplama, hesaplayıp
tablolara dökmek zordur; çeliğe su verir gibi epey enerji ve sabır
istiyor. Bu alanda çalışma yapanlara ve yapmak isteyenlere yararlı
olur.
Çalışmanın
işlediği ve sorduğu tüm konulardan sadece bir tanesini
tartışmak istiyorum.
Yazar
Osman Aydın ”sayıların dilini ve onları değerlendirmeyi bilen”
diğer bilimcilere bıraktığını yazıyor. Sayıları
konuşturmasını bilen birisi olarak hemen bunu şimdi yapacağım.
Yazar
çizdiği güzel Kürdistan haritalarında Antep, Adana ve İçel (
Mersin) illerini Kürdistan’a dahil etmiyor. Bana göre verdiği
sayılar, bu iki şehrin ağırlıkla son 25 yılda gerçekleşen nüfus
hareketi (göç) nedeniyle Kürtleştiler. Doğum yerlerine göre Adana
nüfusunun %38’i ve Mersin’in % 15’i Kürdistan şehirlerini
doğum yerleri olarak vermektedir. Bu iki şehre yıllar önce Kürtler
yerleştiği için nüfusun önemli kesimi burada doğup büyümüştür.
Bu rakamlar sadece Kürdistan’da doğan, ama göç eden kesimdir. Son
nüfus sayımlarında nüfusun bu şehirlerde çok genç olduğu tespit
edildi, aynen diğer Kürt şehirleri gibi. Antep için de aynısını
geçerli saymak doğrudur. 18 Nisan 2005’te yapılan Milli Güvenlik
Kurulu toplantısında göç üzerine verilen rapora göre son beş
yılda Mersin’e 117 bin ve Adana’ya 92 bin kişi yerleşmiştir. Güney
Doğu Anadolu (Kürdistan) 422 bin göç vermiştir. Rapora göre T.C.
İçişleri Bakanlığı’nın verileri ışığında 2005 yılı ocak
ayı sonu itibariyle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki 12 ilde
(Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Hakkari, Mardin, Muş,
Siirt, Şırnak, Tunceli ve Van) terör ve terörle mücadele nedeniyle
357 bin civarında nüfus yer değiştirdi.
Hacettepe
Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü'nün yaptığı, ”Türkiye'de
Göç ve Yerinden Olmuş Nüfus Araştırması” konulu araştırmada nüfusun
yer değiştirme nedeni, Türkiye’de son 20 yıl içerisinde
özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da terör ve terör ile
mücadeleden kaynaklanan önlemler gösteriliyor. Raporda bunlara ek
olarak, ekonomik nedenler, Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP)
çerçevesindeki geniş ölçekli kalkınma projeleri, depremler, doğal
afet veya iskan politikaları nedenleri bu bölgede yerleşim yerlerinin
boşalmasının nedenleri olarak verildiler.
Toprak
görüldüğü gibi hareketsiz değil. Topraklar nihayet üzerinde yaşayan
insanlar tarafından geliştirilip kültürleştirilir.Ve insanlar göç
ettiği veya gidip yerleştiği yerlere sembollerini ve kültürlerini
taşıyarak isimlerini verirler. Son Newroz gelişmeleri ve kitapta da
belirtildiği gibi seçim sonuçları, Kürtler, denizin olmadığı
sınır bölgelerinde (Erzincan, Kars ve Erzurum, Maraş) Türklere
toprak verirken, denize açılan bölgelerinde toprak kazanıyor. Bu
kazandığı topraklar, Türk bölgeleri arasında adacıklar
(koloniler), örneğin Konya, Bursa, Ankara vs., değil, tersine
yerleşik coğrafyasının sınırlarını genişleterek toprak
kazanmıştır.
**
Osman
Aydın çalışmasında çok konuyu tartışıyor. Ben sadece bir konuyu
tartıştım.Tümünü bu kısa eleştiride tartışmak yazının
kapsamını aşar. Ayrıca Osman Aydın bundan on yıl önce, 1994 yılında
”Kürt Ulus Hareketi 1925” ismiyle Şeyh
Said önderliğindeki Kürt direnişi üzerine yazdığı diğer
çalışmasını da öneriyorum. Osman Aydın bu kitabında da 1925 Kürt
ulusal direnişinin tarihini yazmış, ama diğerleri gibi hikaye
anlatmıyor, tarihi yorumluyor.
Okuyucuya
Osman Aydın’ın bu iki kitabını okumasını öneriyorum. Okuyun,
benim gibi yeni bir şey öğrendiğinize sevinirsiniz. Osman Aydın Kürtçe
düşünen bir Kürt aydınıdır.
20.04.2005
Ömer
Tuku*
____________________________
*
Ömer Tuku ekonomi ve politika bilimlerini okumus, Doz yayınların 1991’de
yayınladığı ”Kürdistan’da Türk Endüsrisi: Gelişim ve Sömürü”
kitabının yazarı; Türklerin ulusal azınlıklara iliskin bir kitap
üzerine çalışma yapıyor.