|
ulumaskan@hotmail.de
Siz ve biz
Kürtler son birkaç yılı kafa karışıklığıyla geçirdiler ve bu kafakarışıklığı halen de devam ediyor.
Herşeyden önce amaç ve hedeflerdeki muğlaklık ve nerdeyse günlük stratejik değişimler kafaları dahada karıştırıyor.
Ancak Kürtlerin bu kafa karışıklığının geçici olduğu ve yolarını bulacaklarına
dair inancımızı korumak ve umutlu olmak zorundayiz.
Bundan başka hiç bir şansımız yok ve kayipedilecek fazla zamanımız da yoktur.
Ne istediğimizi iyi bilmemiz ve bildiklerimizde birleşmemiz gerekiyor.
Kendi gerçek bizimiz içindeki siz, onlar, biz ve ötekileri bir yana bırakarak biz, biz olmalı ve gerçek benliğimize, bizliğimize, özümüze dönmeli ve birlik olmalıyız.
İlkin siz ile biz kavramlarını netleştirmek ve bunda ısrar ederek kararlı olmak gerekir.
Siz ve biz bir aidiyet meselesidir ve bu sorun haledilmeden hiç bir çözüme varılamaz.
Bu siz ve biz sorunu kabul etme, ettirme ve edilme sorunudur.
Bizi bize düşman eden devlet yaklaşık bir asırdır Kürtlere biz biziz sizde bizsiniz söylemi, mantığı ve uygulamasını dayattı.
Kürtler yoktur, karda yürürken kart-kurt seslerinden türemiş ve başkalaşmış bir Türkçeyle konuşan dağlı Türklerdir dedi.
Kürtler son çeyrek asırda önemli bedeller ödeyerek çok büyük bir biz veya bizlik kavgası verdi ve küçümsenemeyecek başarılarda elde etti. Bu inkar edilemez.
Böylece Kürtler büyük oranda siz sizsiniz ve biz de biziz bilincine varıp kendilerinin ayrı olduklarını yani Türk olmadıklarını anlayarak kendilerini Türklerden ayırdılar.
Bu biz Kürtler adına ulusalık adına sevindiricidir.
Ama ne yazıkki bizi biz eden idasındaki ayni mücadele şimdide kendi elleriyle biz de siziz uğraşısını veriyor ve bu bizi biz olarak özüyor.
Biz biziz, sizde sizsiniz, yani biz Kürdüz sizde Türksünüz kardeşim demek durumundayız.
Açıktır ki siz ile biz arasında gidip gelmek biz Kürtlere birşey kazandıramiyor ve kazandırmayacaktır.
Türkeşin Kürtlere bahşettiği ‘' Siz ne kadar Kürtseniz bende o kadar Kürdüm, ben ne kadar Türk isem sizde o kadar Türksünüz'' deyimi öyle sanıldığı yada lanse edilmek istendiği gibi gerçektende kardeşlik samimiyetini ifade etmiyor.
Bu kelime oyunu altındaki niyeti doğru okumak gerek ve bunun anlamı biz biziz sizde bizsiniz demektir.
Kardeşlik iki ayrı kişilikten sen ve ben den oluşuyor.
Siz ile biz ise bunların çoğuludur.
Hem ana babamızda bir değilken bu gerçeklik dahada bir özgün bir siz ile bizi gerçeği ile karşı karşıya getirir.
Bunun cevabı ise biz biziz sizde sizsiniz demek olmalıdır.
Eğer gerçekten Kürtler ve Türkler birleşecek ise birleşmek için önce ayrılmak gerekir.
Bu illaki coğrafik anlamda olmayabilir ama bu temel ayrılık benimsenmelidir.
Ayrı olanların ayrı olduğunu kabul edenler birleşebilirler.
Yoksa zaten bir olan, biz de biziz sizde bizsinizin birleşmesi olmaz.
Yani birleşik olan bir şey birleşemez, ayrı olan birleşebilir.
ilkin bu sistemin siz sizsiniz diyerek bizi kabul ve muhatap alması gerekir.
Yoksa biz kendi kendimize ne federasyon nede konfederasyon falan kuramayız.
Türkiyede uzun bir mücadelenin ardından tamda Kürtlerin biz biziz ve Türklerinde siz biz değilsiniz demeye başlandığı bir süreçte siz bizlik kargaşasının tekrar başlatılmış olması Kürtlerde bizlik ruhu, bilinci, inancı ve azmini zedeleyip zayıflatırken, Türk egemenlerde de terkardan siz bizsiniz iştahını kabartarak atağa geçiriyor.
Kürtler çözüm ararken biz bizden ayrılmamalı ve siz içinde büyük bir biz olmasada küçük bir bizlik kocaman bir bizde sizdeniz olmaktan daha iyi ve gerçekçi olacaktır.
En azından biz biz olur ve siz içindede olsa siz olmaz varlığımız olan biz kalırız.
Tekrarlıyorum, biz Kürtler olarak şunu açıkça söylemeliyiz.
Kardeşim biz biziz, siz de sizsiniz, bu çok açık yoksa biz de siziz mi diyelim, o zanam böyle olursa siz kardeşinizi inkar etmiş oluyormusunuz ?
Kardeşlik ben ve sen yada biz ile sizden oluşuyor dedik.
Ben benim sende bensin demek, senin cebin benim cebim benim cebim de benim cebim misali kardeşlik kandırmacasına benzer.
Zaten ayni olan bir şeyin birleşme imkan ve gereği yoktur.
Birleşebilmek yada birleştirebilmek için ayrı olmak veya ayrılmış olmak gerekir.
Birleşmenin mantığı, gerçeği ve zemini budur.
Onun için siz ve biz kavramları yerli yerine oturtulmadan ne federasyon, ne konfederasyon ne otonomi ve nede kardeşlik gerçekçi olamaz.
Bir kere bizi kendisi sayan, bizim ayrılığımızı, varlığımızı ve hatta adımızı dahi kabullenmeyip buna tahamül bile etmeyen birisi bizimle neyin federasyonu yada konfederasyonunu kuracak ki ?
01.06.2006
|