|
ulumaskan@hotmail.de
Kardeş Kavgası
Ben bundan iki-üç hafta önceki bir yazimda kürtlerin tekrar yavaş yavaş kardeş kavgasina doğru gidişin amarelerini görür gibi olduğumu söylemiş ve yanilmayi umduğumu yazmiştim.
Umarim yinede yaniliyorumdur. Bu benim arzu ve temenim.
Ama neyazik ki hayatin gerçekleri bazen ve çoğunlukla temeni ve arzularla yürümüyor…
Kürtlerin düşmanlari tarih boyunca onlari birbirlerine düşürerek kirli emellerine ulaşmak istemiş ve buna „iti ite kirdirtma politikasi“ demişlerdir.
Artik eğer gerçekten kürtler bu konuma düşmek istemiyorlarsa kardeş kavgasi oynuna gelmemelidirler.
Kürtlerin birbirlerine karşi yaklaşimda anlayiş, uslup ve yöntemlerini deştirerek geçişin olumsuz alişkanliklarini terk etmek zorundadirlar.
Bu keyfi bir tercih değil tamamen zorunlu ulusal ve toplumsal bir görevdir de.
Artik „işbirlikçi ve hain“ vb. gibi sözlere hemen sarilmamak ve birbirlerini bu şekilde itham etmemek gerekir.
Elbette her kürt hareketinin yanliş ve eksiklikleri olabilir ve bunlar eleştirilmelidir de.
Ancak eksik ve yanlişliklarin olmasi hainlik olamaz.
Kürtler artik bu kati, sert ve birlik arayişlarini zora sokan usluptan kaçinmak durumundadir.
Bundan birkaç ay önce sayin Mesut Barzani : „ Artik ben istesemde, emir verirsemde kürtler birbirlerine silah sikmayacaklardir ve kardeş kavgasi dönemi geçmiştir.“ Demişti.
Bu anlamli mesaja tüm kürtler gibi bende çok sevinmiş ve yeni doğan bebeğimize bu ulusal tutumdan dolayi Barzan ismini vermiştim.
Umarim sayin Barzani beni bu isinden dolayi mahcup ve pişman ettirmez ve çocuğun adini değiştirmeye zorlamaz. Yada ilerde çocuğun beni suçlamasina yol açmaz.
Gerçkten bu sözleri anlamlandirma dönemi kürtler için hayati değerdedir.
Ve bunun gereklerini yapma zanamidir.
Ve gerçekten artik bundan sonra hangi kürt partisi veya önderi olursa olsun emir verirse kürtler birbirlerine karşi buna uymamali ve şiddetle karşi çikmalidir.
Yinede eski tarzda bir kürt kardeş kavgasinin yaşanmayacağini saniyor umuyorum ama böyle bir ihtimal karşisinda parti ve parça gözetmeksizin tüm kürtlerin bunu red etmeleri ve buna karş halk, aydin, tüm kurum ile kuruluşlar biraraya gelerek çeşitli insiyatifler oluşurulmalidir.
Yani sebep ne olursa olsun : „ Kardeş kavgasina hayir.“ Miting ve insiyatifleri oluşturarak buna karşi ortak eylem ve tavirlar örtgütlenmelidir.
Artik birazda partilerin değil halkin partileri birlik ve beraberliğe zorladiği veya en azindan kardeşin kardeşe düşman olmadiği bir sürece partileri zorlamalidir.
Eğer kürt partileri bunu yapamiyorsa kürt halki onlari buna mecbur etmek durumundadir.
Kuzeydeki kürdün özüntüsüne güneydeki sevinmemeli, güneydeki kürdün sevinmesine kuzeydeki özülmemelidir.
Küzey, Güney, Doğu ve Batinin sevinc, özlem ile özüntüleri ayni noktalarda birleştikçe kürtler kazanabilir ve düşmanlarinin kendilerine yakiştirip layik gördükleri
„ it “ nitelemesinden kurtulurlar. Aksi halde bu hakaretlere daha çok muhatab oluruz.
Mam Celal Talabaninin sik sik : „ Türkiye bizim dostumuzdur.“ Sözünü tekrarlamasi eğer diplomatik ve politik amaçli değilse, doğru değildir.
Türkiye ne Güney ne Kuzey ve nede Doğunu dostu değil ve olamazda.
Yani benim öz kardeşimi ödürmek, yok etmek isteyen biri nasil dostum olabilir ?
Ben burada kim hakli, kim haksiz, bilmem ABD. ile TC. nin rolü, yok Barzaninin tüm kürtlerin öncülüğüne oynadiğini yada PKK nin Güney Kürdistani zor durumda biraktiği iddalarina hiç girmek istemiyorum.
Tek kaygim ve öncelikli olan kürtlerin birliğidir olmuyorsa hiç değilse düşman olmamalari ve birbirlerinin kanina girmemeleri gereğidir.
Bunun için hakli-haklsiz ayrimi ve gereğinin yapilmasi gerektiği söylenebilinir.
Ancak ben bunada bu aşamada katilmiyorum ve doğruda bulmuyorum.
Kardeş olanlarin birbirlerinin kanini döklemerine hiç bir hak ve haksizlik gerekçe olamaz ve kürtler hiç hiç olamaz.
05.12.2007 |