Diyarbakirdaki patlama ve terör analizleri üzerine bir kaç söz
Diyarbakirdaki patlama üzerine Kürt cephesinden çok şey söylendi, yazildi ve bu halen de devam ediyor.
Eylemin terörist bir eylem olduğu söylenip terörizmin tanim ve analizleri yapiliyor.
Ben bazi arkadaşlar gibi terör uzmani olmadiğim için bu analizlere fazla girmek istemiyorum. Ancak sivillerin hedef alinmamasi gerektiğini ve bunun yanliş olduğunu söyleyebilirim. Kinamayi ise başkalari çok yaptiği için benim yapmama gerek yok.
Eylemin kimin tarafindan yapildiği da daha kesin değil.
Ancak bazilarinin bunu PKK nin yapmiş olduğundan hareketle bu kinama ve terör vurgusuna bu kadar aşiri yüklenmelerinide anlayamiyorum.
Kinamaya çok merakli olsaydim bu kinamalarida ben kinayacaktim.
Adeta devlet yapmiş olsa bu kadar kinanmayacak gibi.
Bunu PKK yi savunmak için söylemiyorum. Ama Kürtlerin birbirlerine karşi bu denli düşmanca tavirlarini yadirgiyorum.
Doğrusu bence bu konuda bazi Kürtler fazlasiyla hasasiyet gösterdiler.
Kimi Terör uzmani kesildi kimide kinama makami oldu.
Sanirim bundan birkaç gün öncesinde Türk devletinin elişer uçaklarla yaptiği operasyona bu kadar tepki gösterilmedi ve terör ilan edilip bu kadar kinanmadi.
Demekki Kürtler daha çok birbirlerine karşi hasas oluyorlar.
Baştada söyledim sivilleri hedefleyen eylemleri tasvib etmiyorum.
Ancak askeri eylemlerde bazi sivillerinde ölebildiğini biliyoruz.
Eğer amaç ve hedef planli olarak siviller değilse bunun terörle niteleme ve kinama gibi tutumlarinda gerekli olmadiğini düşünüyorum.
Ki eylemde hedefin sivil değil askerler olduğu anlaşiliyor.
Çünkü tamda askeri araç geçtiği bir sirada bomba patliyor.
Ayrica son günlerde sayin Kemal Burkay in PKK nin ajanliğini ile ilgili tartişmayada kisaca değinmek istiyorum. PKK nin ajanliğini kanitlama konusundaki harcadiği çaba ve sarf ettiği enerjiyi partisinin gelişimi için kulansaydi bekide bugün PKK yerine PSK konuşulurdu.
Sayin Kemal Burkay sanki bunca yillik başarisizliğinin intikamini PKK den alircasina bir girişim içersindeymiş gibime geliyor.
Ben bu güne kadar sayin Burkayin PKK den daha eski bir parti olmasina rağmen, neden başarili bir siyaset izlemediklerini yada neden Kürtleri örgütleyemedikleri ile ilgili özeleştiri mahiyetinde bir şey görmedim. Belki yapmiş ama ben rastlayamadim.
Diyelimki PKK sayin Burkayin idda ettiği gibi ajan bir parti olsun.
Bu PSK nin başarisizliğina izah olamaz.
Ben Kürt hareketinin ikinci veya üçüncü derecede öncülük iddasinda olup bunu başaramadiği için, kendisi yargilayarak yaşamin tüm nimetlerinden men eden ve bu kahirla ölen Kürt siyasiler gördüm.
Sayin Bukayi bir Kürt siyasetçisi olarak saygi duyuyorum ama başarisizliğini ve bu yaklaşiminida eleştiriyorum.
Ben sadece kürtlerin birbirlerine karşi bu olumsuz, eleştiriden çok suçlayici tutumlarini doğru bulmuyorum. PKK yi de bunun dişinda tutmuyorum.
Hem geçişte hemde günümüzde PKK de bu gibi yanlişlari az yapmadi ve yapmiyorda değil. Ancak PKKyi bu konuda en çok eleştirenlerin bunu yapmakta hiçte onlarin gerisinde olmadiklarinida özülerek görüyorum.
Herkesin Kürtlerin birliğini savunduğu (ama malesef fazla bir şey yapamadiği) bir dönemde bu gibi idda ve nitelendirmelerin birlik ve beraberliğe hizmet etmiyeceğini bilmiyorum. Bu hiç yanlişlar eleştirilmesin demek değildir.
Ama bence yapilanlar eleştirilnin ötesinde şeylerdir.
Daha öncede belirttiğim gibi amacim ne kimseyi savunmak nede kimseye saldirmaktir. Sadece inandiğim doğrulari savunmaya çalişiyor ve Kürtlerin birbirleinden çok düşmanlarina yönelmesi gerektiğini söylemek istiyorum.
Bu yaparken de haddimi aşarak akil hocaliği falanda yapmak niyetinde değilim.
Sadece temeni ve arzularim ile birlikte biraz da eleştiri ve görüşlerimi dile getirmeye çalişiyorum.
7.1.2008