Vedat GÜZEL / internet_word@hotmail.com

Arşiv

Adı çalınan ülkeye mektup...

not düşülmüş bir günlükte adına ferman olunmuş
duymuşam
ve duymuşam bir akşam hüznü saranda bedenlerini 
Diyarbekirimin
haberin çalınmış mardin kapıdan dağ kapıya
dört göz dört kapıda sorulur olmuş adın
ayinsiz fermanlarda
Dicleye ayan olmuş ağlamış akmış
hamarat suyunda analar sessiz beddualarla yerinir
olmuş
apansız ölümlere
mardin kapıda efenin çılgın narası figana düşmüş
duymuşam
vurmuşlar seni dörtayaklı minarenin dibinde 
soluksuz
yüreğinden iki damla kan çalınmış hakilerin yıldızına
ikide sessiz sözcüğün tınlamış demirciler çarşısında
’’vurun ulan puştlar sözüm zulamda ölmez’’
mevtan duasız isyanlarla Hz. Süleymanda kefensiz
salasız
musallada sessiz acısında delikanlı sevdasında bıçkın
dörtbin yıllık kanın gerisinde salavatsız Halid-i Bin Velidin
önünde artık fatihasız
uyuz itin ihanetine veryansın gönüllerde
isyana durmuş adın...
 

12 kez 12 imamı anarcasına her 12 Eylülde seni sorarım kendime derinlere kök salmış eski  bir tanıdık gibi.

Yaşlı öfkende içselleşmiş tarihinde gözyaşlarını okuyorum. Daralan sabrında aşkına tutkun delikanlının hasretini çeker gibi. İşkence odalarının Dicleye bakan pencerelerinden, binyıllık yürüyüşünün uğultularını duyumsuyorum kavgada yorgun düşen bedenimde. Dürtüsüz gelen hasret salvoları aşk edasında bir tutam dirence banarken yürekleri; seni yakarak nadaslayan utanmazların inadına her bir derinlikte sürgün verdin.

Dicle, 12 Eylülün gün batımında daha bir hüzünle aktı sınır ötelerine ve her gün batımında şankıran ay ışımında kızıllaştı suları yaşlı ülkenin çocuklarına kan ağlarcasına.

Kuşatılmış döngülerde ihanetin bel verdiği yüzlerdeki utanmaz tebessümlerle ve arsız bakışlarla iğdiş edilmiş dostluklarda bir yangı olmuştun.

BİN YILLIK SICAK BİR TARİHİN ANASI OLARAK PAY BİÇİLDİĞİNDE ADIN, KAYBOLMAYAN HALKIN SAKLI BAĞRINA EL UZATILDI BİR KEZ DAHA EYLÜLDE!

Çalındın; o eylül günlerinde usulca, bağrındaki yorgun ve direngen yürekli insanlarını saklarken ve sakladığını da sandığın birilerinin patlarcasına saldığı naraların gümbürtüsünde apansız!

Müşevviklerin aldatmacasında, müstafi gibi sayılanların hırsını ve bilincinde örse yatırılmış aşk babında öykülerini demlemekte olanların hançerlenişini gördüm o eylül sabahı.

MÜNHAL SAYILMIŞ TARİH SAYFALARINDA DÜŞÜNÜ KURANLARIN SOLUKSUZ KURTKAPANINA İTİLİŞİNE TANIK OLDUM.

Ayaklar altında dürülmüş bir hesab defterine adın yazdırılırken munafıkların rafizi dilleriyle flintalar dizilmişti sıra sıra aşkına kurbanlık diye.

Krallar sofrasına sunulan, onuruna destursuz uzanan ellere sözsüz yüzverenlerin sırtında pazara sürüldün. Tankların paletlerine sürülen canların havarında habersiz bir dönemce yatırıldın.

Üçe beş çapında kuytulu karargahların çizdiği güzergahlarda taklacı güvercin misali yoldaş babında zatlara tarihin münhaldir diye yazdırıldı o eylül günleri...

Ve o eylül günleri; unutulmuştu ki  senden yana müstafi sayılanların seni unutmamış olduğu.

Öfkeni saklayan yaşlı tarihinin derinliklerinde hırsını bilincine örs yapanların yürüşünün bitmediğini ve  hiç bir gününün münhale düşmediğini  bilesin...

Diclenin hüzününü soluyarak dillerine taşan öfkeleriyle Amedin çocukları isyan türküleri söylemekte.

Ve bilesin seni, ilk aşkında cıvanlaşan bir yeni yetme toyluğunda saf ve belalı sevmekte.

Sanrısız yediveren inadında toprakla sürgün aşkta sabırsız gibi sana gelmekte.

Masallarının kahramanına öykünmüş tüyü bitmemiş delikanlı efendiliğinde  seninle olmaya andım var küskün ve yaşlı yüzlü ülke.

Anti Amerikanizm’ ve Kerkük

YERELLİK ya da SECERELİ SİYASET

ANKARA/İMRALI, BRÜKSEL-DİYARBAKIR

Yahudiler, Kürtler ve antisemitizm!

Verheugen, sistem ve düdük!

Kurtacı mı?

TERSİNE DÜNYA’ ve TÜRKİYE’Yİ TÜTSELEYEN STRATEJİ UZMANLARI!..

‘‘ Kısır Döngü!’’

Türkiye’de kapışma ve karanklıkta atılan kurşunlar kime?

Türkiye iki kimlikli olabilir mi?

Ötekileri algılama erdemi!

Gündemle ilişkilenmek!

Sanık yerine otur!

Kürtler ne istediğini ve neyi yapabileceklerini kendileri bilmeden başkalarına anlatamaz

Albaya hiç mektup yok!

Perdenin arkasındaki...

DDKD ve KÜRDİSTAN ve GELENEK