Vedat GÜZEL / internet_word@hotmail.com

Arşiv

Perdenin arkasındaki...

Aktuel olana ilişkin yazmak zordur ama gereklidir.

Gereklilik gündeme ilişkindir. Bireyi bilgilendirmek ve neden sonuç ilişkileriyle tartışmanın yanında  olası gelişmeleri farklı açılardan yorumlamaya çalışmaktır.

Zor olması ise genellikle yazan açısından değildir. Yazılmışların tekrarı, söylenmişleri yeniden duymak, ifade edilmek istenenin başkasının düşüncesiyle betimlenmesi gibisinden; sonsuzca çoğaltılabilir zorluğun nedenleri. Bu zorluk sebepleri bir yazının tekrar mahiyetine tekabül edişi onun fotokopi adabını taşıdığındandır.

Birde sıkıcı olmak vardır bir yazıda. Bu da yazının fotokopi adabında yazılmasının yalın ve kahramanca bir özetidir. Yani sıfırlamaktır her boyutu, nedeni, düşünceyi. Burdaki kahramanlık sonsuzlukta kaybolmayı göze almadır. İşte öylesine bir ifade “ Ben biliyordum; Ben demiştim önceden ya da diyecektim!”

Trade Center’ e saldıran terör ve arkasından binlerce yorum, neden sonuç aritmetiğinde sayıların sonsuzla çarpılması kadar çokça anlatım ve geometrik labirentlerde cebirin katsayılarında yitercesine kafa karışıklığı ve zihin yorgunluğu yaşanıyor.  

Yazının girişinde ki genellemeyi unutmadan bir kaç hatırlatma babından yazmak istedim. Neden mi hatırlatma (bakın hatırlatmalarda da bazen sıfırlı logaritmalar vardır.). Teröre yeni bir tanım bulunmaya çalışılıyor da ondan. Bu hatırlatma da usta çırak gibi de bakılamaz mı şu nemen teröre demek istiyorum. Bu cümleleri eşitleme zahmetiylede “Sonrada çıkan kulak boynuzu geçer!- “ mi, mi, mi çoğaltmaları sesizce ben yaptım. ama isteyen herkes kendince sesli yapabilir.

TERÖR!

Sanki herkesin yeni duyduğu bir sözcük. Ya da küflenmiş karanlıklarda unutulmuş, baskısı olmayan eski bir hikaye kitabından seçilmiş bir sözcük. Öylesine alalade bir sözcük değil. Sihirli bir sözcük mübarek! Duyanı irkilten, kabus gördürten cinsinden. Kandaki serotin ve dopamini kıytıklayarak korkuyu öfkeyi ya da kudurmuşluğu savuran adrenalini salgılatan güçte bir sözcük.

TERÖR!

Sözcükteki alıma bir bakın bir çırpıda bırakın bireyleri ya da sosyal gurupları bütün ulusları bir araya getirdi. Belkide en önemlisi tarihte adına hep iyimser insanlar olarak geçmişlerin ve geçeçeklerin hülyası, dünya dinlerini neredeyse tek ses haline getirdiler; tanrılarının tekliğini unutmaktan utanmadan.

TERÖR!

Heyecandan boğazları kurutacak gözleri faltaşı edecek kadar inanılmaz bir sözcük! Allahın 124 000 peygamberinin ve milyonlarca ermişin ve ruhaniyetin vucud bulduğu mucizelerin tek ümmet edemediği şu insancık kümelenmelerini gelişmiş silahlarla donattı bir anda. Sanki Dünya uzaydan gelmiş bir saldırı karşısında sopunu kurtarma derdine düşmüş.

TERÖR!

Sözcükteki ruhun canlanışına bakın. On binlerce yıllık egemenlikler tarihinde ün salmış Kartaca, Roma, Osmanlı uygarlıklarının dibindeki harç sökülmüşte birileri tozunu duman edip savuruyor modern insanlık tarihine ve göz gözü görmez oluyor. Arada açılan gözler karanlıklaşmış insan duygularının-toplumsal sağduyu yitimi- savaş senaryolarının dikte ettirilmiş beyinlerinde, kendi eklemeleriyle meşgulken; nahlatılan insan hakları ve teşrih masasına yatırılan demokrasi. Güven bunalımlarını, işsizin ve evsizin GÜVENLİ demokrasilerde yaşatmanın mütevazi tartışmalı gündemine taş oturtan ve askerli, polisli, savaş donanımlı demokrasi masalları anlattıran sihirli süzcük şu gafil terör!

TERÖR!

Arap dansözlerinin raks ederken ki vucud kıvraklığına hayranlığı unutturan kıvraklıkta. Tıpkı bir su yılanının sessiz, bir anda gözden yiten hareketliliğinde hızla anlam ve biçim değiştiren; sihirbaz Simbalabanın “ hokus, pokus ... “ u gibi bir sözcük..

Güçlü ve güçsüzün; iyilik ve kötülüğün; haklı ve haksızın; demokrasi ve barışın ve özgürlüklerin yeniden tanımlanmasını anlatmakta geçikmeyen bunun adına teröre yeni önlemler demek kadar ukala olabilmekte. Bu ukalalık hem suçlu hem güçlü meslektaş tutumunda.

Bu meslektaşlık yeni savaş senaryoları üretmekte, yeni ölüm araçları gelişirmekte; nükleer savaşı tartışmakta.

W. Bush’ un  Amerika için önerdiği Füze savunma sistemi motivi haklı çıktı. (!)

Füze savunma sistemi saldırı amaçlı değil savunma amaçlı olacaktır. Kime karşı?

“ Amerikaya, bir terörist devleten ya da bir terörist guruptan yapılacak bir füze saldırısına karşı...”

Anlaşılan net bir şey daha dünyada tüm politikalar ve stratejiler değişiyor.

TERÖR!  

Sözcükte ki rehavet yayılışına şaşmamak mümkünmü. Mübarek sanki bir ipnotizmacının ağından dökülen sözcükler gibi insanı uyutmakta. Bir yandan güçler test edilmekte diğer yandan da çökecek akşam karanlığı öncesi -umarım bir nükleer savaş karanlığı olmasın- evli evine, köylü köyüne; köyü olmayan sıçan deliğine!-  tutumlar alınmakta.

Yeniden paylaşımın erken başlayan ve tansiyonları yükseltmekte olan kavgasında ki ipnotizmacıyı tanıdınız mı?

İp ucu: Bir dünya haritası, birkaç kronolojik tarih ve hafıza.

Ben amcayla yeğen arasındaki bu kavgaya karışmak istemiyorum. Ben sürgündeki adam ne evim ne köyüm ne de sığınacak bir sıçan deliğim var. Ben ülkesinde en çok, terörün alçaklığını, şiddetini, umursamazlığını, hiddetini ve iğrençliğini beynimde, savunmasız bedenimde ve bu gün rüyalarında yaşayan ve de üç bininci yılda halen terörün esiri olan masum bir halkın çocuğu olarak teröre lanet olsun diyorum.

26.09.2001  

Kürt siyasetçisi ve ‘‘emekli ’’ olma talebine bir kaç söz

Anti Amerikanizm’ ve Kerkük

YERELLİK ya da SECERELİ SİYASET

ANKARA/İMRALI, BRÜKSEL-DİYARBAKIR

Yahudiler, Kürtler ve antisemitizm!

Verheugen, sistem ve düdük!

Kurtacı mı?

TERSİNE DÜNYA’ ve TÜRKİYE’Yİ TÜTSELEYEN STRATEJİ UZMANLARI!..

‘‘ Kısır Döngü!’’

Türkiye’de kapışma ve karanklıkta atılan kurşunlar kime?

Türkiye iki kimlikli olabilir mi?

Hassasiyetler!

Ötekileri algılama erdemi!

Gündemle ilişkilenmek!

Sanık yerine otur!

Kürtler ne istediğini ve neyi yapabileceklerini kendileri bilmeden başkalarına anlatamaz

Albaya hiç mektup yok!

Adı çalınan ülkeye mektup...

DDKD ve KÜRDİSTAN ve GELENEK