Çağrıyı davete dönüştürmek...
Kurdinfo da yayınlanan iki çağrının gerekli olduğunu ve desteklediğimi açıklıyorum. Bu arada DDKD üzerine söylenecek ne varsa söylendi veya yazıldı mı?
Elbette hayır!
Yazılacak ve söylenecekler var! Zamanı geldiğinde konuşanlarda olacaktır. Uzun yılların geçmiş olması elbette DDKD' yi ne eskitti ne de tarihe karıştırdı. Eskimedi çünkü halen DDKD li olmanın bir şekilde misyonunu taşımış olanlar; DDKD üyeliği ve taraftarlığı yapmış olan binler DDKD yi canlı tutmaktadır. Tarih olmadı çünkü DDKD siyasal yörüngesinde bir anlayış ve felsefeyle yola çıktı, bu anlayışın ve kazanımın neticesidir ki 26 yıl sonra DDKD' lilerin bir araya gelmesi çağrısı yapılmaktadır. Bunun yeni bir arayışın değil öncelikli olarak bu yörüngede bu anlayışla yol almış olanların bir araya gelmesi çağrısı olarak anlamaktayım.
1992 yılında Diyarbakır da ve İstanbul da DDKD üyesi ve çevresinden bu konuda talepler vardı. Bunu da dikkate alarak 1992 de arkadaşımız ve PKK/KİP MK üyesi rahmetli Ahmet Karlı ile Bükreş'te görüşmemizde böyle bir çalışmanın yapılması gerektiğinde anlaşmıştık. Yine 1994-95 yılında Stockholm'de DDKD çevresinden arkadaşlara böyle bir çalışmayı programladık. Bu sırada KİP ve PEŞENG (PADEK) arasında sürdürülen görüşmeler konuya ilişkin ciddi bir çalışma yapılmasını önlemişti. Görülüyor ki zaman ve farklı gelişmeler bir araya gelme arzu ve inancını ortadan kaldırmamıştır. Bu canlılık emek yoğun birlikteliğe çıkış noktası niçin olmasın. Bir araya gelinir, değişimler ve gelecek geçmişinde deneyimleri ışığında tartışılır ... Bir araya gelmeyi sekteye uğratacak davranış ve söylemlerden/tartışma ve siyasi bir şablona dönüşecek polemiklerden DDKD li çevrenin imtina edeceğini bekliyorum.
Bu çağrıyı olumlu ve DDKD li çevre ve taraftarlarca desteklenmesi ve çalışmalar katılın-ması inancımı belirterek çalışmaların başarılı olması dileklerimi sunuyorum...
17.10.2005
Vedat GÜZEL